18 Mayıs 2018 Cuma

Dünya Kupası’nın Kapalı Kutusu: İzlanda


          Sadece 6 sene önce Dünya sıralamasında 130. sırada bulunan bir takım düşünün.  Ve 6 sene sonra Dünya Kupası Elemeleri’nde grubunu lider bitirerek doğrudan Dünya Kupası’na katıldığını, ayakta alkışlanacak bir başarı herhalde...

          Atlantik’te yalnız bir adadan çıkan, bir futbol mucizesinin başrolünde yer alıyor İzlanda. 2012’de, Dünya sıralamasında 130. sırada bulunan Strakamir Okkar (Bizim Çocuklar), 6 senede adeta devrim yaptı. 2012 Avrupa Futbol Şampiyonası Elemeleri’nde H Grubu’nda 8 maçta 4 puan alabilen İzlanda, 5 takımlı grubu 4. sırada tamamlayarak turnuvayı evinden seyretmişti. 2012’nin ardından uzun vadeli planlamalara başlayan İzlanda, sadece 4 senede antrenörlerin tamamına UEFA A ve B lisansı aldırarak hedeflere start vermişti. Ardından altyapıya yatırımlar yapıldı ve iklim şartlarının olumsuzluklarına dayanıklı antrenman tesisleri inşa edildi. Lisanslı futbolcu sayısı arttırıldı ve nüfusun %7’si lisanslı futbolcu etiketine sahip oldu.

          Başarının temelini oluşturan altyapıdaki eksikliklerin tamamlanmasının ardından ise takım olmayı başaran İzlanda, basamakları teker teker çıkmaya başladı. 2014 Dünya Kupası Elemeleri’nde grubunu 2. sırada bitiren İzlanda, Play-Off’ta Hırvatistan’a mağlup olup Dünya Kupası’na katılma şansını kaybetti fakat tüm otoritelerin dikkatini çekmeyi başardı.

          Euro 2016 Elemeleri’nde Türkiye’nin de içinde bulunduğu grupta İzlanda’ya; Hollanda, Türkiye ve Çekya’nın yanında pek şans verilmiyordu. İlk maçta Türkiye ile karşılaşan İzlanda’ya, maç öncesinde ‘elle topu kaleye götürseler 3 defa götürürler’’ yorumları yapılmıştı fakat Strakamir Okkar lakaplı İzlanda, henüz ilk maçtan herkesi şaşırtarak 3 gollü bir galibiyetle elemelere flaş bir başlangıç yaptı. Bunun üstüne Hollanda’yı hem içerde hem dışarda, üstelik kalesinde gol bile görmeden yenince yine tüm gözler üzerlerine çevrilmişti. Euro 2016 Elemeleri A Grubu’nu 20 puanla 2. sırada  bitiren İzlanda, turnuvaya direk katılım hakkı elde etti.

          Fransa’daki turnuvada Macaristan, Portekiz ve Avusturya ile eşleşen İzlanda, grubunu namağlup bitirerek üst tura çıkmıştı. Karşılarında ise yıllardır büyük turnuvalarda hep hayal kırıklığı yaratan İngiltere vardı. 2012’den bu yana adeta tarih yazan bu çılgın ekip, İngiltere’yi de alt ederek çeyrek finale yükseldi. Çeyrek finalde Fransa ile eşleşen İzlanda, sahadan 5-2’lik mağlubiyetle ayrıldı ve turnuvaya veda etti. Euro 2016, İzlanda adına harika bir deneyim olmuştu. Tabii sadece sahadaki futbol değil; davul ritmi ile birlikte, ‘’Huh!’’ sesiyle tribünleri inleten Vikingler’in torunu taraftarları ve Cheekson (Yanakson) lakaplı bebek de turnuvaya damga vurmuştu. 

Turnuvaya renk katan, kapalı gişe tribünlerin gürültüsünden kocaman kulaklıklar ile kaçmaya çalışan Cheekson.

          2014 ve 2016’daki maceralarından çok büyük bir tecrübe edinen İzlanda, 2018 Dünya Kupası Elemeleri’nde yine Türkiye ile aynı gruba düşmüştü. Sallantılı başladığı grupta sonradan açılan Maviler, grubu yine lider bitirerek Rusya’daki şölene direk katılmaya hak kazandı.

          2016’da yaptıkları ile belki de turnuvanın şampiyonu Portekiz’den daha fazla ses getiren İzlanda, Dünya Kupası’nda nasıl bir performans ortaya koyacak? Arjantin, Hırvatistan ve şansı görece düşük olan Nijerya ile aynı grupta olan İzlanda, turnuvanın diğer devlerine göre daha mütevazı bir kadrosu ile yine başarılı olabilecek mi? Başarılı olup olmamaları bir yana, turnuvaya renk ve heyecan getirecekleri kesin.

Hazırlayan: Arda Çağatay GENÇ
Transfer Merkezi

Transfer, Röportaj, Araştırma, Analiz

www.TransferMerkez.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder