2
     Bugünkü konuğumuz Denizli Belediyespor'daki teknik direktörlük görevinden geçtiğimiz günlerde ayrılan Adnan Erkan. Ankaragücü'nün kalesini koruduğu yıllarda Milli Takım'a kadar yükselen ve Türk futbolunun unutulmaz isimlerinden biri olan Adnan Erkan'la keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Röportajımıza Denizli Belediyespor'la başlayalım. Ayrılık süreci nasıl gelişti, neden istifa ettiniz? Tek neden istenen sonuçların alınamaması mıydı?
Denizli Belediyespor'un sezon başındaki planlamasında az bütçeyle ve genç oyuncularla lige başlayıp bu yıl ligde kalmak, gelecek yıllarda zirveye oynayan bir takım yaratmak planlanmıştı. Fakat alınan şanssız maçlar sonucu oluşan karşılıklı güven kaybı bu kararı almamı gerektirdi ve kulübün önünü açmak için istifa ettim. İstifa kararımda elbette ki kötü sonuçların etkisi olmuştur.

Denizli Belediyespor'un asıl amacı ligde üst sıralarda yer almak mı yoksa Denizli futbolu için oyuncu yetiştirmek mi? Yani sıralama açısından beklenen başarı gelmemiş olsa da sizce bu o kadar önemli miydi? -ki sizinle hemen hemen aynı puanda olan 5-6 takım daha vardı ligde.
     Yukarıda da belirttiğim gibi asıl amacımız genç oyuncuları önce Denizli sonrasında Türk futboluna kazandırmak için yola çıktık ve bu konuda yol katettiğimizi söyleyebilirim. Bu takımın ligde kalacağından en ufak şüphem yok ama futbolda beklenen olmazsa en önce teknik adamların değişmesi ve yeni bir heyecan gelmesi doğaldır. Denizli Belediyespor'da yaşanan budur.

Denizlispor’un bu sezonki durumu için ne düşünüyorsunuz? Lige kötü bir başlangıç yaptılar ancak ligin 2. Yarısında alınan başarılı sonuçlardan sonra sıralamada hızla yükseldi takım. Sizce Denizlispor’un bu sezon doğru ve yanlış yaptığı işler neydi?
Denizlispor Süper Lig kültürüne sahip bir kulüptür. Son yıllardaki birçok kulüpte bulunan ekonomik sıkıntı Denizlispor'u da çok yıpratmış ve öncelikli hedefi mali disiplini sağlamaya sevk etmiştir. Bu çerçevede oluşan birlik ve beraberlik ortamı Denizlispor'u PTT 1. Lig'de tutacağı gibi gelecek yıllarda daha borçsuz ve muteber bir kulüp olma yolunda takımımızı ilerletecektir.

Denizli futbolu için genel düşünceniz ne? Kentte genç oyuncu potansiyeli nasıl, takip ettiğiniz gelecek vadeden isimler var mı? Fenerbahçe’nin genç yıldızı Recep Niyaz da Denizlispor çıkışlı bir oyuncu, onun açtığı yoldan başka isimler de gelecek mi sizce?
Denizli her zaman futbolcu potansiyeli olan bir şehirdir. Hem Denizlispor'da hem de Denizli Belediyespor'da ileride Türk futboluna hizmet edecek gençler görüyorum. Mali sıkıntılardan kurtulup alt yapıya ağırlık verildiğinde bu isimler artacaktır.

Denizli Belediyespor’dan önce Denizlispor’da Sportif Direktörlük yaptığınızı biliyoruz, peki ondan önce neler yaptınız? Futbolu bıraktıktan sonra kısa bir dönem kaleci antrenörlüğü yaptınız sanırım sonrasında arada geçen sürede ne gibi çalışmalarınız oldu?
2003 yılında Mersin İdman Yurdu'nda futbolu bıraktıktan sonra 2004 yılını Diyarbakırspor'da ve 2005 yılını da Konyaspor'da Sakıp Özberk ile beraber kaleci antrenörü olarak tamamladım. 2005-2010 yılları arasında Denizli'de ticari hayatım oldu ve 2010 yılındaki Denizlispor menajerliğiyle çok sevdiğim futbola geri döndüm. Bundan sonra da futbolun içinde teknik adam olarak görev almayı, futbolculuğumdan sonra teknik adam olarak da iyi bir kariyer yapmayı arzuluyorum.

Futbolseverler sizi daha çok futbolculuk yıllarınızdan hatırlıyor, Türk futbolunun önemli kalecilerinden biriydiniz. Unutamadığınız bir maç ya da o yıllardan aklınızda kalan bir anınız var mı?
Çok şükür ki doya doya geçirdiğim 20 yılımda en sevdiğim işi, kaleciliği zirvede oynama şansım oldu. İçimde geriye dönük en ufak bir ukde kalmadı. Elbette ki sayısız hatıralarım var ama 1993 yılında küme düşen Konyaspor takımından Ankaragücü'ne transfer olurken Ankaragücü yöneticilerinin beni 5-0 Galatasaray'ın kazandığı bir maçta beğenerek transfer kararı almalarının bende unutulmaz bir yeri vardır.

Futbol oynadığınız dönemde birlikte ya da karşılıklı oynadığınız isimler içinde en beğendiğiniz oyuncular kimlerdi?
Birçok yetenekli isimle hem aynı takımda hem de rakip olarak oynama şansım oldu. Bizim zamanımızda takım oyunundan çok bireysel yetenekler ön plana çıkardı ve bu futbolun seyir zevkini güzelleştirirdi. Tabi ki yetenekli futbolcuların arttığı ve takım oyunun en üst seviyede oynandığı bir futbol arzusu içindeyim. Hakan Şükür, Okocha, Hagi, Şota, Hami Mandıralı gibi isimlerle mevkiimiz gereği daha çok karşılaştığımız için ilk olarak bu isimleri verebilirim.

Eski bir kaleci olarak şu an liglerimizde oynayan kaleciler içinde en çok hangilerini beğeniyorsunuz? Süper Lig dışında PTT 1. Lig ve 2. Lig’den de isimler söylerseniz daha mutlu oluruz.
Cenk Gönen, Mert Günok ve Onur Kıvrak'ın ileride Türk futboluna damgalarını vuracağını düşünüyorum. PTT 1. Lig'de iyi oynayan kaleciler var ama 1461 Trabzon kalecisi Fatih çıkış yapacak bir görüntü veriyor. 2. Lig'de ise Altay'dan Ali Şaşal Vural ve Anadolu Selçuklu'dan Ahmet Sabri Fener'i gelecek vadeden kaleciler olarak görüyorum.

Bugünkü Türk futbolunun durumunu nasıl görüyorsunuz? Alt liglerde dikkatinizi çeken sorunlar ya da iyileştirilmesi gerektiğini düşündüğünüz noktalar var mı?
Türk futbolunun en büyük probleminin sistemsizlik olduğunu düşünüyorum. İster kulüplerimizde isterse Milli takımımızda kendi aralarında bile iletişimden uzak ve her biri farklı çalışan alt yapı grupları görüyorum. Bu bazı kulüplerde dönem dönem düzeltilse de genel olarak Türk futbolunun sorunu olarak karşımıza çıkıyor. Ben teknik adam ve oyuncu olarak en büyük yatırımın alt yapılara yapılması gerektiğine inanıyorum. İdealist ve bilgili hocaların maddi manevi olarak desteklenmesi ve federasyonun politikalarının her yönetimle birlikte değişmeden devam etmesi buralarda en iyi ve en donanımlı hocalarımızın olması gerektiğini düşünüyorum.

Zaman ayırdığınız için çok teşekkür ediyoruz, bizim için çok keyifli bir röportaj oldu. Bundan sonraki kariyerinizde başarılar diliyoruz.
Ben teşekkür ediyorum. Sizlere de başarılar.
Röportaj: Çetin KUZU
Bu röportaj TransferMerkez.com tarafından yapılmıştır, tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz. 

Yorum Gönder

  1. Mehmet Şimşek27 Mart 2013 12:30

    gerçekten unutulmaz bi kaleciydi altay'da şanver, ankaragücü'nde adnan unutulmazdır benim için.

    5-0 yenildikleri gs maçında haftanın karmasına da seçilmişti sanırım, zamanında iyi kaleciydi gerçekten. onunla röportaj yapmanız güzel bi nostalji benim adıma. teşekkürler..

    YanıtlaSil
  2. çok keyifli bir yazı olmuş, adnan hocanın futbola bakış açısını da daha iyi anlamış olduk. hocamızı daha iyi yerlerde görmek dileğiyle.

    YanıtlaSil

 
Top