0
     Sahadaki oyun kötü, skor avantajlı. Bu tip maçlarda deplasmanda atılan gollerin hayati önemi vardır ama Bursaspor'un zayıf bir rakip karşısında turu bu kadar zora sokmasına da akıl erdirmek mümkün değil.

     İlk yarının karşılıklı ataklarla geçtiğini söyleyebiliriz. İkinci yarı düşük tempoya rağmen şaka gibi bir gol attı Vojvodina. Frey'in tecrübesine yakışmayacak bir goldü. Skor 2-1 olduğunda hemen toparlanamadık ve sürekli geri pas yapmaya başladık. Geri pas hem oyunu soğutmakla birlikte aynı zamanda rakip takıma cesaret vermemize neden oldu. Üzerimize gelsinler bizde ani bir atakla gol bulalım düşüncesi her takıma karşı oynanacak bir oyun değildir. Hikmet Hoca, Vojvadina'yi kendi silahıyla vurmaya çalıştı ama son dakika golü olmasa bugün çok daha kötü bir konumda olabilirdik.

    Şener ve Taiwo'nun hücuma çıkmadığı, Sestak ve Tuncay'ın kanatları iyi kullanamadığı maçta Pinto'dan gol beklemek yanlış olurdu. Pinto'nun 85.dakikaya kadar sahada kalmasına şaşırdım. Pinto/Enes değişikliği daha erken olmalıydı.

     Sahanın en kötüsü son dakikada gol atıyor ve günü kurtarıyor. Taiwo'nun attığı gol kimseyi yanıltmamalı. Biz yediğimiz golleri onun bölgesinden yemedik mi? Taiwo, kilo aldığı için ağırlaşmış ve Marsilya'daki günlerinden çok uzakta ve biraz zamana ihtiyacı var gibi.

     "İyiki varsın Batalla" dememek mümkün değil. Rakibi penaltıya mahkum ettiren o, kaleyi bulan şutlar atan o, hatta geri gelip takımı hücuma çıkaran o. Batalla'nın hazırlık maçlarındaki kötü performansını geride bırakıp eski günlerine dönmesi de gözlerden kaçmadı, adeta tek başına bir takım gibiydi.

     Oyundan çok skorun önemli olduğu bu tür maçlarda Bursaspor ilk maçını sorunsuz atlattı ve tur kapısını araladı. Bu saatten sonra Bursa'da çifte bayram yaşayacağımızdan zerre şüphem yok!

Yazar: Sefa ÖRNEK

Yorum Gönder

 
Top