0
     Transfer Merkezi Dergisi'nin bugünkü konuğu Bursaspor'dan tanıdığımız genç stoper Anıl Sarak. Geçen sezon Bursaspor'dan Karagümrük'e kiralanan 1991 doğumlu stoper, bu sezon Körfez Futbol Kulübü'ne transfer oldu. Futbola Almanya'da başlayan ve daha önce U-19, U-20 Milli takımlarımızda da forma giyen genç stoperle Oğuzhan Arslan'ın yaptığı röportajı hep birlikte okuyalım.

Merhabalar Anıl Sarak, bizlere futbola başlama öykünü anlatır mısın?

     Merhabalar, ben 6 yaşında Almanya'nın Stuttgart'a bağlı Iselshausen kasabasında ilk defa topla buluştum. O zamanki imkanlar ve şartlar tabi ki çok zordu bizim için arkamda duran ailem olmasaydı belki bugün hala orada oynuyordum.

Futbola başladığın ilk günden buralara kadar gelmende en çok kimlerin sana katkısı oldu, hangi hocalarının daha çok rolü var sence?

     Benim Almanya'da futbola başladığım zamanlarda en büyük destekçim tabi ki ailemdi daha sonra Bursaspor'a transfer olunca Ertuğrul Sağlam ile birlikte Faruk Korkmaz ve Tahsin Tam'ın bugünlere gelmemde önemli payı oldu diyebilirim.

2009 Yılında Almanya'dan ülkemizin başarılı takımlarından Bursaspor'a transferin gerçekleşti. Bursaspor'a transferinin nasıl geliştiğini okuyucularımıza aktarır mısın?

     Aslında çok ilginç bir hikaye. 2008 yılında Bursaspor'un PAF takımı Almanya'da bir turnuvaya geldi, o zamanlar Vfl Nagold takımında oynuyordum ve 16 numaralı formayı giyiyordum. Kendi yaş grubumdan 4 yaş büyüklerle oynamıştım ve turnuva sonunda beni hocalarım Bursa'ya davet etimişlerdi. Ben de bu teklifi kabul edip, okulumu bitirip 1 sene sonra Bursaspora transfer oldum.

Genç yaşlarda Bursaspor formasını giymiş başarılı bir oyuncu olarak, bizlere Bursaspor yıllarını, A takım oyuncularıyla ilişkilerini okucularımıza anlatır mısın?

     Bursaspor'da şimdiye kadar hayatimda unutamayacağım kadar güzel günler, tecrübeler ve başarılar yaşadım. Öncelikle Süper Lig Şampiyonluğu gördük ve daha sonraki yıl Şampiyonlar Ligi'nde mücadele ettik. Bu genç yaşta bunları görmek benim için çok büyük bir şans. Takımdaki oyuncularla daha doğrusu abilerimle aram çok iyiydi. Bana karşı hep iyi davrandılar, hala çoğu ile görüşüyorum. Özellikle Ömer abinin (Ömer Erdogan) yeri çok ayrıdır bende. Özlüce Tesisleri'ndeki ortam insanin kendi evindeymış gibidir.

Bursaspor gibi köklü bir camiada çeşitli kategorilerde başarı şekilde futbol oynadın. Sonrasında Süper Lig'de Bursaspor'da tutunamamanın nedenleri neler olabilir sence?

     Aslında kalıcı olmamam için hiçbir neden yoktu. Benim kendi hatalarım oldu, kolay degildi o genç yaşta ailemden uzakta futbol oynamak ama biraz da Türkiye'deki ortamın da etkisi var. Arkanda duranlar olmayınca ister istemez ilerleyemiyorsun maalesef. Genç oyuncular yeterince şans verilmediğini düşünüyorum.

Geçen sezon İstanbul'un köklü takımlarından Fatih Karagümrük'te kiralık olarak oynadın. Karagümrük'te şanssız bir şekilde şampiyonluğun kapasından döndünüz. Kendi açından Karagümrük kariyerini okucularımıza değerlendirir misin?

     Karagümrük denince aklıma önce o büyük taraftarı geliyor, Süper Lig'de olmayı hak eden bir camia. Karagümrük'te çok önemli bir yıl gecirdim, o sene yaşadığımız zorluklara rağmen tüm takım arkadaşlarım ve hocalarımla çok büyük bir başarı elde ettik diye düşünüyorum ama maalesef şampiyonluğun kapısından döndük. Kendi adıma ciddi tecrübeler edindim, umarim Karagümrük önümüzdeki yıllarda daha iyi yerlere gelir.

Bu sezon Spor Toto 2. Lig'in başarılı takımlarından Körfez Futbol Kulübü'ne transfer oldun. Transferin ve yeni sezondaki hedeflerin hakkında düşüncelerin neler?

     Öncelikle Körfez Futbol Kulübü'ne transferimde emeği gecen herkese teşekkür ederim. Benim icin burada en önemlisi takımın başarısı. Eğer takım başarılı olursa biz futbolcular da kendimizi gösterme fırsatını buluruz. Tabii ki hedefim her zamanki gibi sezon sonunda takım olarak en üstte olmak ve elimden geldiğince katkı sağlamak. Şu an kampta takım olarak çok iyi çalışıyoruz, umarım böyle devam eder tüm sene.

U-19 ve U-20 Milli takımlarında da forma giymiş bir oyuncusun. Milli takım formasını taşımak nasıl bir duygu?

     Türkiye'ye geldikten bir yıl sonra ilk defa U-19 Milli takımına çağrıldım, o zamanlar Avrupa Şampiyonası Elemeleri vardı. Benim için çok çabuk gelişen ve aslında beklemediğim bir davetti. Almanya'da gurbetçi olarak yaşarken bir anda hayalini kurduğumuz milli formayı resmi bir maçta giymek kadar güzel bir duygu olamaz bence. Benim hep hayalimdi ve gerçek oldu.

Hem Türkiye liglerinde, hem de Almanya'da forma giymiş bir isimsin. Türk ve Alman futbolu arasında ne gibi farklar var sence?

     Birincisi alt yapı, Almanya'da çok farklı bir yetiştirme sistemi var. Bu gelecek icin genç yeteneklerin istikrarlarını sürdürmeleri, kabolmamaları için çok önemli bence. Ülkemizde belki Almanya'dan daha fazla, daha büyük yetenekler var ama biz değerlendiremiyoruz maalesef. Türkiye'de bazen çok aceleci davranılıyor halbuki zamana bırakıp başarısızlıkta bile devam edilse belki daha iyi noktalara gelebiliriz. Son yıllarda liglerimizde çok büyük bir gelişim var eski yıllara göre. Bunu yapılan transferlerden görebiliriz, alt yapıya da gereken önem verilirse futbolumuz daha çabuk gelişecektir.

Milli takımlar ve Süper Lig takımlarında yerli stoper sıkıntısı göze çarpıyor ve yerli stoperlerin eksikleri konusunda sıkça eleştiriler yapılıyor. Bir stoper olarak bu durumu nasıl yorumluyorsun?

     Genelde liglerimizde stoper pozisyonunda hep yabancilar oluyor, yerli stoperler yeterince şans bulamıyor zaten Bence yerli stoperlerin onlardan çok büyük farkı yok. Belki yerli stoperlerin tecrübe eksikligi olabilir ama bu da oynayarak kapatılabilecek bir eksiklik, bu kadar fazla eleştiri yapılmamalı bence.

Bu keyifli sohbet ve bize zaman ayırdığın için teşekkürler. Son olarak senin okuyucularımıza iletmek istediğin bir şey var mı?

     Ben de size tesekkür ederim bana zaman ayırdıgınz icin. Herkese iyi bir sezon, sizlerede iyi yayınlar dilerim.
Röportaj: Oğuzhan ARSLAN
Bu röportaj TransferMerkez.com tarafından yapılmıştır, tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.

Yorum Gönder

 
Top