4 Eylül 2013 Çarşamba

Röportaj: Abdullah Halman (Gaziantep BŞB)

     Transfer Merkezi Dergisi'nin bugünkü konuğu Gazianten Büyükşehir Belediyespor'un 1461 Trabzon'dan transfer ettiği yetenekli futbolcu Abdullah Halman.

     Gaziantepspor alt yapısında yetiştikten sonra Mersin İdman Yurdu'nda gösterdiği başarılı performansla dikkatleri çekerek Eskişehirspor'da transfer olan 26 yaşındaki forvet oyuncusu ardından Şanlıurfaspor (kiralık), Gaziantep BŞB, Mersin İdman Yurdu ve 1461 Trabzon formaları giydikten sonra yuvaya döndü.

Merhabalar Abdullah Halman, bizlere futbola başlama öykünden bahsedebilir misin?

     Merhabalar, futbola küçük yaşlarda Gaziantepspor alt yapısında başladım. Minik, yıldız ve A2 takımlarında başarılı bir şekilde görev yaptım. Gaziantep'den sonra bir başka Antep ekibi Gaskispor'a transfer olarak profesyonel anlamda futbol hayatıma başlamış oldum.

Alt yapılardan Süper Lig'e uzanan kariyerinde en çok kimlerin sana katkısı oldu. Buralara gelmende hangi hocaların daha çok rolü var sence?

     Çalıştığım hocalarımın hepsinin futbol gelişimimde katkıları oldu. Futbol biraz da şans, kısmet işi olduğunu düşünüyorum. Ne kadar yetenekli olursanız olun sakatlık geçirirseniz futbol hayatınızda sıkıntılar yaşarsınız. Futbolda kısmete inan biriyim. Genel olarak çalıştığım hocalardan her zaman bir şeyler kazandım.

Kariyerin açısından büyük sıçramayı Akdeniz temsilcisi Mersin İdman Yurdu'nda yapmış bir isimsin. Mersin İdman Yurdu yıllarını ve taraftar ile olan ilişkilerini okuyucularımıza aktarır mısın?

     Kariyerim açısından Mersin İdman Yurdu'nun benim için ayrı yeri olduğunu söyleyebilirim. Kendi adıma şehir dışına çıktığım ilk kulüp özelliğini de taşımakta. Genç yaşlarımda şehir dışında futbol oynamak konusunda tereddütlerim olmuştu. Kısa süre içinde Mersin şehirine ve takımına alışabildim. Taraftarın desteği bana karşı her zaman iyi oldu, onların kalbimde yerleri her zaman ayrı olacaktır. Kırmızı Şeytanlar ile bağım ayrı diyebilirim. Mersin'in kariyerimin dönüm noktalarından biri olduğunu düşünüyorum.

Mersin İdman Yurdu'ndaki başarılı performansının ardından Eskişehirspor'a transfer olarak Süper Lig'de forma giyme şansını yakaladın. Eskişehirspor yıllarını ve devamında Eskişehirspor'da kalıcı olamamanın nedenlerini bizlere anlatır mısın?

     Eskşehirspor'a transferim çok ani gerçekleşmiş, çok şaşırmıştım. Genç yaşlarda Süper Lig tecrübesini yaşamak kendi adıma tarif edilemez bir duyguydu. Kırmızı-siyahlı takımda sezon öncesi başarılı bir kamp dönemi yaşamıştım. Hazırlık maçlarında goller atıyordum ve ligin ilk devresine kadar forma şansı yakaladım. Devre arasında Mersin İdman Yurdu'ndan teklif gelmişti. Eski takımıma karşı gönül bağım olduğu için teklifi kabul ettim. O zaman Süper Lig'den 2. Lig'e Mersin İdman Yurdu için gelmiştim. Rıza Çalımbay hocam her zaman bana güveniyordu, her zaman futbol anlamında bana destekçi olmuştur.

Seninle birlikte futbola başlayanların pek çoğu bugün başka şeylerle uğraşıyor. Seni onlardan ayıran ve bugünkü noktaya gelmeni sağlayan farkların nelerdi sence?

     Diğer arkadaşlarımdan ayıran özelliğim kendime iyi bakmam diyebilirim. Zor durumda kalmadıkça, sakatlık gibi zaruri durumlar olmadığı sürece idman kaçırmamaya çalışan biriyim. Futbola ilk başladığım yıllarda cebimde param olmasa bile yürüyerek idmana giderdim ama yine de ihmal etmezdim. Futbol her zaman birinci planda olmuştur benim için.

Abdullah Halman'ın futbol adına kaderini değiştiren "o an" dediği durumlar var mı?

     Sayın hocam Cem Pamiroğlu tarafından U-19 milli takımına çağrılmıştım. Arda Turan, Serdar Özkan, İlhan Parlak'lı jenerasyonla başarılı kamp dönemi geçirmiştim. İtalya'da Avrupa Şampiyonası kadrosunda yer alıyordum. Gaziantep'te oynarken idman sırasında bileğim döndü ve 1 yıl futbol oynayamadım. Turnuva öncesinde bu sakatlığım olmasaydı daha büyük yerlerde olabilirdim. "O an" diyebileceğim olay ve durum budur sanırım. Her şey de bir kısmet vardır, benim için belki de hayırlısı böyle oldu.

Bir forvet oyuncusu olarak maçlardan önce karşılıklı oynayacağın defans oyuncularına göre planlar yapar mısın?

     Kesinlikle, rakip defans oyuncularını çalışan bir oyuncuyum. Özelliklerini çabukluğunu, hızını hatalarını biliyorsan kafanda maç esnasında neler yapabileceğini kurguluyorsun. Bu da maçta çok işine yarayabiliyor.

Yeni takımın Gaziantep Belediyespor, PTT 1. Lig'in başarılı takımlarından ve bu sezon isminden söz ettirecek gibi görünüyor. Kendi adını ve takım olarak hedeflerinizi okuyucularımıza aktarır mısınız?

     Gaziantep BŞB olarak çok iyi bir kadromuz olduğunu düşünüyorum. İskelet kadroyla senelerdir birlikte, bu da önemli bir avantaj. Türkiye Kupası'nda çeyrek final, 2 sezon önce playoff final maçında Süperlig’in kapısından dönmüş bir kulübüz. Bu sezon itibariyle bu başarımızı tekrarlamamamız için hiç bir neden yok. Başkanımız ve hocamız şampiyonluk parolasıyla bu yola başladılar. Biz takım olarak ilk 6'da yer alabilme adına inancımız tam diyebilirim. 1 yıl 1461 Trabzonspor'da forma giydim ve tekrar yuvama döndüğümde takım arkadaşlarıma alışma sorunu yaşamadım. Diğer PTT 1. Lig takımlarından fazlamız var eksiğimiz yok diyebilirim.

Kariyerinde bugüne kadar birlikte oynadığın, seni en çok etkileyen oyuncu kimdi?

     Mersin İdman Yurdu'nda forma giyerken takım arkadaşım Mert Nobre beni etkilemişti. Profesyonel futbol kişiliği, başarılı futbolu ve çalışkanlığıyla birlikte oynamaktan zevk aldığım isimlerden biri oldu.

     Biraz da Türk futbolu hakkında konuşalım istersen. Türk futbolu son yıllarda genel olarak bir düşüş içinde. Sence bu neden kaynaklanıyor? Çözüm için neler yapılabilir?

     Benim kanaatimce yabancı sayısı bakımından ülkemizde sıkıntılar yaşanmakta. Yetkili isimler sayıyı düşürmeli, Türk futbolcusunun önem kazanmasını sağlamalıdır. Dış ülkelerde forma şansı yakalamakta sıkıntı çeken yabancı futbolcular ülkemizde büyük paralara futbol oynayabiliyor. Bizler maç başı para alırken onlar sözleşmeleri gereği büyük paralar kazanabiliyorlar.

     Bir başka sıkıntı ise altyapılarımız olduğunu düşünüyorum. Kaliteli isim yetişmiyor ya da üst düzey bir futbolcunun çıkması uzun yıllar alabiliyor, onlar da yabancı isimler gelince unutulup gidiyor.

Futbolun dışında hayatında neler var? Nelerden hoşlanırsın, boş zamanlarında neler yaparsın?

     Evcil bir insanım, arkadaşlarımla vakit geçirmeyi severim. Sosyal hayatım yok denecek kadar az diyebilirim. Ailemle olmaktan hoşlanırım. PSP oynamak en büyük hobilerim arasındadır.

Bu sezon Gaziantep BŞB'de başarılı bi şekilde futbol hayatına devam etmektesin. Geleceğin hakkındaki düşüncelerin ve hedeflerin neler peki?

     Geçmiş yıllarda kendimi genç oyuncu kategorisinde sınıflandırıyordum. Yaşım ilerledi, kendimi tecrübeli ve olgun bir futbolcu kategorisinde görüyorum artık. Performansımı en üst seviyelere çekmeye devam ettiğim sürece Süper Lig kapısının açık olduğunu düşünüyorum. Her zaman ileriyi düşünen bir oyuncuyum. Şu anda Gaziantep Büyükşehir Belediyespor sözleşmeşi oyuncusuyum ama ileride hedefim Süper Lig. Bu sezon hedefim Gaziantep'te şampiyonluk yaşamak.

Bu keyifli sohbet ve bize zaman ayırdığın için teşekkürler. Son olarak senin okuyucularımıza iletmek istediğin bir şey var mı?

     Ben sizlere teşekkürlerimi sunarım. Röportajlarınızı takip etme fırsatım oluyor. Alt liglerdeki oyunculara önem vermeniz kendi adıma ve meslekdaşlarım adına beni sevindiriyor. Yayın hayatınızda başarılar dilerim.
Röportaj: Oğuzhan ARSLAN
Bu röportaj TransferMerkez.com tarafından yapılmıştır, tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Transfer Merkezi

Transfer, Röportaj, Araştırma, Analiz

www.TransferMerkez.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme