1 Kasım 2013 Cuma

Araştırma | Vaktinden Önce Kayan Yıldızlar

       Bugünkü yazımızın konusu, futbolun zirvesine çıktıktan sonra uçurumdan düşer gibi dibe vuran, tabiri caizse "Vaktinden Önce Kayan Yıldızlar". Buyrun, 5 farklı yıldız 5 farklı hikaye..

Michael Owen
       Listemizin başında İngiliz golcü Michael Owen var. Kariyerine 12 yaşındayken Liverpool alt yapısında başlayan Owen buradaki üstün performansı sayesinde henüz 17 yaşındayken A takıma yükselmeyi başardı.  Kariyerinin en parlak dönemini geçirdiği Liverpool'da, profesyonel olarak oynadığı 216 mücadelede 118 gole imza atarak tüm dikkatleri üzerine çekti.

       Liverpool'da geçirdiği 8 başarılı sezonun ardından futbolun devi Real Madrid'in radarına girdi. 12 milyon €'ya Real Madrid'e transfer olan Owen, burada bekleneni veremedi. İspanya'da 36 maçta 14 gol atmasına rağmen oynadığınız takım Real Madrid olunca göze girmek kolay olmuyordu. Ardından yeniden İngiltere'nin yolunu tutan Owen'in yeni durağı Newcastle United oldu. İngiliz ekip Real Madrid'e Owen için 25 milyon € bonservis ödeyerek transferi gerçekleştirdi. Burada sakatlıklarla boğuşmaktan bir türlü forma şansı bulamayan Owen, buna rağmen Newcastle takımının 4 sezon formasını giydi ve bir sonraki durağı Manchester United oldu. Bonservisi elinde geldiği Manchester'de kariyerinin en kötü sezonlarını geçiren Owen, 3 sezonda Kırmızı Şeytanlar'ın formasını sadece 31 kez giydi ve 3 gol atabildi.

       Kariyerindeki düşüşün son durağı olan Stoke City'de 8 kez forma giyebilen Owen, bu maçlarda sadece 1 gol atabildi ve aktif futbol yaşantısını burada noktaladı.

Pablo Aimar
       Özellikle Valencia yıllarında kariyerinde zirve yapan Aimar'a hem Valencia kulübü hem de taraftar adeta tapıyordu. Öyle ki oyuncu kötü oynadığı maçın sonunda bile sahadan alkışlanarak çıkıyordu.

       Oyuncu profesyonel futbol yaşantısına ülkesinin takımı River Plate'de başladı. Burada 5 sezon forma giyen Aimar, 2001'de Valencia'nın dikkatini çekti. Valencia'da ki ilk sezonunda fazla forma şansı bulamayan Arjantinli, ilerleyen sezonlarda taraftarın gönlünü kısa sürede fethetti. Tam 6 sezon Valencia forması giydikten sonra kulübü 21 milyon €'ya aldığı Aimar'ı, 11 milyon €'ya Zaragoza'ya sattı. Zaragoza takımında 2 sezon forma giyen Aimar tam bir hayal kırıklığı yarattı. Zaragoza'da 53 maçta forma şansı bulan Aimar 5 gol 3 asistlik performansıyla gözden düştü ve Portekiz'in Benfica takımına 7,5 milyon €'ya satıldı. Benfica kariyeriyle biraz kıpırdanmaya başlayan Aimar, özellikle ilk iki sezonunda taraftarları mutlu eden bir performans sergiledi fakat sonraki sezonlarda yine düşüşe geçti. Benfica'daki 5. sezonunda sadece 13 maçta forma giydi ve Malezya takımlarından Darul Takzim'e bedelsiz olarak gönderildi. Aimar, aktif futbol yaşantısını halen bu takımda sürdürmekte.

       Aimar'ın kazandığı kupalara bakacak olursak; River Plate ile 4 lig şampiyonluğu, 1 Libertodores ve 1 Sudamericana, Valencia ile 2 lig şampiyonluğu, 1 UEFA Kupası, 1 Süper Kupa ve 1 Şampiyonlar Ligi Finali. Benfica ile 1 lig şampiyonluğu ve 1 Portekiz Lig Kupası yer alıyor. Aimar, 51 kez de Arjantin Milli Takımı formasını giymişti.

Javier Saviola
       Listemizin bir diğer Arjantinlisi Javier Saviola. Kariyerine başladığı River Plate'de geçirdiği mükemmel 3 sezonun ardından Barcelona'nın dikkatlerini üzerine çekti. Forvet oyuncu River Plate'de çıktığı maçlarda 2 maça 1 gol ortalamasını yaklaşınca, dünya devi Barcelona, 36 milyon €'ya Saviola'yı transfer etti.

       Barcelona'da geçirdiği ilk 3 sezonda 105 maça çıktı ve 44 gol atarak taraftarın sevgilisi olmayı başardı. Sonraki iki sezonda Barcelona'daki kadro genişliği nedeniyle az maç oynayacak olması sebebiyle kiralık gönderilmesine karar verildi. İlk önce Monaco ardından Sevilla takımlarına birer sezon kiralanan Saviola, geri döndüğünde eski formunu bir türlü yakalayamadı. Sakatlıklar da yaşayan yıldız oyuncu Barcelona'daki son sezonunda sadece 18 maç oynayabildi. Ardından Real Madrid'e bedelsiz olarak transfer olan Saviola burada da isteneni veremedi. 2 sezon formasını giydiği Madrid ekibinde kadro rotasyonuna takılan ve fazla maç oynayamayan Saviola'nın kariyerindeki düşüş devam etti ve 2 sene sonra Benfica'ya 5 milyon €'ya transfer oldu. Benfica'da 3 sezon geçiren Saviola, son yıllardaki performanslarına göre daha iyi sezonlar geçirmesine rağmen zirveyi yakaladığı forma ulaşamayınca buradan da bedelsiz olarak Malaga takımının yolunu tuttu.

       Malaga'da 26 maçta 8 gol atan Saviola şuanda Olympiakos forması giyiyor. Arjantin Milli Takımının formasını 45 kez giyen Saviola bu maçlarda 12 gol atma başarısını gösterdi. Oyuncunun kariyerinde en büyük kulüp başarı Sevilla formasıyla kazanılan UEFA Kupası oldu.

Valeri Bojinov
       Listemizinm 4. sırasında 18 yaşında parlayan ve gelecek vaad ediyorken kaybolup giden bir yıldız var. Valeri Bojinov, profesyonel futbol yaşantısına İtalya'nın Lecce takımında başladı.

       Lecce'nin A Takımı ile maçlara çıktığında henüz 17 yaşında olan Bojinov, güçlü fiziği ve süratiyle tecrübeli oyuncularla arasındaki yaş farkını hiç belli etmiyordu. Lecce formasıyla 65 maçta 16 gol atan Bojinov'un, erken yaştaki bu performansı çok beğenilmiş ve büyük takımların transfer listesine girmişti. Lecce'den 14 milyon €'ya Fiorentina'ya transfer olan Bulgar oyuncu, burada iki sene oynadıktan sonra Juventus'a transfer oldu. Juventus'a transfer olmasıyla kariyerindeki erken düşüş de başlamış oldu. Sakatlıklar ve Trezeguet-Del Piero ikilisi nedeniyle fazla forma şansı bulamayan Bojinov, Fiorentina'ya geri dönmüş ve hemen arkasından Manchester City'ye transfer olmuştu. City'de 2 sezonda sadece 11 maçta forma şansı bulabilen Bojinov Parma'ya kiralandı. Burada 30 maç oynayınca sezon sonu bonservisiyle Parma'ya transfer oldu. Parma macerasının ardından sürekli takım değiştiren Bojinov, bir türlü beklenen patlamayı yapamadı. Parma'dan sonra sırasıyla Lizbon, Lecce ve Verona takımlarında şansını deneyen Bulgar oyuncu bu takımlarda da başarılı olamadı ve son olarak Vicenza'ya kiralandı.

       Vicenza'da yarım sezon oynayan Bojinov, şu anda hiçbir takımda forma giymiyor. Henüz 27 yaşında olan Bulgar golcünün 18 yaşındaki haliyle şimdiki durumunu karşılaştırdığımızda önümüze ibretlik bir manzara çıkıyor.

Alan Smith
       İngiliz oyuncu Leeds United alt yapısında futbola başladı. Profesyonel imzasını atıp takımda forma giymeye başladığında henüz 18 yaşındaydı. 

       Leeds United formasını 6 sene giyen Smith, 207 maçta 52 gol atma başarısını gösterdi. Genç ve çok yönlü bir oyuncu olması Alex Ferguson'un dikkatini çekmiş olacak ki, Alan Smith'i 24 yaşındayken Manchester United'e getirdi. Bu transfer 9 milyon €'ya gerçekleşmişti. Ferguson, Alan Smith'i orta sahada oynatmaya başladı. Forvet mevkiinde çok fazla yer bulamayan oyuncu orta sahanın hemen hemen her yerinde oynayabilmesine rağmen ağırlıklı olarak ofansif orta saha mevkisinde tercih edildi. Attığı gol sayısında bir düşüş yaşasa da Mancheste'deki performansı çok da kötü değildi. Kırmızı Şeytanlar'da 3 sezon geçiren Smith, sözleşmesinin bitmesiyle Newcastle United'e bedelsiz olarak transfer oldu. Bu transferden sonrası yıldız oyuncunun kariyerinin hızla düşüşe geçtiği dönem olacaktı. Newcastle'de geçirdiği 5 sezonda yalnızca 89 maç oynayabilen Smith, oynadığı maçlarda da fazla varlık gösteremedi. 

       Futbol hayatı boyunca gördüğü 85 sarı kart ve 9 kırmızı kartla agresif kimliğiyle tanınan Alan Smith, son olarak İngiltere League One (3.Lig) takımlarından Milton Keynes Dons takımına transfer oldu ve adeta futbolu noktalayacağı günleri bekliyor.
Transfer Merkezi

Transfer, Röportaj, Araştırma, Analiz

www.TransferMerkez.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme