3 Kasım 2013 Pazar

İnceleme | AS Roma'nın Tarihi Başlangıcı..

A.S. Roma'nın ilk 10 haftası...

Oyun formatı :


Şu ana kadarki lig performansı :


Analiz :

Sezon başında biri çıkıp, ligin 10. haftasını geçtiklerinde kalelerinde sadece 1 gol görecekler, tüm maçlarını kazanacaklar ve Avrupa'da en uzun kazanma serilerinde 4.sıraya yükselecekler deseydi kimse O'na inanmazdı hatta şaka yaptığı düşünülürdü, düşünürdük..
Ama Roma, İtalya Ligi'nde bugüne kadar hiç bir takım tarafından yapılamayanı yaparak lige 10 maçta 10 galibiyet ile başladı. Artı olarak da kalelerinde bu 10 maçta imkansız gibi görünse de sadece 1 gol gördüler..
Hatta gelinen nokta öyle ki, Rudi Garcia 10. hafta da karşılaşılan Chievo karşısına kadroda rotasyon ile çıktı..
Maicon, Totti, Gervinho gibi oyuncularının eksikliğine aldırış etmeden Florenzi ve Balzaretti gibi isimleri de yedek bekleterek yerlerine Dodo ve Marquinho'yu oynattı.. Yani Rudi Garcia bir çok teknik direktör gibi ''zamana ihtiyacımız var'' klişesine hiç girmeden, tahmin edilenin çok aksine Roma'da ipleri eline çok kısa zamanda çok kuvvetli şekilde aldı..
Sezon başından beri takip ettiğim sarı-kırmızılıların rakiplerine göre bence en büyük artısı maçın hiç bir anında oyundan düşmeyen, mücadeleyi bırakmayan müthiş orta sahası... Tek tek tanıtmama gerek olmayan Pjanic, Strootman, De Rossi ve sıraları geldiğinde Bradley ve Marquinho.. Il Capitano'yu orta saha olarak göstermeme nedenim, kendisine takımda ''sen şurda oynayacaksın'' denilememesidir, O nerde isterse orda oynar..
Zeman, Luis Enrique vs ile boşa harcanan yılların ardından belki de Capello'lu Roma zamanından bugüne kadar Başkentliler hep bu günleri beklediler.  O tarihi sezonlarda bile böyle bir serinin yakalanmadığını da belirtmek lazım. 
Gol yememe olayına gelince şansa bağlamak hakaret olur tabi ki ama özellikle Inter ve Udinese deplasmanlarında gol yememiş olmalarını futbolda açıklayacak 'şanstan' başka terim yok. Benatia ve Castan ile oluşturulan tandemi önlerinde De Rossi gibi bir marka ile destekleyip, bizim arkasına teneke bağlayarak ülkemizden gönderdiğimiz, tecrübeli De Sanctis ile de tabir-i caizse sigortalamak Fransız teknik adamın bence en büyük başarısı ve artısı. 
Beklerde görev yapan Balzaretti ve Maicon için de bir kaç kelime etmeden olmaz. Özellikle İtalyan bek olmadığında yerine oynayan genç Brezilyalı Dodo henüz istenen seviyede değil. Inter maçında kırmızı kart görüp 4 maç ceza alan Balzaretti'nin kanadından Roma'nın çok başı  ağrımıştı. Yılların sağ beki Maicon ise Roma'da bu sezon adeta 2. baharını yaşıyor. Şu ana kadar asist yapmamış olmasına rağmen bindirmeleri ve agresif oyun yapısı takıma çok şey katıyor. Olmadığı zamanlarda ise yerine görev yapan Yunan oyuncu Torosidis, oyunun defans yönünde Brezilya'lıyı aratmasa da ofans yönünde biraz eksik kalıyor.
Ofans hattına gelince Garcia'nın Lille zamanlarını anımsatan bir oyun yapısını netlikle görebiliyoruz. Hızlı, hareketli ve driblingi olan oyunculardan kurulu bir hücum hattı var, Roma'da..
Borriello ve Totti haricinde Ljajic, Gervinho ve Florenzi hep tabir etttiğimiz tipteki oyuncular.. Lamela'nın gidişinin en çok etkileyeceği  bu bölgede korkulan pek olmadı. Francesco Totti'nin dahi sakatlanması pek etkilemedi Roma'yı ve bu ana kadar ünlü İtalyan savunmalarına karşı pozisyon bulmakta pek güçlük çekmediler..
İlerleyen haftalar ne getirir bilinmez ama arkasına aldığı rüzgarla yoluna emin adımlarla devam eden Başkent ekibini yenmek isteyen takımların onlardan fazla mücadele etmesi gerekiyor, ki bu olayı Serie A'da şu an için başarabilecek bir takım gözükmüyor...
Resimler :







Hazırlayan: Serkan KAYALAR
Transfer Merkezi

Transfer, Röportaj, Araştırma, Analiz

www.TransferMerkez.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme