13 Kasım 2013 Çarşamba

Süper Lig Panorama | 11. Hafta

       El Turco derbisine sahne olan 11. haftanın ardından milli maç arası verilen Süper Lig’de oynanan tüm karşılaşmaları analiz ettik. Derbide gülen tarafın ev sahibi Fenerbahçe olduğu, Carlos’lu Yiğido’nun zorlu Bursaspor maçından 3 puan çıkarmayı bildiği, Beşiktaş’ın toparlanma sinyalleri verdiği ve Gençlerbirliği’nin Trabzonspor karşısındaki inanılmaz geri dönüşüne sahne olan haftanın tüm maçlarına dair değinilmeyen noktalarla karşınızdayız…

FENERBAHÇE – GALATASARAY

       El Turco derbisine sahne olan haftanın maçında lider Fenerbahçe, üst sıralardaki alışıldık makamları için yer arayan Galatasaray’ı Saraçoğlu’nda ağırladı. 14 senedir Kadıköy’de Fenerbahçe’yi yenemeyen Galatasaray, bu seriyi bozamadığı karşılaşmadan 2-0 mağlup ayrıldı. Fenerbahçe’de ise derbi sonrası yüzler gülüyor.


       Karşılaşmanın ilk dakikalarında Galatasaray, savunması ile birlikte önde oynayarak alan daraltmaya çalıştı. Öyle ki, Galatasaray’ın savunma hattı ile forvet oyuncuları arasındaki fark zaman zaman 30-35 metreye kadar düştü. Ancak Emre’li, Baroni’li ve Mehmet Topal’lı Fenerbahçe orta sahası bu baskıyı kısa zamanda püskürterek orta alanın hakimiyetini büyük ölçüde Fenerbahçe’ye verdi.


       İki takım da oyuna ısınmaya başlarken; Gökhan Gönül’ün sağ kanattan etkili iki bindirmesine karşılık Galatasaray da Bruma ve Drogba ile tehlikeli sayılabilecek ataklar yaptı. İlk devrede Fenerbahçe rakip sahada Kuyt ve Emre ile sık sık top dağıtırken, Galatasaray’ın dinamoları Melo ve Selçuk İnan’ın bu paslara çoğu kez engel olamadığını gördük. Baskıyı arttıran Sarı Kanaryalar, 23. dakikada Emre’nin ayağından bulduğu penaltı golüyle 1-0 öne geçti. Golden sonra hakimiyeti elinden düşürmeyen ev sahibi ekip, solda Sow’un driplingleri ile pozisyon ararken sağda da Gökhan’ın art arda gelen ortalarıyla ceza sahası içine rahatça top sürükleyebildi. 1-0’lık Fenerbahçe üstünlüğüyle sona eren ilk yarının bir diğer önemli istatistiğiyse Sarı-lacivertli oyuncuların, kendi ataklarından seken topları da kazanması oldu. 


İkinci yarıya savunma arkasına uzun toplarla sarkmaya çalışarak başlayan ev sahibi ekip, bu toplarda Sow ve Emenike’yi bir çok kez 18’in içine kaçırdı. Galatasaray’a oyun kurma izni vermeyen Fenerbahçe, ilk yarıda olduğu gibi ilk 10 dakikadan sonra yine baskıyı arttırmaya başladı. Söz konusu baskı ikinci yarı daha şiddetliydi. Zira yapılan ataklarda Galatasaray ceza sahası önünde en az 3 Fenerbahçeli beklerken, savunmadan seken topların da neredeyse tamamı yeni bir Fenerbahçe akınına zemin hazırladı. Nitekim ikinci golü de kalibresi yüksek baskısı ile bulan Sarı-lacivertli ekip, hem rahatladı hem de ezeli rakibini oyundan sildi.

Bu golün ardından orta alandaki hakimiyetinde gevşemeler görülen Fenerbahçe, kalesinde de Aydın ve Umut’un oyuna girmesiyle hareketlenen Aslan’ın ataklarını gördü. Bu atakların etkisinin cılızlığı bir yana, salt sağ kanattan gerçekleşmiş olması da Mancini’nin aslında elindeki koz sayısının azlığını ortaya koydu. Zira oyuna aldığı iki ismin de ayağına değen top sayısı toplamda 15’i geçmezken; Burak Yılmaz’daki form düşüklüğü bu maçta daha bariz ortaya çıktı. Egemen-Alves ikilisinin Drogba’yı ablukaya alarak ekarte etmesi de işin cabası oldu. Son dakikalarda 3’lü defansa dönse de Ersun Yanal’la girdiği taktik savaşını henüz ilk dakikalarda kaybeden Mancini, ezeli rakibinin Kadıköy’deki derbilerde mağlup olmama serisini al aşağı edemedi.

       Son senelerde tansiyonu yüksek olarak izlediğimiz dev derbinin ardından yaşanan güzellikler, maça damgasını vuran en değerli görüntülerdi. Evinde Galatasaray’a 3 puanı unutturan Fenerbahçe, bu seriyi 14 yıla çıkardığı maçtan sonra puanını 28’e yükseltirken; Sarı-kırmızılılarda ise travma etkisi devam ediyor. Fatih Terim ile olaylı şekilde yollarını ayıran ve yerine Mancini’yi getiren Cimbom, Florya’ya moralsiz döndüğü derbi sonucunda 2 sıra aşağı düşerek 6. sıraya yerleşti. Galatasaray ayrıca, 2013-14 sezonundaki en düşük şut atma ve gol pozisyonuna girme istatistiklerinin yanında, hiç korner kazanamamasıyla da ağır bir yenilgi almış oldu. 


KAYSERİSPOR – BEŞİKTAŞ

       Şampiyonluk yarışından kopmak istemeyen Beşiktaş’la düşme potasından kurtulmak isteyen Kayserispor’u karşı karşıya getiren maçta gülen taraf konuk ekip oldu.

       Ortada başlayan karşılaşmanın ilk golü dk. 21’de Olcay Şahan’dan geldi. Son haftalarda formdan düşmesiyle eleştirilen Olcay Şahan, takımının ilk golünü kaydederken oynadığı futbolla da göz doldurdu. Golden sonra Töre ile Olcay’ın kanatlarda yer değiştirmesi Kayserispor’un sağ bekinde boşluklar yaratılması açısından başarılı bir hamleydi. Ev sahibi ekip, ilk devrede Beşiktaş’ta sağ bekte tercih edilen Atiba’nın üzerinden yüklendiği atakların çoğunda topu ceza sahasına ulaştırmayı başarsa da sonuca gidemedi. Son iki haftadır hücum ağırlıklı oynadığı dikkatlerimizden kaçmayan Oğuzhan, gole kadar Beşiktaş’ın topla en çok oynayan ismi olurken golden sonra daha çok geride kaldı. Gökhan Töre’nin ilk yarıda ağır kalan Atiba’ya köşe gönderine kadar geri çekilerek yaptığı yardımlar, teknik direktör Bilic’in kadroya almadığı Serdar Kurtuluş’u aramamasını sağladı.

       1-0’lık Beşiktaş üstünlüğüyle sonuçlanan ilk yarının ardından, ikinci yarıya yine Atiba’nın üzerinden yüklenerek başlayan Kayserispor, Mouche ile yakaladığı net bir pozisyonda Tolga Zengin’i geçemedi. Devam eden dakikalarda yine aynı bölgeden atak şansı yakalayan Sarı-kırmızılılar, 6 pasa kadar girse de Ersan Adem Gülüm tehlikeyi savurdu. Kaçan pozisyonları Kayserispor adına kader anı olarak nitelendirmek de yanlış olmaz. Kaldı ki, Beşiktaş ikinci devreye Sefa, Jaja, Cleiton ve Mouche ile etkili başlayan rakibine 60. dakikaya kadar orta sahayı kolay geçme fırsatı verdi. Ancak bu durumu sezen Bilic, önlemini Necip’le alarak orta alanda üstünlüğü tekrar kazandı. Necip Uysal girdiği dakikadan itibaren takımının hem rakibini karşılama direncini arttırdı, hem de ileri hatta pozisyon yarattı.

Kartal, Olcay’ın da Necip’e katılmasıyla Kayserispor orta sahasını oyundan düşürdüğü dakikalardan sonra Oğuzhan-Kerim Frei değişikliğiyle 4’lü kontraya döndü. Bu taktik savaşını da kazanan Bilic’li Beşiktaş, son 8 dakikada kaydettiği iki golle farkı üçe çıkararak evine galip dönmeyi bildi.

       Siyah-beyazlılarda toparlanma sinyallerini aldığımız 11. haftada Olcay, Fernandes ve Töre’nin yanında, 40 senelikmiş gibi uyumlarıyla Kayserispor’lu oyunculara ceza sahası önünden kaleyi görme fırsatı vermeyen Ersan-Sivok ikilisinin oyun kaliteleri de muazzamdı. Motta’nın maçın başından beri sergilediği istekli tutum da konuşulmaya değerdi. Almeida’nın gol vuruşlarındaki yetersizliğinin bir kez daha su üstüne çıktığı maçta Beşiktaş’ın bir kazancı da son golün sahibi Eneramo oldu. Zira Eneramo, sezon başından bu yana bir çok tartışmanın subjesi konumundaydı.

       Evinde kaybeden Kayserispor’da en belirgin eksiklik ise forvetinin olmayışıydı. Sarı-kırmızılılar ara transferde santrafor sorununu çözmediği takdirde ligde kalma umutlarını tamamen yitirecektir.

       İki eski dost olan Bilic ve Prosinecki’yi karşı karşıya getiren karşılaşmada üstün gelen Beşiktaş, bir üst basamağa yükselerek 4.’lük koltuğuna otururken; ev sahibi ekip ise kendini ligin dibinde buldu. En etkili ismi Cleiton’un sarı kart cezalısı durumuna düşmesi de bir sonraki hafta için işleri zora soktu.

GENÇLERBİRLİĞİ – TRABZONSPOR

Son haftaların formda takımı Gençlerbirliği, Karadeniz fırtınası Trabzonspor karşısında çıktığı karşılaşmada 3 puanı hanesine yazdırarak çıkışını sürdürdü. Şifo’nun gençleri, 2-0 geriye düştükleri mücadeleyi uzun yıllar unutulmayacak bir zaferle 3-2’lik üstünlükle sonuçlandırmayı başardı.

Kaleci Ramazan Köse’nin eşine az rastlanan hatasında fırsatçılığını konuşturan Henrique’nin golüyle maça 1-0 yenik başlayan Gençlerbirliği, ayakta kalmaya çalışsa da 34’te penaltıdan yediği golle 2-0 geriye düştü. Az kişi ile çıktığı atakta carpe diem gerçekleşen organizasyonda topu önünde bulan Stancu ile ağları bulan başkentliler, ilk yarıyı da bu skorla umutlu bitirdi.

İkinci yarıya umutlu başlayan Gençlerbirliği, Trabzonspor üzerine atak olup yağmaya başladığı 60’lı dakikalarda yan top organizasyonuyla durumu eşitlemeyi bildi. Devamında ise Mustafa Reşit Hocanın takımını ileri hatta yığmasıyla kontra atağa dönen Şifo’nun gençleri, yaklaşık 15 dakika baskı altında kaldıktan sonra Jimmy ile sürpriz bir gol buldu. Bu gol Gençlerbirliği’ni yoktan var eden Mehmet Özdilek’in karnesine unutulmaz bir başarı öyküsü olarak yazılırken, takımın puanını ise 13’e çıkardı. Malouda’nın etkisiz kaldığında tüm takımı etkilediğini gördüğümüz maçtan puansız ayrılan Bordo-mavililer, puan tablosundaki yerlerini Galatasaray’a devrederken 7.’liğe geriledi. Son olarak belirtelim ki; topla oynama yüzdesinde %56’lık orana erişen ev sahibi ekip, maçtaki bir çok istatistikte de güçlü rakibinin üzerine çıkmayı başardı. 
SİVASSPOR – BURSASPOR

       Sezonun alkışı en çok hak eden takımlarının başında gelen Sivasspor, Daum’lu Bursaspor’u konuk etti. Geçen hafta sahip olduğu 3.’lüğü korumak isteyen ev sahibi ekip, çıkış arayan zorlu rakibini 2-1’lik skorla mağlup etmeyi başardı.

       Mücadeleye orta sahada alan daraltarak başlayan Sivasspor, ilerleyen dakikalarda aşırı baskı da uygulayınca rakibinin hazırlık pasları yapmasına ve oyun kurmasına engel oldu. Bu sıralarda yakaladığı penaltı şansını da tepen ev sahibi ekip, Bursaspor’luların oyuna dönmesine neden oldu. Kaçan penaltıdan sonra ilk yarı boyunca orta saha kapışmasına sahne olan mücadelede ikinci devre ise hızlı başladı.

İkinci 45’e sağdan Aydın, soldan Aatıf ile yüklenerek start veren Yiğidolar, ilk golü de bu atakların sonucunda buldu. İlk golün ardından yine ortada geçmeye başlayan maçta Bursaspor, Taiwo’nun bombasıyla durumu eşitledi. Ancak daha agresif olan ev sahibi, seyircisi önünde yediği beraberlik golünün şokunu 3 dakikada atlattı. 80. dakikada Aatıf’ın kendi yarattığı pozisyonda attığı gol ile 2-1 öne geçen Carlos’un kangalları, Yeşil-beyazlıları evine boynu bükük yolladı.

       Ligin başından beri yaşadığı problemi henüz çözemediğini gördüğümüz Bursaspor, Sivas deplasmanında da kendi ceza sahası önünde rakibinin top yapmasına vize çıkardı. Zira Bursaspor’lu oyuncular, ev sahibi ekibin etkili ayaklarına ceza sahasının çevresinde kolay orta açma şansı vererek savunmacılarını zor durumda bıraktı. Bunun yanında Carlos’un bu maça daha çok kanat organizasyonu taktikleriyle hazırlandığı ve takımının iki golünü de kanatlardan bulduğu göz önüne alındığında ise, mağlubiyetin nasıl geldiğini çözmek Daum için hiç de zor olmayacaktır.

       Mete Kalkavan’ın son düdüğüyle tamamlanan zorlu mücadelenin ardından puanını 22 yapan Sivasspor, sıralamadaki 3.’lüğünü korudu. 14 puanlı Bursaspor ise, 11. sırada kaldı. 

ELAZIĞSPOR – KAYSERİ ERCİYESSPOR

       Ligin formsuz ekiplerini karşı karşıya getiren maçta Elazığspor, Kayseri Erciyesspor’u konuk etti. İlk yarısı kısır geçen maçta Elazığspor, ikinci yarıda da hiç varlık gösteremedi. Elazığ Atatürk Stadyumu’nda 7000 taraftar karşısında oynanan ve seyir zevkinden de bir hayli uzak olan maçta istediği sonucu alan ekip Erciyesspor oldu. İkinci yarıda Vleminckx’in kaydettiği golle 1-0 öne geçen Mavi-siyahlılar, maçın da skorunu tayin ettiler.

Konuk takımda Yasin Öztekin’in formundaki düşüş gözlerden kaçmazken, orta sahanın bel kemiği Traore yine takımın en iyisi oldu. Azofeifa’nın yerine ilk 11’de tercih edilen ve daha çok sağ kanatta izlediğimiz Hanzel Arauz’un performansı da Teknik direktör Fuat Çapa’yı memnun edici mahiyetteydi.

       Teknik direktörlüğe Okan Buruk’u getiren Elazığspor ise kötü gidişe bu hafta da ‘‘dur’’ diyemedi. Orta alanda Sane’nin oyununda yaşanan düşüşün de takımı hayli etkilediğini söylemek yerinde olacaktır. Zira Sane, son haftalarda pas alıp verme, pas dağıtma işlevinde geri planda kaldı. Aslında takım halinde kötü bir Elazığspor izledik. Hem defans bloğu, hem orta sahası, hem de ileri uçlarda problemleri olan Gakkoşlar, Okan Buruk’la da henüz sorunun merkezine inebilmiş değil.

       Haftanın en az gollü geçen maçından sonra Kayseri Erciyesspor, geçen hafta düştüğü ligin dibinden 15. sıraya sıçrayarak nefes aldı. Gakkoşlar ise puan hasretini 7 haftaya çıkararak kritik bir maç daha kaybetti.

ESKİŞEHİRSPOR – AKHİSAR BLD.

       Sezona Ertuğrul Sağlam’la başlayarak iyi işler çıkaran Eskişehirspor, oyun gayretiyle lige renk veren ekip Akhisarspor’u ağırladı. Karşılaşmanın henüz başlarında sol kanatta yarattığı etkili pozisyonla kolay lokma olmadığı sinyalini veren konuk ekip, art arda kaleyi yokladığı pozisyonlardan birinde kaleciyi geçse de direklere takıldı. İlk 45 dakikada iki takımın da maçı isteyen oyunları dikkat çekti. Akhisar Belediye Güray ile bulduğu gol pozisyonunu değerlendiremezken, Eskişehirspor da ev sahibi olduğunu gösteriyordu.

       Hamza hocanın oyununu okuyan Ertuğrul Sağlam, takımını ikinci yarıya baskılı başlattı. Erman Kılıç ve Erkan Zengin’in rakip ceza alanı önündeki hareketli futbolu ilk golü de beraberinde getirdi. 55. dakikada Hürriyet’in ayağından bulduğu enfes plaseyle 1-0 öne geçen Kırmızı-siyahlı ekip, rakip alandaki baskısına devam edince farkı da ikiye çıkardı. Çalışılmış olduğunu düşündüğümüz bir korner organizasyonunda topla buluşan Necati Ateş, kaleci Oğuz’u şık artı şık golüyle mağlup etti. 2-0’dan sonra tempoyu düşüren ev sahibi ekip cılız gelen Akigo ataklarına fırsat tanırken, Necati ve Jorquera ile çıktığı kontra ataklarla da geri durmadı. Hürriyet ve Ndiaye’nin ön liberodaki diriliği ve maç boyunca sıkı savunma anlayışından taviz vermeyen Eskişehirspor defansı, Akhisarspor’un siyahi forveti Niasse’a gol sevinci yaşatmadı. İkinci yarıda rakibini resmen kilitleyen Eskişehirspor, Jorquera ve Hürriyet’le birlikte Erkan Zengin başta olmak üzere takım oyununun nasıl oynanacağı hususunda resmen ders verdi. Zira konuk ekip maç boyunca yalnızca 6 kez gol girişiminde bulunabildi.

       Eskişehirspor, 2-0’lık net skorla seyircisi önünde galip gelerek bu sezon evinde yenilmeme serisini sürdürdü. Bu sonuçla puanını 19’a çıkaran ve 5.’liğe yükselen ev sahibi ekip, rakibini Manisa’ya eli boş göndererek yerinde saydırdı.

KASIMPAŞA – GAZİANTEPSPOR

       Sezonun flaş takımlarından Kasımpaşaspor, kurduğu kaliteli kadroyla kaliteli işler yapmaya devam ediyor. Paşalılar, Gaziantepspor’u konuk ettikleri maç sonunda 11. haftayı da eksiksiz kapatmayı bildi. 

       İlk düdükle birlikte ev sahibi olduğunu hissettiren oyunuyla henüz 22. dakikada 3-0’lık skorla rakibini şoke eden Kasımpaşa, maçı da ilk 45 dakikada bitirdi. Maç boyunca çıktığı her atakta Gaziantepspor’lu oyuncuları devre dışı bırakmayı beceren Paşalılar, ikinci yarıda farkı daha da açma fırsatları bulsa da skoru değiştiremedi. Gaziantep’te ise çan sesleri tekrar çalmaya başladı. Mağlubiyet serisine tekrar takılan Kırmızı-siyahlıların, zorlu deplasmanda pozisyon kurmakta zorluk çektiğini gördük. Bekir Ozan’ın azmi bir kenara atılırsa konuk ekibin orta alandan top çıkarmakta da sorunlar yaşadığını gördük.

Yoluna emin adımlarla devam eden Kasımpaşaspor, seyircisine hediye ettiği 3 puanla Fenerbahçe’nin liderlik ortağı olmaya devam etti. Gaziantepspor, işleri bir türlü rayına oturtamayan Bülent Uygun’un istifasını verdiği maç sonunda düşme bölgesinin zirvesinde yer sahibi oldu.

       Takım halinde oyuna asılan ve sahada hatasız oynayan Kasımpaşa’da Castro’nun yükselen grafiği de konuşulmaya değerdi.

KDÇ KARABÜKSPOR – ÇAYKUR RİZESPOR

       Tolunay Kafkas’lı Karabükspor, berabere kalarak geçirdiği son iki haftanın ardından özlediği galibiyeti Karadeniz temsilcisi Çaykur Rizespor’a karşı aldı. Ev sahibi ekipte Lua Lua ve İlhan Parlak gibi isimlerin önceki haftalara oranla daha hırslı başladığı maçın ilk yarısında iki takım da kontrollü oyunlarından taviz vermedi. Ancak bu kontrollü oyunun galibi, ilk devrenin sonlarına doğru çıktığı hızlı atağı golle sonuçlandırarak soyunma odasına önde giden Karabükspor oldu. Kırmızı-mavililer, Lua Lua’nın sağ kanattan sürükleyerek ceza sahasına kat ettiği ve direkte patlattığı şutunu tamamlayan İlhan Parlak’la 1-0 öne geçti.

       İkinci yarıda yer yer karşılıklı ataklar izlenilen maçta dakika 64’teki yan topla farkı ikiye çıkaran Karabükspor, bu dakikadan sonra rakibinin farkı azaltma çabalarından dolayı kurduğu baskıya maruz kaldı. Golden sadece 4 dakika sonra sonuç veren bu baskı ile konuk takım biraz da şansı ile durumu 2-1’e getirdi. Bu skorla tamamlanan ve kalecisinin 1 golü rakibine hediye ettiği maçta İlhan Parlak-Lua Lua-Akpala üçlüsünün uyumlu pasları, Karabükspor adına gelecek haftalar için umut ışığı yaktı. Mücadele deplasman ekibinin yıldızı Ali Adnan’ın etkili frikiğinin akabinde sona erdi. Beraberlik için elde ettiği son şansı da kaçıran Rizespor, böylece 15 puanda kalırken; Mavi Ateşlere baktığımızda galip gelinse de sıralamadaki yerlerinde saydıklarını görüyoruz.

TORKU KONYASPOR – MP ANTALYASPOR

       Son 3 haftada 8 puan kaybeden Torku Konyaspor, 5 haftadır mağlubiyet yüzü görmeyen Antalyaspor’u ağırladı. Karşılaşmaya özellikle sağ açıktaki organizasyonlu oyunuyla başlayan ev sahibi ekip, ilk golü de erken buldu.

       İkinci yarıya Djalma, Hasan Kabze, Ali Çamdalı ve Recep ile Antalyaspor’lu savunmacıları boğarak başlayan Yeşil-beyazlılar, henüz 46. dakikada durumu 2-0’a taşıdı. Torku Konyaspor’lu oyuncular farkın ikiye çıkmasıyla birlikte MP Antalyaspor sağ bekini koridora çevirdi. Yine 2-0’dan sonra en az 3 net gol vuruşunda etkili ama başarısız olan ev sahibi ekip, kalesinde ise Antalyaspor’un gol ayağı Diarra’ya tehlikeli sayılabilecek tek pozisyon verdi.

Karşılaşmanın ilk 60 dakikasında Uğur Tütüneker’in, takımının defans çizgisini bile zaman zaman rakip sahaya kadar çektiğini gördük. Diarra gibi hızlı ve çabuk adam eksiltebilen golcüye karşılık bu riski alan Uğur Hoca, maçın taktiksel galibi de oldu. 2-0’lık sonuçla yürekleri bir nebze de olsa rahatlatan Konyaspor puanını 13’e yükseltirken, 5 haftanın ardından ilk kez puansız bir maç çıkaran Aybaba’nın öğrencileri ise puan tablosunda 10. sıradaki yerlerini korudu.
Transfer Merkezi

Transfer, Röportaj, Araştırma, Analiz

www.TransferMerkez.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme