0
       Transfer Merkezi Dergisi olarak alt liglerin genç ve yetenekli isimlerini tanıtmaya devam ediyoruz. Bugünkü konuğumuz Anadolu Üsküdar'ın 1990 doğumlu başarılı orta saha oyuncusu Yunus Doğan. Sakaryaspor altyapısından oynadığı dönemde U16 Milli Takımı'na seçilen, daha sonra Sivasspor'a transfer olan genç yetenekle Haydar Bulaca'nın yaptığı röportajı hep birlikte okuyalım.

Merhaba Yunus, Transfer Merkezi Dergisi okuyucularına kendini tanıtır mısın? Futbola nerede ve nasıl başladın?

       1990 Elazığ doğumluyum, Sakarya’da büyüdüm ve halen Sakarya’da yaşıyorum. Abimin okul takımı maçlarını izlemeye giderdim, yağmurda toprak sahada maç yaparken çok heveslenirdim. O heves ile mahalle takımı seçmelerine gittim, seçme maçında birkaç gol atıp kendimi beğendirmeyi başarmıştım. Sonra ilk maçımda bir gol bir de asist yaptım takıma kendimi iyice kanıtlamıştım. İlerleyen zamanlarda Sakaryaspor’un dikkatini de çekmeyi başardım. Sakaryaspor amatör kulübüme biraz para ve bir futbolcu vererek beni transfer etti.

Sakaryaspor’un Süper Lig dönemimde alt yapı takımlarında ve PAF takımında (Şimdiki A2) forma giydin. Bizlere o günleri anlatır mısın?

       Amatör takımdan Sakaryaspor gibi önemli bir profesyonel bir takıma gelmiştim ama ilk bir yıl boyunca sadece tribünde oturdum, hiç kadroya giremedim. Her seferinde eve gittiğimde annem "yine mi oynamadın?" deyince verecek cevap bulamıyordum (gülüyor). Ancak daha sonra bir hazırlık maçında kendimi gösterip formayı aldım ve bir daha hiç bırakmadım. Sakaryaspor alt yapısında bütün kategorilerde ter döktüm ve hep kendi yaş grubumun üzerindeki kategorilerde oynatıldım. Sonra Sakaryaspor PAF takımına yükseldim.

Sakaryaspor alt yapısında göstermiş olduğun performans ile Sivasspor’a transfer oldun. Bu transferi anlatır mısın bize?

       Sakaryaspor alt yapıda başarılı olduktan sonra sonra sezon sonu A takıma çıkarıldım. Kampta gösterdiğim performanstan hocam memnundu ama sonra bir takım farklı şeyler oldu orada ve başka sebeplerden ikinci kampa götürülmedim. Benim için çok zor zamanlardı, 5 yıl alt yapısında kaptanlığını yaptığım takımı bırakmak zor geldi bana ama gelen teklif sonrası Sivasspor’a gitmeyi kabul ettim.

Sivasspor A2 takında göstermiş olduğun performans ile Muhsin Ertuğral tarafından A takıma çıkarıldın fakat Muhsin hoca görevinden ayrılınca işler yolunda gitmedi herhâlde. Neler oldu anlatır mısın?

       Sivasspor A2 takımında elimden gelen her şeyi yapmak istiyordum. İlk zamanlar benim için çok zor oldu, takıma adapte olamamıştım. Yabancı bir yer, yabancı insanlar ama arkadaşlarım bana çok yakın davrandı ve o dönemi çabuk atlattım. A2 takımda oynarken bir maçımıza Muhsin Ertuğral gelecek dediler, ben de kendi kendime "gelse ne olacak sanki A takıma mı çıkaracak" diye düşünüyordum. Maçta da çok iyi oynamamıştım aslında ama maçtan sonra bi telefon geldi ve beni kulüp binasına çağırdılar. Hiç unutmam Mecnun başkan, Muhsin hoca ve birkaç yönetici artık A takımla çalışacaksın dediler ben inanamıyordum (Gülüyor).

       Daha sonra birkaç hazırlık maçında forma şansı buldum, sonradan girdiğim bir maçta asist yaptım. Hazırlık maçlarındaki iyi performansımla Ocak ayı kampına gittim, burada da iyi oynayınca Türkiye Kupası'nda Denizlispor’a karşı şans buldum. Ancak takımın gidişatı iyi değildi ve Muhsin Hoca son 5 hafta kala istifa etti. Bu beni çok üzdü çünkü hocamız inanılmaz bir insandı. Bir futbolcu için, hele ki genç bir futbolcu için çok büyük bir şanstı. Sezon sonu pilot takımımız Anadolu Üsküdar’a transfer oldum.

U16 Milli Takımına davet edilmeni ve ilk maçını anlatır mısın bize?

       Sakaryaspor’da oynuyordum, beni milli takım seçmelerine davet ettiler ve sonrasında takımla birlikte Riva kampına gittim. Orada da gösterdiğim performansla beğenilince Amerika’da düzenlenen turnuvaya çağırdılar. İlk maçımda heyecandan konuşamıyordum elim ayağım titriyordu, o gün anladım formanın ağırlığını.

Sivasspor’dan ayrıldıktan sonra Anadolu Üsküdar, İstanbulspor ve Keçiören Sportif maceraların oldu bizlere bunlardan bahseder misin?

       Sivasspor’dan Anadolu Üsküdar’a gelmek benim için hiç kolay olmadı Sakarya’dan ayrılıp Sivas’a gitmem gibi oldu. Futbol dışında hak etmediğim şeyler yaşadım ve bu buruklukla gittiğim için ilk etapta takıma adapte olamadım, kendimi veremedim. Ancak birkaç hafta sonra kendime gelebildim, PAF takımdan tanıdığım arkadaşlarım sayesinde çabuk atlattım. Ocak ayında kampta İstanbulspor ile hazırlık maçı yapmıştık, orada Erdal Alpaslan hoca beni çok beğenmiş ve "bizim takımda oynamak ister misin?" dedi. "Seve seve oynarım hocam" dedim ama transferim kolay olmadı. Kulübüm beni verme taraftarı değildi ama ben çok istiyordum, sonunda kiralık olarak gittim İstanbulspor’a. Hayatımda en çok mutlu olduğum anlardı, futbola tekrar başlamış gibiydim. Benim için çok büyük önemi var İstanbulspor’un. Sonrasında benim dışımda gelişen sebeplerden ötürü Keçiören'e gitmek durumunda kaldım.

Keçiören Sportif forması altında futbol hayatının en kötü dönemini yaşıyorsun, takım amatör kümeye düşüyor. Ligin ikinci yarısında takıma katıldın, bu kısa dönemde yaşadıklarını anlatır mısın?

       Bazı sebepler yüzünden devre arası Keçiören’e gitmek zorunda bırakıldım. Takıma devre arası katıldım, takım 3 puanla 17 sıradaydı. İlk maçımda 1 gol attım Hacettepespor’u 2-0 yendik ama daha sonra takımın maddi durumları yüzünden çoğu arkadaşım ayrılmak zorunda kaldı ve takim küme düşmeye doğru gidiyordu Her gün birkaç arkadaşım takımdan ayrılıyordu, sezonun bitmesine 8 hafta kala biz ilk 11 çıkaramacak duruma gelmiştik. Sonrasında küme düşmemiz garantilenmişti, çok zordu ama kalan arkadaşlarımla öyle bir dostluk kurduk ki onu hiçbir şeye değişmem. Hayat bana İstanbulspor’da futbolu, Keçiören’de dostluğu öğretti.

Geçen sezon başında Anadolu Üsküdar ile tekrar anlaşarak yuvana dönüyorsun ve 2 sezondur buradasın. Takımın bu sezonki gidişatı nasıl? Takım ve yönetim olarak hedefler nelerdir?

       Bazı şeyler yolunda gitmedi, yeniden eski takımıma geri döndüm Geçen sene playoff umutlarımızı son iki maçta kaybettik, bu sene inşallah play-offlara gideriz. Anadolu Üsküdar'ın hedefi her zaman ilk 5'tir. Bu sezon son haftalarda pek iyi gitmiyor ama düzeleceğinden eminim.

Okuyucularımıza anlatmak istediğin benim için dönüm noktası oldu diyebileceğin ilginç bir anın var mı?

       Sivasspor’da A Takim hocasının maça gelecek dediklerinde "Gelse ne olacak sanki A takıma mı çıkarıyorlar" dedikten 3 saat sonra A takıma çıkarılmam benim için dönüm noktasıydı (Gülüyor).

Örnek aldığın ya da beğendiğin futbolcular kimler?

       Aslında örnek aldığım futbolcu yok ama beğendiğim birkaç futbolcu var. Birincisi 3. Lig'de Zafer Şensoy. Anadolu Üsküdar tarihinin en yetenekli futbolcusudur, onu izlerken çok keyif alıyorum. Ayrıca Süper Lig'den Galatasaraylı Melo ve Selçuk ikilisini çok beğeniyorum.

Henüz 23 yaşında genç bir oyuncu olarak gelecek hedeflerin neler?

       Süper Lig'den geldimi tekrar Süper Lig'e geri dönmeyi çok istiyorum ve bunun için çabalıyorum.

Bize biraz da özel hayatından bahseder misin? Boş zamanlarında neler yaparsın, TV'de hangi dizileri ya da programları izlersin?

       Bos zamanlarımda arkadaşlarımla dışarıya çıkıp denize karşı kahve içmeye bayılıyorum, genelde böyle değerlendiriyorum. Dizilere gelirsek Karadayı ve Med Cezir'i izlerim.

Keyifli sohbet ve bize zaman ayırdığın için teşekkürler son olarak senin söylemek istediğin bir şey var mı?

       Ben çok teşekkür ederim size bu keyifli röportaj için, Transfer Merkezi Dergisi'ne alt liglere göstermiş olduğu ilgiden dolayı tüm arkadaşlarım ve alt lig oyuncuları adına teşekkür ederim, başarılarınız daim olsun.
Röportaj: Haydar BULACA
Bu röportaj TransferMerkez.com tarafından yapılmıştır, tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.

Yorum Gönder

 
Top