0
       Gaziantepspor’un Türk futboluna kattığı ve ülkemizin gelmiş geçmiş en sempatik forvet oyuncularından birisiydi Antonio De Nigris.

       Türkiye’deki ilk golünü 17 Eylül 2006 tarihinde oynanan Kayseri Erciyes-Gaziantepspor maçında atarak “Merhaba” diyordu Süper Lig’e. O sezon 4’ü Türkiye Kupası’nda toplam 7 gol kaydedecekti. Bir sonraki sezonun ilk devresinde sekiz gol atmışken sürpriz bir şekilde sessiz sedasız başkent semalarına süzülüp ikinci devrede biri Türkiye Kupası’nda toplam yedi gol bulacağı Ankaraspor macerasına başlamıştı. Bir sonraki sezonda ise ilk devresinde ikisi Türkiye Kupası’nda üç golü Ankaraspor formasıyla, ikinci devrede ise iki lig golünü Ankaragücü formasıyla atacak ve Ankaragücü formasını son giydiği Ankaragücü-Denizlispor maçıyla Türkiye kariyerine zorunlu bir nokta koyacaktı Antonio De Nigris.

       Hikayenin sonrası kariyerinin “öncesi” kadar güzel ve gülümsetici değil ama biraz daha geçmişe gitmeye ihtiyaç var bu hikayeye nokta koymak için.

       Meksika 2. Ligi’ndeki Tigres ile başlıyor futbol hayatı De Nigris’in. Bir sezon sonra 1. Lig’deki Monterrey’e transfer oluyor ve bir sene de orada top koşturuyor. Ver elini Amerika! ABD’deki America takımında oynadığı başarılı sezonların akabinde İspanya’nın Villareal’ine göç ediyor. Bu transferin arkasındaki hikaye daha güzel: ABD’de oynarken ilk kez Meksika milli takımına çağrılıyor ve Brezilya karşısında müthiş bir gol atıyor. Bunun sonrasında Valencia resmi olarak “kancayı takıyor” De Nigris’e…

       Monterrey ile süren sözleşmesi nedeniyle Villereal’de daha fazla oynayamıyor ve sırf Monterrey’e dönmemek için İspanya 2. Ligi’ndeki Polideportivo Eljido’ya transfer oluyor. Oradan Kolombiya’ya geçiyor ve Once Caldas ile söz kesiyor.

       Ülkesinde Monterrey ile yaptığı sözleşmenin yarattığı sıkıntılar yüzünden Once Caldas’ı da terk etmek ve Puebla’ya transfer olmak zorunda kalıyor. Ardından Meksika’nın en büyük futbolcularından Hugo Sanchez yönetimindeki Pumas’a… Pumas’taki sözleşmesi de Monterrey’in vetosuna takılınca Brezilya’nın Santos takımına transfer oluyor.

       Sonrasında, hiç bilmediği bir ülke olan Türkiye’ye Walter Zenga’nın teknik direktörü olduğu Gaziantep ile anlaşarak gelir ve dolu dolu iki buçuk sezon geçirir. Bu sürece üç takım ve 27 gol sığdırır. Ankaragücü’nden ayrılınca Yunanistan’ın Larissa takımına transfer olur; yedi maçta forma giyer.

       Türkiye kariyerini sadece rakamsal olarak geçiştirmek ise Meksika milli takımının halen en golcü 3. oyuncusu konumunda olan De Nigris’e hakaret olacaktır.

De Nigris’in Maskesi
       Gaziantepspor formasıyla Fenerbahçe filelerini havalandırdığı maçta gol sevinci sırasında yüzüne taktığı maske uzun bir süre tartışılmıştı. Bir zaman sonra maskenin gizemi çözüldü: El Santo isimli, efsanevi Meksikalı güreşçinin maskesiydi.

“İlk hareketinde kırmızıyı göstereceğim!”
       Ankaraspor’un 3-1 kazandığı Gençlerbirliği derbisinde iki gol atan ve 68. dakikada oyundan kendi isteğiyle alınan Antonio De Nigris ilginç bir açıklama yapar maçtan sonra. Attığı ikinci golden sonra Gençlerbirliği’nin Mısırlı defans oyuncusu El Saka’dan bir tokat yiyen ve hem kendisi hem de El Saka’nın sarı kart gördüğü pozisyon sonrası maçın hakemi Mustafa Kamil Abitoğlu’nun kendisine “Seni bundan sonraki ilk pozisyonda kırmızı kartla atacağım” sözlerini sarf etmesinden ötürü maçtan kendi isteğiyle çıktığını beyan etmişti.

Kafasını Çalıştırdı
       Türkiye’de en çok gol attığı 2007-2008 sezonunda 15 golünün 11’ini kafayla atacaktı. Son sezonunda attığı beş golün dördünü de kafayla atan De Nigris, son golünü bir derbi maçı olan Ankaragücü-Hacettepe karşılaşmasında kaydedecekti. Türkiye kariyerine toplam 16 kafa golü sığdırmıştı “El Santo”.

“Sistematik Irkçılık” Suçlaması
       Aykut Kocaman’ın Ankaraspor teknik direktörü olduğu dönemde Ankaraspor forması giyen De Nigris ilginç ve kamuoyunun fazla üzerinde durmadığı bir açıklama yapmıştı. Meksika’daki bir dergiye açıklama yapan De Nigris, Aykut Kocaman’ın yabancı futbolculara karşı “sistematik ırkçılık” yaptığını iddia etmişti. Sonrasında bu röportaj spor kamuoyunda konuşulmaya başlanınca takımının Antalya kampında bir basın açıklaması yapan Meksikalı golcü bu yazının asılsız olduğunu belirtmişti.

       16 Kasım 2009’da, gece üç sularında kalp ağrısıyla uyanıp apar topar hastaneye kaldırılan De Nigris kurtarılamaz. Sonradan Ankaragücü doktorlarının kalp rahatsızlığı nedeniyle De Nigris için futbolu sakıncalı bulduğuna dair raporlar ortaya çıkar. Larissa takımının doktorları halen bu konuda futbol kamuoyuyla yüzleşmiş değil…

       Bugün ise, onun doğum günü. Yaşasaydı, 36 yaşında olacaktı. Kimbilir, futbolu bu kadar çok sevmeseydi belki hala aramızda olurdu ama mutlu olur muydu; Monterrey’in prangasıyla geçmiş bir futbol hayatından yeni sıyrıldığı ve kariyerinin en parlak dönemlerine geçtiği sırada sağlık sorunu nedeniyle futbolu bıraktığı bir hayat onu ne kadar mutlu ederdi, muamma…

Hazırlayan: Alper KAYA

Yorum Gönder

 
Top