0
       Birçok kişi, takımların yaşadığı başarı ve başarısızlıklarda teknik direktörlerin rolünün %50‘nin altında olduğunu ifade eder. Benim için ise bir takımın kaderinin belirleyen en önemli etken teknik direktördür. Ve tabii ki o teknik direktörü takımın başına getiren yöneticiler. (!) Yöneticilerimiz başarılı olduklarında en büyük payı kendi üzerlerine alırlar fakat en ufak bir başarısızlıkta da faturayı teknik direktörlere keserler. İşte böyle bıçak sırtı bir iş yapan teknik direktörlerin kendi gözlem ve düşüncelerim ile geride bıraktığımız sezondaki  performansları ;

20-) Fuat Çapa
       Bana göre bu sezonun tartışmasız en kötü teknik adamı Fuat Çapa. Bunun asıl nedeni tabii ki Medical Park Antalyaspor‘u küme düşürmesi değil , sezon başında göreve başladığı Kayseri Erciyesspor’daki performansıdır. Hem sezon başında birçok transfer yaparak kulübün ekonomisine verdiği zarar, hem de o oyunculara bir takım olma hüviyeti kazandıramaması sonucunda Kayseri Erciyesspor‘un bütün sezon boyunca tehlikeli bölgede olmasının yegane sorumlusudur kendisi. Bir de bu duruma ek olarak 17 Mart 2014 tarihinde başına geçtiği Antalyaspor‘un küme düşmesi eklenince Fuat Çapa için çok kötü bir sezon geçtiğini rahatlıkla söyleyebilirim.

19-) Trond Sollied
       Aslında Sollied‘i bu listeye almamayı çok düşündüm. Evet Elazığspor‘un küme düşme sebeplerinden biri Sollied döneminde gösterdiği kötü performanstır bunu kabul ediyorum. Bir başka gerçeği gözler önüne sermek için Sollied‘i bu listeye aldığımı söyleyebilrim. Bana göre Elazığspor‘un küme düşmesinin asıl sebebi Sollied‘i göreve getiren kişilerdir. Türkiye Ligini hiç tanımayan, yeterli kadrosu bulunmayan bir Elazığspor‘a hangi parametreler göz önüne alınarak Avrupa‘nın sadece kuzeyinde çalışmış bir teknik adam getirilir gerçekten çok merak ediyorum.

18-) Dominguez Pacienza
       Sanırım Sollied ve Elazığspor  hakkında söylediklerimin hepsini Pacienca ve Kayserispor içinde söyleyebilirim. Sezonun ilk yarısında küme düşme hattında bitiren Kayserispor‘a ligimizi  hiç bilmeyen, ülkemizi hiç tanımayan yabancı bir teknik direktörü getirmek o günün şartlarından ne kadar doğru bir karardı? Evet hepiniz bana şu an bir sezon önceki Kayserispor un durumunu ve yine zor zamanda göreve getirilen Prosinecki’nin başarılı olduğunu söyleyebilirsiniz. Ama bence o şartlarda Prosinecki tercihi de büyük bir riskti. Ve biliyorum  ki, camiaların kaderini kişilerin alacağı anlamsız  riskler değil, alacakları güvenli kararlar belirleyecektir.

17-) Samet Aybaba
       Bir önceki sezon Beşiktaş‘ta kendisine göre çok başarılı fakat kamuoyuna göre başarısız bir sezon geçiren Aybaba, bir sezon dinlenmeyi tercih edebilir miydi diye sormadan edemiyor insan. Antalyaspor ile anlaştıktan sonra kafasından geçmişin izlerini ne kadar sildi bilemiyorum ama Antalyaspor‘a tam anlamıyla konsantre olamadığını çok net gördüm sezon boyunca. Kadrosunda birçok hücum özellikli ve teknik kapasitesi yüksek oyuncular bulunmasına rağmen her maç sadece kontraataklara dayalı anti futbol oynatması, bırakın C planını B planının bile olmaması sanırım Antalyaspor‘un küme düşmesinde belirleyici olan en büyük faktörlerdi.

16-) Rıza Çalımbay
       Rıza Çalımbay kamuoyu ve birçok spor yorumcusu tarafından çok sevilen ve çok beğenilen bir teknik direktör. Ben ne yazık ki Rıza Hoca ile ilgili aynı düşüncelere sahip değilim. Evet çok iyi bir kadro planlamacısı olduğunu, ligimize birçok kaliteli oyuncuyu getirdiğini açık yüreklilikle söyliyebilirim fakat iş o oyuncuları ve takımı yönetmeye geldiğinde sınıfta kaldığını düşünüyorum. Rizespor‘da Uğur Tütüneker döneminde alınan sonuçlar ve oynanan futbolu Rıza Hoca dönemi ile karşılaştırdığım zaman da düşüncemin doğru olduğunu görüyorum.

15-) Christoph Daum
       Kariyerine, geçmişine, CV‘sine en ufak bir söz söylemeye sanırım hakkımız yok. Hem ligimizde, hem Almanya‘da hem de Belçika‘da birçok üst düzey başarı elde etmesi sebebiyle ligimize gelmiş en iyi yabancı hocalardan biri olarak değerlendirilir. Ama Bursaspor ve Daum‘un dokularının uyuşmadığını söylemek sanırım yanlış olmayacaktır. Daum‘un Bursaspor‘a oynatmış olduğu savunma ağırlıklı futbol ve kafasında olan öncelikle gol yememe düşüncesinin de Bursaspor‘un genetiğine uymaması , timsahların bu sezon başarısız bir sezon geçirmesinin ana faktörü olarak değerlendirilebilir.

14-) Şota Arveladze
       Ligde 51 puan toplamış ve ligi 6. Sırada bitirmiş bir takımın hocasını listenin 14. sırasında görmek sizlere şaşırtıcı olarak gelebilir. Fakat ben Kasımpaşa‘nın sahip olduğu olanakların, kadrosunun, tesislerinin karşılığının lig 6.lığı olduğunu düşünmüyorum. Şota‘nın bütün sezon boyunca doğru forvetini bulamaması, kağıt üstünde çok kolay olarak gözüken birçok maçı kaybetmeleri ve Beşiktaş maçının ardından aldıkları seri mağlubiyetleri dış etkenlere bağlaması Şota‘nın bu listede 14. sırada olmasının başlıca sebepleri olarak gösterilebilir.

13-) Mustafa Reşit Akçay
       Şu ana kadar incelediğim 7 teknik adam için bu yıl başarısız bir sezon geçirdiklerini rahatlıkla söyleyebilirim. Mustafa Reşit Akçay‘a ise başarısız demek sanırım büyük bir haksızlık olacaktır. Özellikle Avrupa Ligi’nde gösterdiği başarılı performans sebebiyle büyük bir tebriği de hak ediyor tecrübeli teknik adam. Muhtemelen gelecek sezonda Mustafa Hoca‘yı Süper Lig’de bir takımın başında göreceğiz. (Yazının ardından Akhisar Belediyespor ile anlaştı) Kontrollü ve savunma ağırlıklı tercih eden Mustafa Reşit Akçay‘ın bu düşüncesinden dolayı Trabzonspor taraftarları ile arasında doku uyuşmazlığı yaşandığını ve takımdan ayrılmasının ana sebebinin de bu olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.

12-) Mesut Bakkal
       Ben Mesut Bakkal için Türk Futbolu’nun gülen yüzü diyorum. Futbol dünyasındaki herkes sebepsiz yere gerginlik yaşıyorken, Mesut Bakkal ve onun gülen yüzüne sanırım fazlasıyla ihtiyacımız var. Konyaspor performansına gelecek olursak, tehlikeli bölgede aldığı takımına oynattığı seyredilebilir futbol ile düşme korkusu yaşatmadı. Takımında bulunan hücum gücü yüksek oyunculardan maksimum verimi alan Mesut Hoca için çok başarılı bir sezon geçtiği rahatlıkla söylenebilir.

11-) Ertuğrul Sağlam
       Eskişehirspor‘un lig sıralamasına bakarak bir değerlendirme yapmayı ben çok doğru bulmuyorum açıkçası. Kupada finale çıkıpAvrupa Ligi’ne gitmeyi garantiledikten sonra oyuncuların hatta şehrin konsantrasyonun azalması gayet doğal bir sonuçtur bence. Ertuğrul Sağlam için de bu sezonun başarılı geçtiğini söyleyebilirim. Hocayı eleştirebileceğimiz tek nokta ise takımın gol sıkıntısına çözüm bulamayışı olarak gösterilebilir. Özellikle sezon başında kadro planlamasını yaparken takıma net bir santrafor kazandırmaması Eskişehirspor‘un bütün sezon boyunca gol sıkıntısı çekmesinin ana nedeniydi.

Not: "Teknik Direktör Performansları" yazı dizisinin ikinci bölümü yarın yayınlanacaktır.
Hazırlayan: Enes YALIHÜYÜK

Yorum Gönder

 
Top