0
       Samba diyarı Brezilya'da düzenlenen Dünya Kupası'nda grup aşamasından sonra gözler artık çeyreğe kalacak takımları beklemeye koyuldu. Bu gece Türkiye Saati ile 23:00'da Porto Alegre'de kozlarını paylaşacak Almanya ile Cezayir arasında geçmişten kalan bir hesap var aslında...

       Tarihler 1982'yi gösteriyordu. İspanya'da düzenlenen turnuvada, bir önceki turnuvalara katılan takım sayısı 16'dan 24'e çıkarılmıştı. Böylece Afrika, kupalar tarihinde ilk defa 2 takım göndermenin coşkusu ve mutluluğunu yaşıyordu. Üstelik böylesine büyük bir turnuvaya katılan Cezayir ve Kamerun'un da ilk dünya kupalarıydı.

       Bu 2 takım, kura çekimine en alt torbaya muadil 4.torbadan giriyordu; doğal olarak da otoriteler onlara pek şans tanımıyordu. Lâkin "ummadık taş, baş yarar misali" her ikisi de turnuva çok şanssız bir şekilde veda edecekti. Ne ilginçtir ki, onlarla 1. turda aynı grupta yer alan İtalya ve Almanya kupanın finalinde buluşacaktı.

       1.Grup'ta mücadele eden Kamerun, gol averajıyla eleniyordu. Aslında çok ilginç bir gruptu; zira oynanan 6 maçın 5'i berabere bitmişti. Son maçında Peru'yu 5-1 yenen Polonya gruptan lider olarak çıkmıştı.

       Cezayir 2.Grup'ta ; Almanya, Avusturya ve Şili ile mücadele edecekti. Kuzey Afrika ekibinin ilk rakibi Almanya idi. Gijon'da 42000 seyircinin izlediği müsabakada golleri Rummenige, Madjer ve Belloumi atıyor; Çöl Savaşçıları, Panzerler'e 2-1 galip gelip tüm dünyayı şaşkına çeviriyordu. Fakat ikinci maçta Avusturya'ya 2-0 ile boyun eğiyorlardı. Son maçlarında ise ilk iki maçını kaybedip evine dönmeye hazırlanan Şili karşısına çıkıyorlardı. Assad ve Bensaoula ile ilk devreyi 3-0 önde kapatan Afrika ekibi, rehavete kapılmış olacak ki, maçı 3-2 kazanabiliyordu. Ertesi gün Almanya ve Avusturya Gijon'da karşılaşacak, birbiriyle tarihi bağları bulunan ve aynı dili konuşan bu iki ülkenin mücadelesi, tarihe "kara leke" olarak geçecekti. "Ne şeytanı gör ne de salavat getir" mantığıyla oynanan karşılaşmanın tek golünü, 1997'de Samsunspor'u da çalıştıran, Horst Hrubesch 10.dakikada atacak ve iki takım kalan 80 dakikayı "al gülüm ver gülüm" şeklinde oynayacaktı. Maçı izleyen İspanyollar bile "fuera (dışarı)" diye tempo tutacaklardı. O dönem galibiyete 2 puan veriliyordu; Avusturya, Almanya ve Cezayir 4'er puanla grup maçlarını tamamlamıştı. Pozitif averajlı Almanya ve Avusturya gruptan çıkarken, nötr averajlı Cezayir ülkesine dönmek zorunda kalıyordu. Maçtan sonra Çöl Savaşçıları haklı olarak bu maçın şike olduğunu ve her iki takımın da turnuvadan ihraç edilmesini gerektiğini söylese de FIFA onları kale bile almayacaktı."Bazı hayvanlar daha eşittir" mantığıyla haraket eden FIFA, bu skandalı örtmeyi aklına 4 sene sonra getirecek ve 1986'daki turnuvadan itibaren gruplardaki son maçlar aynı gün saatte oynatmaya karar verecekti vermesine de hatır şikelerinin önüne geçmeye yetmeyecekti; zira Cezayir'in yaşadığı haksızlığa, Euro 2004'te İtalya da uğrayacak ve İskandinav ittifağıyla turnuvaya grup aşamasından veda edecekti.

       O tarihten bu yana karşılaşmayan Almanya ve Cezayir arasındaki ilk randevu bundan tam 50 sene önce Cezayir'de gerçekleşmiş ve Çöl Savaşçıları, Panzerler'i 2-0 ile alt etmişti. Bu akşamki randevuda Panzerler mutlak favori; ancak top yuvarlaktır, kazanan dört köşe...

Hazırlayan: Erkan ADAY

Yorum Gönder

 
Top