0
Hollanda Kazandı Ama...
       B Grubu’nda ikinci maçlar oynandı. İspanya’yı farklı devirerek turnuvaya süper başlangıç yapan Portakallar Avustralya ile karşılaştı.

       Van Gaal İspanya maçındaki gibi 5’li bir savunma hattıyla çıktı. Aslında Avustralya’ya karşı bu sistemle çıkılması tartışılabilir. Darly Janmaat ve Blind’in çizgiyi iyi kullandığını söyleyebiliriz ancak Avustralya takımına karşı ileride top tutacak bir sistem de denenebilirdi. Hücum orta sahayı bir adamla daha da kalabalık tutmak oyun planı bakımından savunma merkezini üçlemekten kesinlikle daha verimli…

       Avustralya maça iyi başlayan ekipti. Sneijder’in top kayıpları orta saha ile hücumdaki dev üçlü ile olan uyumsuzluk göze çarptı. Bu artıyı iyi kullanan Avustralya ilk bölümde kanatlardan da rakibini sıkıştırarak Blind ve Janmaat’ın da oyununu bozdu. 20. dakikada süper güç Robben sahneye çıktı. Hızla sokulduğu ceza sahası içinden o bilindik gollerinden birine imza attı. Avustralya golden sonra hemen toparlandı. Hollanda’nın rakibine 3’lü savunmaya rağmen bir tehdit oluşturmadığı gibi Avustralya’nın topla oynamasına izin verdi. Tim Cahill bana göre şu ana kadar turnuvanın en güzel golünü attı.

       Indi’nin sakatlanması ve Memphis Depay’ın oyuna girmesi beni şaşırttı açıkcası. Çünkü Van Gaal bu değişiklikle oyun planı değişmiş ve 4-2-3-1’e dönmüştü. Depay ikinci yarı maçın çehresini değiştirdi. Sol kanattan yarattığı pozisyonlar, üçüncü bölgedeki etkinliği ilk yarıda çok verimsiz olan Van Persie’ye de yaradı. Avustralya’nın penaltı golünden sonra bu kez Portakallar hemen yanıt verdi. Persie nihayet etkisini gösterdi, golünü attı.

       Avustralya Teknik Direktörü Ange Postecoglou oyun içi hamlesi felaketti. Leckie’nin ayarlarıyla oynadı. Cahill’i çıkarmak yorgunluğun da etkisiyle kabul edilebilir ancak Leckie’yi bir merkeze çekti bir kenara çekti bir forvete çekti. Zaten Leckie’ye gerekli destek gelmeyince genç oyuncu  reaksiyon gösteremedi.

       Memphis Depay’ın uzaktan şık vuruşuyla öne geçti Hollanda. Depay’ı PSV’de anlatan bir spiker olarak bu gol beni çok sevindirdi.  Arkasındaki Blind ile uyumu, Avustralya savunmasını iyi okuması ve oyunu sezmesi, Persie’ye destek olması çok güzeldi. Hiç beğenmediğim De Guzman iyi bir görüntü verdi.

       Savunmanın dengesi maç içerisinde bozulabiliyor Hollanda’da. İçeri çabuk sızan takımlara karşı Hollanda savunması neye uğradığını şaşırabilir. Bir de şunu unutmayalım. Hollanda’nın Persie-Robben- Sneijder üçlüsünün üretkenliğine bağlı bir takım olduğunu unutmayalım. Avustralya maçında Sneijder uzunca süre etkisizdi. Persie’de aynı şekilde.. Hollanda’nın oyun planları içerisinde üç isim de kilit role sahip ancak en az biri aksadığında tıkanabiliyorlar. İlk yarıda Robben’in kaleye kadar indiği pozisyonu aklınıza getirin. Bu bireysel bir çabadır. Hollanda final veya şampiyonluk istiyorsa bu oyun sisteminde Sneijder-Persie-Robben üçlüsü kusursuz oynamak zorunda. Depay kendini gösterdi vitrine çıktı. O kurtardı maçı… Ya o olmasaydı nolurdu?

Hazırlayan: Orhun ALİCİKOĞLU

Yorum Gönder

 
Top