0
       Transfer Merkezi Dergisi'nin bugünkü konuğu Gaziantepspor'un genç golcüsü Oğulcan Çağlayan. Bursaspor alt yapısında gösterdiği müthiş performansla herkesin dikkatini çekip Galatasaray'ın kapısından döndükten sonra Gaziantepspor'a transfer olan 1996 doğumlu U19 milli golcüyle gelecek hedeflerini konuştuk.

Merhabalar Oğulcan Çağlayan. Bizlere futbola başlama öykünü anlatır mısın?
       Merhabalar. Futbola Ankara'daki evimizin koridorunda oynayarak başladım. Fakat evde birçok eşya kırılmaya başlayınca kariyerimi mahallemizin sokaklarında sürdürmeye karar verdim. İlkokulda hiperaktif ve fazlasıyla hareketli bir çocuk olduğum için enerjimi harcayacak bir şeyler aradım. İlkokul öğretmenlerim de bu enerjimden hep şikayetçi oluyordu. Bir gün okulun kantinin kapısında asılı Ankara Bahçelerüstü Spor Kulübü'nün ilanını gördüm. Okuldan sonra eve giderek aileme ilandan bahsettim ve beraberce ertesi gün kulüp binasına gittik. Yolda giderken hayalimde kocaman bir kulüp binası ve bir sürü çim saha hayal ediyordum. Kulübün adresine ulaştığımızda gecekonduya benzeyen küçük bir bina gördük. Ailem önce beni buraya teslim etmekte tereddüt etti. Ben çok fazla ısrar edince dayanamayıp kabul ettiler. O küçük gecekonduya benzeyen binada modern kulüplerdeki olanaklar bulamadım belki ama insan olmayı , elimdekini takım arkadaşlarımla paylaşmayı, yağmurlu bir maçtan sonra daracık bir odada ısınmayı ve en önemlisi küçük şeylerle mutlu olmayı ögrendim. Benim hayatımda çok özel bir yere sahip Bahcelerüstü Spor Kulübü. Buradan sizin aracılığınızla rahmetli Kulüp Başkanımız Selami hocayı saygıyla anıyorum. Mekanı cennet olur umarım.

Alt yapılardan Süper Lig'e uzanan kariyerinde sana en çok kimlerin katkısı oldu. Buralara gelmende hangi hocaların daha çok rolü var sence?
       Öncelikle hala yolun başında olduğumu ve kariyerimde geldiğim bu noktanın ulaşmak istediğim hedeflerim için ilk durak olduğunu düşünüyorum. Herşeyden ve herkesten önce en büyük katkı ailemindir. Babama, anneme ve canım kardeşim Mert'e minnettarım. Profesyonel olarak baktığımda birçok hocanın katkısı olduğunu düşünüyorum. Türkiye’de alt yapıların futbolcu yetiştirme konusunda yeterli planlamaya sahip olmadığından ve başarıya odaklı çalışıldığından antrenörlerim sürekli değişti. Ben hep pozitif tarafından baktım ve her çalıştığım antrenörden bir şeyler öğrenmek için çaba sarf ettim. Bana emeği geçen tüm hocalarıma teşekkür ederim. Bunların arasında bana gerçekten çok fazla katkısı olan değerli birkaç hocamdan minnettarlıkla bahsetmek isterim. Ankaraspor alt yapısında Hasan Yüce hocam ve Bursaspor'da Ayvaz Öztürk' un bana emekleri çok fazladır. Özellikle Ayvaz hoca ile hala görüşür, derdimi paylaşırım. Kendisi dürüst, açık sözlü adam gibi adamdır. Ve son olarak Tan Kesler! Ona çok şey borçluyum. Tüm hocalarımın bendeki emeği fazladır. Hepsine teşekkür ediyorum.

Bursaspor'un altyapısından bahsedelim biraz. Bursaspor, her yaş grubundan millî takımlara futbolcu gönderiyor. Bu anlamda ciddi bir futbolcu fabrikası denilebilir. Diğer takımlardan farkı ne sence Bursaspor'un?
       Türkiye'de alt yapılara yeterli yatırım yapılmıyor. Bu sene Fatih Hocanın çabalarıyla biraz biraz yatırıma başlandığını düşünüyorum. Birçok kulüpte kaliteli oyuncu yetiştirmek için yeterli tesis olmaması ve genç oyuncu gelişimi konusunda bilgili antrenörlerin sayısının az olması Bursaspor gibi üst düzey tesislere ve bilgili alt yapı hocalarına sahip olan bir kulübü oyuncu fabrikası haline getiriyor. Bence en önemli fark bu...

Bursaspor’da forvet mevkiinde Enes Ünal'la birlikte alt yapıda iyi bir ikili oldunuz ve harika performans sergileyerek A takıma kadar yükselme başarısı gösterdiniz. Fakat beklenmedik bir şekilde Bursaspor’dan Galatasaray’a transferin gerçekleşti. Galatasaray’da idmanlara başlamışken kısa bir süre içinde takımdan ayrıldın. Ayrılığın sebeplerini okuyucularımıza aktarır mısın?
       Enes gerçekten çok kaliteli bir futbolcu ve iyi bir insan. Enes ile iyi arkadaşız ve zaman zaman hedeflerimizle ilgili konuşuruz. Enes'in de Türk futboluna önemli hizmette bulunmasını ve çok iyi yerlere gelmesini temenni ediyorum. Ben bir senede altyapılarda 45 den fazla gol attım fakat Bursaspor'da hak ettiğim değeri görmediğimi düşündüm ve hissettim. O noktada herkesle iyi bir şekilde vedalaşarak ayrıldım. Güzel anılar biriktirdim Bursaspor'da. Futbolda hiç bir zaman kötü ayrılmamak gerektiğini bildiğim için tüm Bursaspor camiasının iyi dileklerini alarak ayrıldım. Herkese de teşekkür ettim. Bugün bile Bursaspor camiasına saygım sonsuzdur. Galatasaray serüvenim ise bir süreliğine kapandı. Bundan tekrar bahsetmek istemiyorum. Olabilirdi fakat olmadı. Futbolda dün yok biliyorsunuz . Bu günü konuşmayı tercih ediyorum.

Galatasaray serüveninden sonra profesyonel futbol hayatının başladığı Güney ekibi Gaziantepspor’a transfer oldun. Gaziantepspor’a transferin nasıl gerçekleşti?
       Gaziantepspor benimle başından beri ilgileniyordu. Genç ve yetenekli oyunculara şans veren bir kulüp olduğunu biliyorduk. Biz Galatasaray'a söz verdiğimiz için bekledik fakat transferim gerçekleşmeyince bana bu kadar çaba sarf eden değer veren Gaziantepspor ile anlaştık. Çok doğru bir karar verdiğimi düşünüyorum. Muhammed Demir, Cenk Tosun gibi çok önemli oyuncular kendilerini bu forma altında gösterme imkan buldu. Başkanımız ve diğer yönetim kurulu üyelerine de buradan tekrar transferimde gösterdikleri çabalardan dolayı teşekkür ediyorum. Burada çok mutluyum.

Profesyonel futbol kariyerine Çaykur Rizespor-Gaziantepspor maçında  forma giyerek adım attın ve devamında da genç yaşında Süper Lig' de forma giymeye devam ettin. Süper Lig'de ilk kez forma giydikten sonraki duygularını bize aktarır mısın?
       Çok güzel ve özel duygular tarif etmesi çok zor. Alt yapıda yıllarca bu anı bekleyip hayal ettim. Süper Ligde bir gün oynamak için durmadan antrenman yaptım  Hayalim öncelikle Süper Ligde güzel başarılara imza atmak ve sonrasında Premier Lig' de forma giymek. Şimdi bu hayalin ilk adımını yaşıyorum. Daha önce de belirttiğim gibi daha çok çalışıp kendimi geliştirmem gerektiğine inanıyorum. Asla vardığım nokta ile yetinmemem gerekiyor.

Sana ilk kez forma şansı veren Sergen Yalçın'la ilişkilerin nasıldı?
       Sergen Hoca gerçekten çok farklı ve sıra dışı bir futbol adamı. Onunla çalışma fırsatına sahip olmak ve bana hocalık yapması çok farklı bir duyguydu. Hayat sürprizlerle dolu, rüyamda görsem Sergen Hoca ile aynı sahada çalışma fırsatı bulacağımı düşünmezdim.

Takımın Gaziantepspor bu sezon Okan Buruk önderliğinde ligde iyi işler yapmak amacında. Kendi adına ve takım olarak hedeflerinizi okuyucularımıza aktarır mısın?
       Bu sene Okan hoca önderliğinde çok iyi bir hazırlık donemi geçiriyoruz. Takım olarak yeni bir yapılanmaya gittik diyebiliriz. Bir çok yeni oyuncu geldi ve hazırlık kampında takım ve ekip olma adına çok güzel çalışmalar yaptık. Genç ve atletik bir ekibiz. Koşan, rakibe önde basan ve hep golü arayan bir takım kimliğine bürünmek için çalışıyoruz. Bu sene taraftarımızda tribünde zevk alacakları maçlar izleyecek. Hedefimiz ligi ilk 8 içinde bitirmek. Kendi hedefim ise bu sezon daha fazla sure almak ve 7 ile 10 aralığında gol atmak.

Milli Takımlardan aldığın ilk daveti hatırlıyor musun? Seni seçen futbol adamlarımız kimlerdi, o gün neler hissetmiştin? Milli takım oyuncusu olmanın sana neler kattığını düşünüyorsun?
       Milli takımın benim için bambaşka bir anlamı var. Ülkemin formasını taşımak ve temsil etmek gurur verici. Ayrıca milli olmak bir oyuncu için farklı bir statü. Milyonlarca genç yetenekli futbolcu arasından sadece 18 kişi çağrılıyor. Özel bir platform ve bu formayı taşımak herkese nasip olmuyor. Milli formayla oynadığım her maç bana ayrı bir özgüven verdi. Beni Fenerbahçe’ye hat-trick yaptığım maçtan sonra ilk olarak Hakan Tecimer Milli takıma çağırmıştı. Buradan U-19 Milli tahkiminin teknik direktörü Vedat Hocama da teşekkür etmek istiyorum. Kendisi Bursaspor’dan ayrıldıktan sonra maç eksiğim olmasına rağmen bana sonuna kadar inandı ve milli takıma davet etti.

Futbolun dışında hayatında neler var? Nelerden hoşlanırsın, boş zamanlarında neler yaparsın?
       Hep ailem var hayatımda. Kardeşim Mert ile sezon aralarında play-station'da kıyasıya FIFA oynamayı çok seviyorum. Boş zamanlarımda İngilizce öğreniyorum. İleride bir gün işime yarayacağına inanıyorum Kitap okumayı çok severim, çok kitap okuyorum. Arkadaşlarımla vakit geçirmeyi seviyorum.

Bu keyifli sohbet ve bize zaman ayırdığın için teşekkürler. Son olarak senin okuyucularımıza iletmek istediğin bir şey var mı?
       Öncelikle bu güzel sohbet imkanını bana verdiğiniz için sizlere çok teşekkür ederim. Buradan Beşiktaş kulübünün unutulmaz başkanı Sn. Süleyman Seba'ya Allahtan rahmet diliyorum. Son olarak Türk futbolseverler futbolun sadece bir oyun olduğunu unutmamalı. Ülkemizde kaybedenlerin kazananları centilmenlikle alkışlama erdemini göstermesi gerekiyor. Milli takımla yurt dışına maç yapmaya gittiğimizde görüyoruz, bizleri izlemeye gelen binlerce insan şiddetten uzak bir şekilde destek verip maçımızı izliyor. Ülkemizde maalesef tribünlerde şiddet olayları var. Ben bu sene bunların azalmasını hatta son bulmasını ümit ediyorum. Sahada biz futbolcular kıyasıya mücadele etmemize rağmen, maç bitiminde birbirimizi tebrik ediyoruz. Aynısını taraftarlarımız da yapmalı. Teşekkürler.

Röportaj: Oğuzhan ARSLAN
Bu röportaj TransferMerkez.com tarafından yapılmıştır, tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılama

Yorum Gönder

 
Top