0
       Transfer Merkezi Dergisi'nin bugünkü konuğu alt liglerin ünlü golcüsü Şehmus Özer. Bu sezon memleketinin takımı Diyarbakır Büyükşehir Belediyespor'a transfer olan tecrübeli golcüyle yaptığımız bu keyifli röportajı hep birlikte okuyalım.

Merhabalar Şehmus Özer, bizlere futbola başlama öykünü anlatır mısın?
       Transfer Merkezi dergisi okuyucularına merhabalar. Futbola genç yaşlarda memleketimin takımı Erganispor’da başladım. Ergani’den sonra Malatya Belediyespor, Malatyaspor, Gümüşhanespor, 3 sezon arka arkaya Mardinspor, sonraki sezonlarda İzmir’de Altay ve Karşıyaka forması giydim. Kariyerimin en parlak dönemlerinden Mersin İdmanyurdu ve AkhisarBelediyespor’da üst üste 2 sezon şampiyonluk yaşadım. Devamında yarım sezon Şanlıurfaspor 'da forma giydim. Şanlıurfaspor’dan devre arası ayrılarak Karşıyaka’ya transferim gerçekleşti. Son olarak’da geçen sezon Altay forması giydim. Bu sezon itibariyle memleketimin takımı Diyarbakır Büyükşehir Belediyespor’da forma giyeceğim.

Alt yapılardan profosyonel hayatına uzanan kariyerinde sana en çok kimlerin katkısı oldu. Buralara gelmende hangi hocaların daha çok rolü var sence?        Az, nadir insanın bana katkıları olmuştur. Her zaman kendi çabalarım ve isteğimle bu yerlere geldim diyebilirim.

Diyarbakırlı 5 kardeş olarak profesyonel liglerde forma giyerek dünya futbolunda önemli bir ilke imza attınız. Kardeşlerin en büyüğü olarak bu başarının gizli anahtarı ne oldu sence?        Kardeşlerimin en büyüğü olarak her zaman onlara örnek olmaya çalıştım. Kardeşler olarak hepimizde futbolcu olma isteği vardı. İsteğimiz alt yapılarda oynarken o kadar güçlüydü ki sonunda hepimiz profesyonel futbolcular olduk. Annem ve babamın aslında futbolla alakaları yoktur. 5 kardeş olarak hevesimizle, isteğimizle, yeteneğimizle şu an buralarda olduğumuzu söyleyebilirim.

Kariyeriniz boyunca ondan fazla kulüpte forma giyme fırsatı yakaladın. Futbolseverler seni ‘’Anadolu Gezgini’’ olarak tanımlanıyor. Birçok farklı takımda aynı başarılı performansı sergilemeni nasıl yorumluyorsun?
       İşini seversen ve aşıksan hangi iş alanında olursa olsun başarılı olursun ve insanların sana karşı tutumu ayrı olur. Her zaman bana verilen şansı iyi kullanmaya çalıştım ve çok çalıştım, çalışmaya da devam edeceğim.

İzmirli köklü takımlarından Karşıyaka’da forma giyerken Türkiye’nin önemli derbilerinden sayılan Karşıyaka-Göztepe karşılaşmasında hakem Hüseyin Sabancıyla tatsız bir olay yaşamış ve ardından 14 maçlık bir ceza gelmişti. Bu olayın perde arkasını okuyucularımıza aktarır mısın?
       Olayın gerçek yüzü aslında çok karışık oldu . Maç bittiği zaman her şey çok net anlaşılmıştı. Şanlıurfaspor’dan devre arası Karşıyaka’ya transferim gerçekleşmişti. Maç eksiğim olduğu için maça yedek başladım ve sonradan oyuna dahil oldum. Derbi atmosferine rağmen kendi adıma çok sakindim. Kendi lehimize hakem Hüseyin Sabancı yanlış kararlar veriyordu. Yanına giderek yardımcı olmak istedim ve sakin olmasını söyledim. Her insan gibi hata yapabilir. Takım kaptanımız Adnan Güngör hakeme doğru koşarken bana çarptı ve ben de hakeme çarptım. Hoca da benim kasti yaptığımı düşünerek kırmızı kartını gösterdi ve ben de devamında sinirlerime hakim olamadım. Kesinlikle böyle bir olay yaşamak istemezdim.

Futbol kariyerinize baktığımız zaman 100 gol barajını aşan nadir futbolculardan birisin. Malatya’da genç yaşlarda şampiyonluk yaşadın, Mersin İdmanyurdu ve Akhisar Belediyespor'la arka arkaya Süper Lig’e çıkma başarısı yakaladın. Şehmus Özer gibi bir ismi Süper Lig platformunda neden daha fazla duyamadık?
         Her zaman gittiğim yerde başarılı olmaya çalışırım, hocalarım bana güvenir ve ben de güvenlerini boşa çıkarmamaya çalışırım. Mersin İdmanyurdu’nda oynarken 29 yıl aradan sonra Süper Lig'e çıkma başarısını gerçekleştirdik ve bu başarıda payımın olduğunu düşünüyorum. Nurullah Sağlam hocamız bir sezon sonra beni takımda düşünmemişti. Ben de kararını saygı göstermek zorundaydım. Ertesi sezon Akhisar Belediyespor'da da şampiyonluk yaşamıştım. Takımda en çok gol atan 2. oyuncuydum ve kendi adıma başarılı bir ivme yakalamıştım. Süper Lig’e çıktığımız zaman Hamza Hamzaoğlu hocamız beni takımda düşünmedi ve geçen sezondan benim 3 tane yedeğimle devam etme kararı aldı. Neden kadroda düşünmediğine dair açıklamada da bulunmadı. Aslında bu ayrılıklarda yerel basının da payı var diyebiliriz. Ayrıldığım zaman neden ayrıldığıma dair hiçbir soru sormadılar, kalmam yönünde bir destek görmedim. Ben de istenmediğim yerde kalmayarak Akhisar’dan ayrılmıştım.

Bu sezon itibariyle Diyarbakır Büyükşehir Belediyespor’da forma giyeceksin. Kendi adını ve takım olarak hedefiniz neler?
       Bir Diyarbakırlı olarak memleketinin formasını terletmek heyecanlandırıyor elbette. 16-17 sezondur dışarıda forma giyiyordum. Artık Diyarbakır şehri için, memleketim için formamı terleteceğim. Tabii ki hedefimiz şampiyonluk. Takım olarak iyi yoldayız. Bu sezon itibariyle Diyarbakır Büyükşehir Belediyespor'un başarısı için kendi adıma elimden geleni yapacağım.

Bize futbol dışındaki hayatından söz eder misin? Hobilerin var mı, nelerden hoşlanırsın?        Futbol dışında gezmeyi çok seven bir insanım. Boş zamanlarımda alışveriş yaparım. Yemek yeme konusunda seçici bir yapıya sahibim farklı tatlara bakmaktan hoşlanırım.

Bu keyifli sohbet ve bize ayırdığınız zaman için teşekkürler. Son olarak senin okuyucularımıza iletmek istediğin bir şey var mı?
       Ben bu keyifli sohbet için sizlere teşekkür ederim. Son olarak bu sezon taraftarlarımızı maçlarımıza bekliyorum. Taraftar desteği futbolda önemli bir unsur. Hep beraber Diyarbakır şehrini başarıya ulaştıralım.

Röportaj: Oğuzhan ARSLAN
Bu röportaj TransferMerkez.com tarafından yapılmıştır, tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılama

Yorum Gönder

 
Top