11 Şubat 2014 Salı

Röportaj: Muhammet Yürükuslu (Anadolu Selçuklu)

       Transfer Merkezi Dergisi'nin bugünkü konuğu Konyaspor’dan Anadolu Selçukluspor’a kiralanan Muhammet Yürükuslu. 22 yaşındaki genç oyuncu sol bek mevkinde görev alıyor. Geçen sezon Torku Konyaspor’da şampiyonluk yaşayan Muhammet’in misafiri olduk ve keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Buyrun hep birlikte okuyalım.

Merhabalar Muhammet. Futbol hayatına nasıl başladın?
       Merhabalar. Futbola 9 yaşındayken başladım. Babam eskiden amatör takımda futbolcuydu. Babam beni arkadaşlarıyla oynayacağı bir halı saha maçına götürdü. Babamın arkadaşları beni cesaretimden dolayı çok beğendi ve babama ‘’Bu çocuğu gönder gitsin bir takıma, topçu olsun.’’ demişlerdi. Babamın amatör takımdan arkadaşı Yusuf Selek o zamanlar Konyaspor yönetimindeydi. Babam beni ona götürdü ve onun sayesinde Konyaspor alt yapısına girdim. O zaman başladı ve Allah nasip etti bugüne kadar Konyaspor formasını terlettik ve şimdi de Anadolu Selçukluspor’dayız. İnşallah bundan sonrası dahayırlı olur.

Geçen sezon Torku Konyaspor ile şampiyonluk yaşadınız. Bu süreci bize anlatır mısın?
       Bir sezon önce transfer yasağımız vardı ve geçen sezona başlarken transfer tahtamız açılmıştı. Aramıza karakter olarak, insanlık olarak iyi ağabeylerimiz, arkadaşlarımız katılmıştı. Hüsnü hocayla başlangıç yapmıştık ama işler istediğimiz gibi gitmedi ve sonra Uğur hocanın gelmesiyle takım bir hava yakaladı. 14. sıradaydık ve Tavşanlı maçına deplasmana gitmiştik. Bu maç bizim kırılma maçımızdı. Oradan 3 puan çıkardıktan sonra ard arda gelen galibiyetler takımımızı havaya soktu. Takımdaki arkadaşlık on numaraydı. Maddi açıdan sıkıntılar yaşasak da, takımdaki birlik maddiyatı düşünmemizi ikinci plana attı. İdmandan çıkıyorduk birlikte sinemaya gidiyorduk ,yemeğe gidiyorduk, aynı evde toplanıp oturuyorduk. Bunların sonucunda şampiyonluk gelecekti. Yönetim sahip çıktı ,taraftar sahip çıktı. Allah da nasip etti çok güzel bir şampiyonluk yaşadık.

Sezon başında Uğur Tütüneker tarafından kadroda düşünülmediğin söylendi. Sezon başı seninle ilgilenenler oldu, devre arasında ilgilenenler oldu ve en sonunda Anadolu Selçukluspor'a kiralık olarak geldin. Bu süreci bizlere anlatır mısın?
       Benim öncelikle amacım Konyaspor’da kalmaktı. Ben genç bir oyuncuyum ve mücadele etmeyi seviyorum. Süper Lig’de kendimi göstereceğimi düşünmüştüm. Uğur hoca beni takımda düşünmediğini söyledi ve bu söylediği süreçte de transferin son günleriydi. Çoğu takım sol bek transferini yapmıştı. Devre arası da transferim kulübümün isteği doğrultusunda olmadı. Çünkü takımlar bonservisimle istedi. Kiralık olarak almak istemediler. Benim de önümüzdeki seneyi düşünmem lazımdı ve maç eksiğimi gidermek için Anadolu Selçukluspor’u seçtim.

İlk futbolculuk zamanlarına dönelim biraz da. İlk kazandığın para ile ne yaptın?
       A takıma ilk defa 2009’da çıkmıştım. O zamanlar takım kazanınca prim almaya başlıyorduk. İlk aldığım parayla dışarıdan yemek yaptırıp aileme yemek götürmüştüm. İki kardeşime harçlık verdim ve o paraya çok sevdiğim bir saat aldım. Saat maddi açıdan çok büyük bir saat değil ama bendeki değeri çok büyük. Hala kullanıyorum.

2010-2011 sezonunda Denizli Belediyespor macerası yaşamışsın. Bize o macerayı anlatabilir misin?
       2009-2010 sezonunda ben Konyaspor A takım kadrosundaydım. Ziya hoca ile şampiyonluk yaşadık. O zaman sol bekte Basem Abbas ve Ramazan Kahya gibi isimler vardı ve Ziya hoca bana, bu sene forma şansı bulma ihtimalimin zor olduğunu ve bir yerlere gidip tecrübe kazanmamı önerdi. O sene Denizli Belediyespor’un tesadüfen aramasıyla Denizli Belediyespor’a kiralandım. İlk defa Konya’dan o zaman ayrıldım. Oraya gittiğimde sıcakkanlı arkadaşlıklar oluştu. Orada 24 maç oynadık ve şampiyonluk yaşadık. Play-offları Murat Akın ağabeyim gibi benim de sevdiğim söylenebilir. 3 defa play-off'tan şampiyonluk yaşadım. Murat Akın kadar usta değiliz tabii. (Gülüşmeler)

Puan durumuna baktığımızda bu sezon Anadolu Selçukluspor ile hedefiniz ligi en üst sıralarda bitirmek olacak diye düşünüyorum. Sence durum nedir? Bu sezon takım için ve bireysel hedefin nedir?
       Ben Anadolu Selçukluspor’u sezon başından beri takip ediyordum. Takımın tek sorunu gol atamamasıydı. Vedat Bora, Ramazan Durdu gibi çok iyi orta sahaları vardı. Forvette Yaser var ve tüm yük onun omuzlarındaydı. İkinci yarı buraya geldik, elimizden gelen katkıyı sağlayacağız. Ama güçlü takımlar var tabii ki, PTT 1.Lig ayarında takımlar kuruyorlar. Mesela; Hatayspor, Yeni Malatyaspor ve Göztepe. İlk hedefimiz düşmemek diyebilirim. Düşme hattından uzaklaşıp ligi gelebildiğimiz en iyi noktada bitirmek istiyoruz. Benim açımdan ise ilk yarı boş geçti. Hedeflerim var ve bu hedeflere maça çıkarak ulaşırsınız ancak. Anadolu Selçukluspor’da güzel maçlar çıkararak hedeflerime ulaşmak istiyorum.

2.Lig’de Kırmızı grup ve Beyaz grup arasındaki ne gibi farklar var sence?
       Bence Kırmızı Grup'ta camia olarak büyük takımların ve paranın daha çok harcandığı kulüplerin olması, Beyaz Grup'ta ise tecrübeli takımların olmasıdır aradaki farklar.

Konyaspor ve Anadolu Selçukluspor gibi Konya’nın 2 profesyonel takımında da forma giyen bir isimsin. Geçen sezondan beri bu iki takımdan birçok futbolcuyla görüşüyorum ve özellikle Anadolu Selçukluspor’da oynayan oyuncuların genel sıkıntısı taraftarın maçlara gelmemesi. Konyaspor’da ise gayet güzel bir taraftar potansiyeli var. Bu konu hakkında neler söylemek istersin?
       Konya halkı futbolu sever. İdmanyurdu, Endüstri zamanlarını eskilerden dinliyoruz ve biliyoruz. Bu konuda bence özeleştiri yapmamız lazım. Takım düşmemeye oynarsa taraftar gelmez. Geçen sezon Konyaspor’da ilk haftalarda az seyirciye oynarken, galibiyetler geldiğinde stat doldu taştı. Bu Konya için değil Türkiye’nin genel sorunu. Seyirci olayı başarıya endeksli. Biz ne kadar başarılı olursak arkamızdaki taraftar gücü o kadar fazla olur. Her maçımıza gelen taraftar gruplarına da sizin aracılığınızla teşekkür etmek isterim.


Konyaspor alt yapısında sizin jenerasyonunuz gerçekten çok iyiydi. O jenerasyonu bizlere anlatır mısın?
       O jenerasyonla biz Türkiye dördüncüsü olmuştuk. PAF takımda beraber oynadığımız o zamanda A takımımız şampiyon oldu. Salih Eken ve Mesut Erçetin o takımın mimarlarıdır. 3-4 senemiz birlikte geçti ve o sezon adımızdan söz ettirdik. O sezon bizim takım arkadaşlarımıza sürekli transfer teklifi geliyordu. Sonra transfer yasağı geldi ve A takıma gittik. Orada kendimizi bol bol gösterme fırsatımız oldu. O transfer yasağı belki de Konyaspor için hayırlı oldu. Birçok genç oyuncuyla yeniden Süper Lig’e çıktık ve bu jenerasyon hala Konya’da futbol hayatına devam ediyor.

Karşılıklı oynadığın futbolcular içinde seni en çok zorlayan kim oldu?
       Hurşut Meriç. Hızlı Tren turnuvası olmuştu bir dönem. Osman hoca beni uyarmıştı Hurşut konusunda. Maça çıktık ilk 10 dakikada 2 tane bacak arası yedim. Bilekleri çok iyi. Hurşut abi hızlı, çabuk ve yetenekli. Bir de Dimitrov. Geçen sene Samsun maçlarında beni bayağı zorlamıştı.

Bildiğim kadarıyla eski oyuncunuz Neca ile sık sık görüşüyorsun. Geçenlerde twitterda bir fotoğrafa rastladım. Neca’nın sendeki yeri nasıldır?
       Neca ile abi-kardeş gibiyiz. Devre arasında Ankara ve İstanbul’daki dostlarını görmek için gelmişti. Beni görmek için Konya’ya da hızlı trenle geldi ve az da olsa görüşebildik. Neca mükemmel bir profesyonel. Geçen sezon oda arkadaşımdı. İdmanlara beraber gidip geliyorduk. Neca ile şöyle de bir anım var. Geçen sezon Eskişehir’de Manisa ile karşılaşacağımız play-off finalinden önceki gece beni büyük bir heyecan sardı. Uyku tutmadı, zaman geçmiyordu. Benim bu telaşlı ve panik halimi gören Neca benimle uzun uzun konuştu ve bu maçın sonunda ölüm olmadığını, sakin olmam gerektiğini ve şampiyonluğu kazandıktan sonra yapacağımız kutlamaları düşünmem gerektiğini söyleyerek beni sakinleştirdi ve uyuyabildim. Gerçekten çok büyük bir oyuncu Neca.


Bu sorumuzda futbol dışı olsun. Sence futbolcular sosyal medyayı kullanmalı mı?
       Kesinlikle kullanmalı. Taraftarla oyuncuların arasında iletişimi sağlıyor sosyal medya. Bu yönü de oldukça güzel. Sevgi-saygı çerçevesi içinde kullanıldığı takdirde yararlı olabileceği düşüncesindeyim.

TransferMerkez sitemiz ve dergimizi takip ettiğini biliyoruz. Dergimiz ve sitemiz hakkındaki yorumlarını almak isteriz?
       Sitenizi ve derginizi takip ediyorum ve en çok beğendiğim özelliğiniz doğru haberler yapmanız. Bazen kendimle ilgili bile haberleri ilk sizden öğrendiğim oluyor. Site yazarları olarak samimi yaklaştığınız için de hepinize teşekkürler.

Röportaj: Hüseyin KARABACAK
Bu röportaj TransferMerkez.com tarafından yapılmıştır, tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Transfer Merkezi

Transfer, Röportaj, Araştırma, Analiz

www.TransferMerkez.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder