11 Mart 2014 Salı

İnceleme: Dünya Derbileri

       Dünya futbolunda derbi maçların yeri çok farklı, çoğu zaman bir maçtan çok daha fazlası. Şehir kulüplerinin mücadelesinde daha çok politik ve dinsel çekişmeler etkili oluyor. İskoçya’da Rangers ve Celtic’in maçlarında Katolik-Protestan çekişmesi yaşanırken İtalya’da Roma-Lazio derbileri sağ-sol çatışmasına sahne oluyor. Futbolda rekabet duygusunun kültürlere göre farklılık oluşturması çeşitli sorunları da beraberinde getiriyor. Mesela İskoçya’da futbol rekabeti dinsel çekişmelerin yansıması olurken bu durum İspanya etnik farklılık şekliyle kendini gösteriyor.

BOCA JUNIORS - RIVER PLATE
       SuperClasico olarak bilinen Arjantin'in iki ünlü kulübünün arasındaki rekabet, dünyanın en büyük üç derbisi arasında gösteriliyor. İki takım arasındaki rekabetin temel nedeni için "zengin-fakir çatışması" diyebiliriz. 1905 yılında kurulan iki kulüpten Boca fakir mahallelerin, River Plate ise zengin kesimin taraftarlarının desteklediği bir kulüp.

CELTIC - GLASGOW RANGERS
       İki İskoç ekibinden 1888 yılında kurulan Celtic katolik azınlığı, 1873 yılında kurulan Rangers ise proteston çoğunluğu temsil ediyor. İki kulüp arasındaki mezhep ayrılığı rekabetin asıl nedeni. Dünyanın en eski rekabetinin olduğu kulüplerin başında gelen iki ekipten biri olan Celtic'in adı zaten anlam olarak keltleri ifade eder. Keltler de İskoçya'nın yerli halkıdır ve katolik mezhepindendirler. Rangers ise protestandır ve İngilizler'in takımıdır.

FENERBAHÇE - GALATASARAY
       Fenerbahçe ve Galatasaray, Türk futbolunun iki büyük çınarı. Biri 1905, diğeri 1907 yılında kuruldu ve 100 yılı aşkın süredir bu iki takımın maçları ilgiyle izleniyor. Mekteb-i Sultani kökenli olan Galatasaray batı değerleriyle eğitim veren bir okulun takımı olduğu için kurulduğu zamanlarda rakibi kadar halka inememişti. Fenerbahçe ise halka daha yakın ve halkın takımı olarak biliniyordu ancak günümüzde bu kulüpler arasındaki bu temel farklılık büyük oranda ortadan kalktı. Her kesimden insanın desteklediği, Türkiye'nin her yerinde taraftarı bulunan bu kulüpler arasında ortadan kalkmayan tek şey ebedi rekabet gibi görünüyor. Aynı zamanda Türkiye'nin en çok taraftara sahip iki takımı olan Galatasaray ve Fenerbahçe, sürekli şampiyonluk mücadelesi içinde olmalarıyla da rekabeti kızıştırıyorlar. Her zaman için üst düzey performansların sergilendiği ve gerilimlerin yaşandığı Fenerbahçe-Galatasaray derbisi, dünyanın en büyük 3 derbisinden biri olarak kabul ediliyor.

GÖZTEPE - KARŞIYAKA
       İzmir derbisi olarak kabul edilen Karşıyaka-Göztepe arasındaki maçlar her zaman olaylı geçmiştir ancak siyasi ya da sosyo-kültürel bir ayrımdan kaynaklanan bir rekabet değildir. İzmir'in Göztepe ve Karşıyaka semtlerinin futbol kulüpleri arasındaki mücadeleden kaynaklanır. Göztepe; 'Göz Göz' ve 'Tam 35', Karşıyaka ise 'Kaf Sin Kaf' ve '35,5' sloganlarını kullanır. 1980 yılında 2.Lig'de mücadele eden Göztepe ve Karşıyaka takımları arasında İzmir Atatürk Stadı'na oynanan maçı 80.000 taraftar izlemiş ve bir 2.Lig maçındaki en yüksek taraftar sayısı olmuştur.


PANATHINAIKOS - OLYMPIAKOS
       Panathinaikos ve Olympiakos arasındaki ezeli rekabet, yaklaşık yüz yıldır her geçen gün artarak devam ediyor. Atina'da bu iki takım arasında oynanan birçok maçta ortalık karışıyor. Bugün bu iki takım Yunanistan'daki iki ayrı sosyal kesimi temsil ediyor. Panathinaikos taraftarları daha çok zengin, Olympiakos taraftarları ise fakir kesimden oluşuyor. Bu derbi ve büyük rekabet sadece futbolda değil başta basketbol olmak üzere voleybol, sutopu gibi birçok branşta da devam ediyor.

KIZILYILDIZ - PARTIZAN
       En güçlü kent içi rekabet Belgrad'ın Kızılyıldız'ı ile Partizan arasındaki rekabette yaşandığı söylenebilir. Sırplar aralarındaki ölesiye rekabetten dolayı bu derbiyi "Ölümsüz Derbi" olarak adlandırır. 2. Dünya Savaşı sırasında Nazi Almanyası işgali altında kalan Sırbistan'da faşist güçlere karşı örgütlenen gençler tarafından 4 Mart 1945'de Kızılyıldız kurulur. Kızılyıldız halk takımı olarak taraftar toplar. 4 Ekim 1945'de ise Mihver Devletleri'ne karşı savaşan Yugoslav Halk Ordusu'nun mensupları tarafından Partizan Belgrad kurulur. Kızılyıldız halkın, Partizan ise adından da anlaşılabileceği gibi ordunun takımı olarak ön plana çıkar. Savaş sonrası güçlenen Sosyalist rejim Yugoslavya'yı da etkisi altına alır. Bu rejim sırasında iki kulüp de milliyetçi Sırp kimliklerini ön plana çıkarır. Bu takımların maçları bugün de büyük ilgi toplarken, maçlarda ve maç öncesi/sonrasında birçok istenmeyen olaya da sahne oluyor.

ROMA - LAZIO
       İkisi de Roma ekibi ikisi de Serie A'da mücadele ediyor. Lazio, İtalyan Ordusu mensupları tarafından kurulmuştur, ezeli rakibi göçmenlerin takımı olarak bilinen Roma'dır. İki kulüp arasındaki siyasi görüş ayrılığı rekabeti kine dönüştürmüştür. Romalılar daha demokrat, solcu, Laziolular ise ırkçı ve Mussolini yanlısıdır. Roma'yı göçmenler ve halkın çoğunluğu, Lazio ise aşırı sağcılar ve faşistler destekler. Bu nedenle iki takım arasında geçen maçlar İtalya'da ve dünyada ilgiyle izlenir ve genellikle taraftarlar arasında çıkan kavgalarla gündeme gelir.

El Clasico Kontenjanı
BARCELONA - REAL MADRID
       Aynı şehrin takımı olmadıkları için her ne kadar gerçek bir derbi olmasa da İspanyollar'ın tabiriyle El Clasico, dünyada en çok ilgi gören kulüp müsabakası ve her yıl tüm dünyada sonucu merakla beklenen bir karşılaşma. Birçok insana göre kraliyet "güç" cumhuriyet "özgürlük" anlamına gelir ancak İspanya´da durum biraz farklı. "Kraliyet" Real Madrid ile "Cumhuriyet" ise Barcelona ile özdeşleşmiş durumda. İspanya'da kraliyet takımı Real Madrid ile Katalonya´nın sembolü Barcelona arasında 1 asırdan fazladır süre gelen bir çekişme yaşanıyor yıllardan beri her iki takım da birbirlerine üstünlük sağlamak için elinden gelen her şeyi yapıyor.

Hazırlayan: Haydar BULACA
Transfer Merkezi

Transfer, Röportaj, Araştırma, Analiz

www.TransferMerkez.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme