0
Ochoa için normal bir gece..
       Dünya Kupası A Grubu’nda Brezilya ikinci maçında Meksika ile karşılaştı.. Sambacılar 1 puana razı oldu ve iki takım da grupta 4 puana yükseldi.

       Tempolu başlayan karşılaşmada Kamerun karşılaşmasında kazanmasına rağmen umut vermeyen Meksika,  ilk maçı baz aldığımızda ikinci maçta daha özgüveni yüksek şekilde oynadı.  Kamerun karşılaşmasında yaratıcı oyuncu sıkıntısını Giovanni ve Peralta ikilisinin üretkenliğiyle kapatan Meksika, sahanın her bölgesinde yaptıkları ikili-üçlü sıkıştırmalarla Brezilya’yı tıkadı. Hulk’un sakatlığı sonrası Meksika karşısında ilk 11’de başlayan Ramires etkili olamadı..  Meksika ilk yarı cesur oynadı.. Özellikle Marcelo ve Alves’in kanadından akın etmeye başladılar.. Bu artıları Marcelo’nun ve Alves’in çizgiyi ofansif olarak kullanamamasına yol açtı.. Bu da Brezilya adına hücumdaki çoğalmayı ve uzun topları azalttı.

       Gelelim Ochoa’ya… Bilenler bilir ne kadar iyi kaleci olduğunu.. Clup America yıllarından bu yana takip ederim. En az 20-25 maçına tanıklık ettim. İnanın Brezilya maçındaki performansından çok daha iyilerini de sergiledi.. Ben şaşırmadım.. Ochoa’nın Avrupa’ya transfer olması çok gecikince  ve oynadığı takımlarda önündeki savunmalar berbat düzeyde olunca çok gol yediğinden mütevellit kimsenin dikkatini çekmemişti.. Oyun konsantrasyonu, sezme, önündeki savunma ile uyumu.. Bütün bunlar Ochoa’nın maçta yıldızlaşmasını sağladı.. Harika kurtarışlar yaptı.. Bu turnuva sonrası 29 yaşındaki kaleci belki de dünyanın en iyi savunma hatlarının arkasında kalesini koruyacak.

       İkinci yarı gol ararken arkada açıklar veren Brezilya, rakibine geniş alan bıraktı.. Zaman zaman kontra yediler.. 70. dakikaya kadar uzun toplarla pozisyon bulmaya çalıstılar.  Orta saha ve forvet arasında bir bağlantısızlık var.. Bunun ana sebebi hedef santrafor eksikliği belki ama sanki başka bir temel sorun da var.. Scolari’nin hücum kombinasyonlarına ve oyun planına yoğunlaşması lazım.. İlk yarıda verim alınamayan iki bekin de nihayet hücuma katılması Brezilya’yı pozisyonlara soksa da kalede bir “dev” vardı.

       Herrera’nın gerek saha içi hamleleri gerekse oyuncu değişikleri yerindeydi..Scolari’nin ise Ramires değişikliği çok doğruydu.. Keza yerine giren Bernard çok çalışkandı. Ancak Fred’in çıkıp Jo’nun oyuna girmesi doğru olsa da oyun planı değişmediği için fayda getirmedi.. Belki de onlara Diego Costa gerekti Brezilya’ya…

       Meksika istediğini aldı.. Olan Hırvatlara oldu. Hırvatistan iki maçını da kazanması gerekebilir..Meksika ilk maça oranla çok daha iyiydi ancak bir kaleci maçta yıldızlaşıyorsa oturup bi’ düşünmek lazım neden yıldızlaşıyor diye.. Hırvatistan karşısında Ochoa’nın önündeki savunma daha dikkatli olmalı.. Final gibi bir maç bizi bekliyor.

Hazırlayan: Orhun ALİCİKOĞLU

Yorum Gönder

 
Top