0
       Ölüm… Bu topu topu dört harfli kelime ne kadar ağır, soğuk ve acı veren bir şey. Hele bir de vefat eden insanların genç yaşta aramızdan ayrılması üzüntüyü daha çok arttırıyor. Güzel futbolumuzda bazen acı dolu haberler alıyoruz. 5 Eylül 2012 sabahı da öyle bir haber almıştık. Eskişehirspor’un stoperi Ediz evinde kalp krizi geçirerek hayata gözlerini yummuştu. Türk futbolu, futbolcusu, futbol severi, kısacası kim varsa yastaydı. Geleceğe dair umutları olan bir genç daha hayata gözlerini yummuştu. Tıpkı, Gürsel Yaprakçı, Doğan Seyfi Atlı, Ergün Bedir, Gökmen Yıldıran ve diğerleri gibi. Ve bugün bu vefatın üstünden 2 sene geçti. Akıllara yine geldi o acı gün. Futbolcu kardeşleri, arkadaşları, ailesi bir daha yaşadı o acıyı. Bize de Ediz’i anlatmak, hatırlatmak düştü.

       Ediz, 1986 yılında Boşnak asıllı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası tarafından anlatılanlara göre, okula başladı ama derslere ilgisi sıfır. Komşuların sürekli şikayet ettiği, top peşinde yaz kış demeden sabahtan akşama kadar koşan bir çocuk Ediz. Akşamları terlemiş bir vaziyette eve geliyor, kardeşleri ders çalışırken o kitapların yüzünü açmıyor.

       Annesi Ediz’i Bursaspor’un seçmelerine götürüyor, binlerce çocuğun içerisinde Ediz seçiliyor. Türkiye’de alt yapı sıkıntı tabi. Alt yapıda tüm maddi külfet ailenin üstünde. Ediz’in ailesi de çok varlıklı değil ama destekliyorlar, kıramıyorlar Ediz’i. Ediz’in ağzından çıkan söz ise hep şu ‘’Anneciğim söz veriyorum, seni saraylarda yaşatacağım.’’

       Antrenman sahası ile evin arası 10 km. Her gün yürüyerek gidip gelebilecek kadar futbol aşığı Ediz. 5 sene boyunca yaz kış bu sıkıntıları çekiyor. Annesi de onunla birlikte sıkıntıları çekmeye devam. Ediz’in ıslanan eşyalarını kurutuyor, çamurlanmış ayakkabılarını yıkıyor. Ama Ediz’e ses çıkarmıyor, onun sevindiğini görünce bir katta annesi seviniyor.

       Aradan zaman geçiyor, Ediz ilk parasını kazanıyor. Paranın çoğunu annesine veriyor, azıcık da kendisine harçlık yapıyor. Annesi o parayı, ‘’oğlum büyüsün, güçlensin.’’ düşüncesiyle et, tavuk, meyve-sebze ne buluyorsa alıyor. Sonra Ankaraspor’dan teklif geliyor. 3 arkadaşıyla birlikte gidiyor Ankaraspor’a. Daha 16 yaşında Ediz. Küçük bir çocuk, yorganın altında ağlıyor, sızlıyor ama bir tarafta da annesine verdiği söz var. Annesini saraylarda yaşatmak için, evden uzak kalacak ve para kazanacak. 25-26 yaşına geliyor, annesine verdiği sözü tutuyor. Porsche araba alıyor, ev alıyor annesinin üstüne yapıyor. Gurur duyulacak bir çocuk oluyor anne babasına. Amacı da o değil miydi zaten. Dediği bir lafı hatırlatalım Ediz’in ‘’Benim tek hayalim ailemin benimle gurur duyması. Gerisi çok önemli değil.’’ Ediz ailesine hayırlı bir evlat oldu ve hiç hatırlamak istemediğimiz o günde, transferin son gününde yeşil sahalardan cennete transfer oldu. Eskişehirspor taraftarı da en anlamlı pankartlardan birisine imza atmışlardı onu da hatırlayalım.
       Akıllarda kalan bir başka olay da Necati Ateş’in Eskişehirspor’a transfer olmasıydı. Basın toplantısına Ediz’in formasıyla katılan Necati’ye Ediz sosyal medya üzerinden ‘’Abi formamda gözün var galiba’’ yazarak takılmıştı.

       Ediz'i yakından tanıyan futbolcu abileri, kardeşleri, hocaları ile görüştük ve onlardan Ediz için düşüncelerini aktarmasını istedik.

ERMAN ÖZGÜR: Ankaraspor'da takım arkadaşım olan Ediz, çok sakar ama yüreği tertemiz bir kardeşimizdi. Onun kalbinin güzelliğini bildiğimizden dolayı hepimiz çok severdik Ediz'i. Adı her geçtiğinde boğazıma bir şeyler düğümleniyor. Allah gani gani rahmet eylesin, mekanı cennet olsun.

KORAY ÇÖLGEÇEN: Ediz benim Ankaragücü'nden ve Bucaspor'dan takım arkadaşımdı. Hatta oda arkadaşıydık. Ediz çok düzgün, karakterli bir kardeşimdi. Elinden geleni her zaman yapan, formanın hakkını veren bir futbolcuydu. Ediz'in ismi geçince sözün bittiği anlar başlıyor bizim için. Mekanı cennet olsun, onu unutmayacağız.

HAKAN KUTLU: Ediz Ankaragücü'nde benim öğrencimdi. Düzgün, karakterli çok efendi bir oyuncuydu. Herkesin sevdiği bir isimdi. Genç yaşta kariyeri açısından iyi bir çıkış yakalamıştı. Ankaragücü'nün o zor şartlarında gemiyi en son terk edenlerdendi. Sonuna kadar bekledi. O günün sabahında uyurken bir arkadaşım aradı. Bana bu durumu söyledi. İnanamadım.  Mekanı cennet olsun. Onu unutmayacağız.

BAYRAM OLGUN: Ediz abi, benim için çok önemli bir insandı. Ankara'da idmandan sonra birlikte kalırdık, çok neşeci, şakacı , hayat doluydu abim. O kadar güzel bir kalbi vardı ki, yeri bende hep çok farklı olacak. Onu unutamam, Allah rahmet eylesin.

MERT ERDOĞAN: Biz Ediz ile bir devre birlikte çalıştık. Sonra takımdan ayrılmıştı. Tanıdığım kadarıyla güler yüzlü, neşeli bir insandı. Hep pozitifti. Takım yemeklerinde Hürriyet abiyle ikisi karşıma otururdu, yemekleri birlikte yerdik. Sürekli gırgır, şamata eğlenirdik. Allah mekanını cennet etsin.

        Onun için öyle uzaklardan taziye mesajları gelmişti ki. Aklımda kalanlardan birisi de ünlü İtalyan futbolcu Alessandro Nesta'nın sosyal medyada yaptığı paylaşımdı.

        Ediz’i bugün Eskişehir takımı ve taraftarı Bursa'da kabrinde ziyaret edecek. Bundan sonra Eskişehirspor takımının kazandığı kupalar, madalyalar, başarılar Ediz’in yanına götürülecek. Ediz, Eskişehirspor’da sembol olacak. Ediz’in ruhu şad, mekanı cennet olsun. Unutulmayacaksın Ediz. http://www.youtube.com/watch?v=ngehPcu2ZPc

Yazar: Hüseyin KARABACAK
Röportajlar konusundaki katkılarından dolayı Oğuzhan Arslan'a teşekkürler.

Yorum Gönder

 
Top