0
       Türkiye'de profesyonelliğin kabul edilip futbolun bir meslek dalına dönüşmesi 1951'i bulsa da ulusal lig 1959'da kurulacaktı. Aslında söz konusu ulusal ligin, o zamanki tabirle "Milli Küme"nin, 1937-1951 yılları arasında oynanan "Maarif Kupası" altında üç büyük ilde derece yapmış takımlar arasında oynanan şampiyonadan pek bir farkı yoktu.

       Genç ve Ümit Milli Takımların kurulmasını, Türkiye'nin UEFA'ya tam üye olmasını olmasını (1962) sağlayan Orhan Şeref Apak; futbolun İstanbul, Ankara ve İzmir tekelinden çıkarıp Anadolu'ya yayılmasına da öncülük edecek ve 2. ve 3.Lig'in temellerini atacaktı. Böylece kendi mahalli liglerinde mücadele eden kulüpler tek bir çatı altında toplanıp vilayetlerini profesyonel liglerde temsil edecek takımları teşkil ettiler. Futbolun Anadolu saflarına yayılmasıyla deplasmanlara otobüsler,trenlerle akın eden taraftarlar dolup taşıyor; heyecan tutku, rekabet hırsı kentleri kasıp kavuruyordu. Ama sonra!!... Salt başarıya endeksli zihniyetten doğan takıma ilgisizlik, altyapının oluşmaması, sabit gelir kaynaklarının olmaması, özellikle futbolun gücünü kullanıp siyasi ve iş yaşamında daha iyi konuma gelmeye çalışan şahısların basiretsizliği kent takımlarının ya kapılarına kilit vurulmasına ya da amatöre dönmelerine yol açacaktı...

       Zamanla ona da formül bulunacak ve başka kulüplerin üzerinden "reenkarne" olup adlarının başlarına ya da sonlarına "Yeni" "1900 bilmem kaç küsür" ifadelerini alarak yola çıkılacaktı... Aslında profesyonel liglerde mücadele eden fakat taraftarı olmayan, devletin olanaklarından yararlanıp haksız rekabete yol açan belediye ve özel idaresporların cirit atmasında temel sorun has il, ilçe takımlarının kaderlerine terk edilmesidir bana göre... İngiltere'de 19.yüzyılda kurulan kulüpler günümüzde hâlen yaşayabiliyorken, ülkemizdeki takımlar yarım asır bile yaşayamıyor... Bu vesileyle son 10 yılda profesyonel liglerde mücadele eden kent takımlarını inceleme gereği duyduyduk.

2004-2005
       64 takımın 4 grupta mücadele ettiği 3.Lig'in ligin dörtte biri kent takımlarından oluşuyordu. Gruplarını ikinci sırada tamamlayan Boluspor ve Giresunspor play-off'tan 2.Lig B'ye çıkarken; 1.Grup'ta Muşspor ve Niğdespor, 2.Grup'ta Sinopspor ve Amasyaspor lige veda edecekti. 1.Grup'ta Nevşehirspor, üçlü averajın devreye girmesiyle Ceyhanspor ve Bitlis Özgüldere ile girdiği play-off yarşının dışında kaldı.

       Küme düşen kent takımlarından yalnızca Sinopspor şu an BAL'da mücadelesini sürdürürken, diğerlerinin maalesef ilerleyen yıllarda kapılarına kilit vuruldu.

2005-2006
       Önceki sezonun sistemi geçerliydi; yalnızca liderler değil ikinciler de doğrudan 2.Lig B'ye çıktı.
Ligde mücadele eden kent takımı sayısı 14 idi. 1.Grup'ta Erzincanspor 72 puanla gayet rahat bir şekilde ipi göğüsledi. Ligin son haftasına Iğdırspor, Bitlis Özgüldere ve Nevşehirspor 29 puanla girdi; üstelik Özgüldere-Iğdır birbirleriyle oynarken, Nevşehir de ligde iddiası kalmayan Karamanspor'a konuk olacaktı. Evsahibi Özgüldere 8.dakikada Erdal'ın golüyle kendisini kümede tutacak golü bulmuştu; fakat bitime 4 dakika kala Levent topu kendi filelerine gönderince mücadele 1-1 sona erdi ve Iğdırspor ligde kalmayı başardı. Nevşehirspor ise Onur ve Mustafa'nın gollerine engel olamayıp rakibine 2-0 kaybedince Bitlis ekibiyle birlikte amatöre yol alacaktı. 3.Grup'ta Kütahyaspor, 4.Grup'ta da Bilecikspor son hafta rakiplerini yenip kefeni yırttı. Play-Off'a kalan tek kent takımı olan Tokatspor da ilk önce 72 Batman'ı, sonra da Denizli Belediye'yi yenip bir üst lige terfi edecekti.

       Bu sezon, Nevşehirspor'un profesyonel liglerde mücadele ettiği son sezon olarak kayıtlara geçti. Daha sonraki yıllar malum; kulüp kaderine terk edildi. 2011-12 sezonu başında Nevşehir'in BAL'daki temsilcisi Narspor isim değişikliğine gidip Nevşehirspor Gençlik adını aldı.

2006-2007
       Statünün kapsamı genişlemiş, üçüncü ve dördüncü sıradaki takımlar da play-off'a kalmıştı. Kent takımları sayısında artış olmuş ve takım sayısı 18'e yükselmişti; ama yaprak dökümünün önüne bir türlü geçilemiyordu.

       1.Grup'ta Osmaniyespor ve Karamanspor, 2.Grup'ta Iğdırspor lige veda eden kent takımları kervanına katılıyordu. İçlerinde yalnızca Osmaniye kümede kalma umutlarını son haftaya kadar koruyabilmişti. Uzanlar'ın çöküşüyle yükselme dönemi sona eren Adanaspor mali krize girince 2.Lig B'ye kadar gerilemiş ve 2005-06 sezonu öncesi ligden çekilince tarihinde ilk defa kendisini 3.Lig'de bulacaktı. 1.Grup'tan mücadelesine başlayan Toros Kaplanları lig ikincisi olup B Kategorisi'nde yükselirken, 3.Grup'ta da Afyonkarahirspor lig atlayan diğer takım oluyordu.

       1.Grup dördüncüsü Aksarayspor daha ilk turda İzmir temsilcisi Aliağaspor'a 6-1 kaybediyordu.
Ligden düşenler bir daha profesyonel liglere geri dönemeyip kaderlerine terk edildi. Günümüzde Osmaniyespor FK ve Karaman Belediyespor illerini BAL'da temsil ediyor. O tarihten bu yana 1.Amatör'de mücadele Iğdırspor da geçen sene lige giremedi. Bu sezon yalnızca 3 maça çıkan Doğu Anadolu ekibi, 5.haftadan itibaren ligden çekilme kararı aldı. Yeşil-beyazlıların ligde yalnızca 1 puanı buluyordu. Iğdır 1.Amatör'de takım sayısı çok az olduğundan küme düşme yok.

2007-2008
       Takım sayısı 65'e çıkarken, kent takımı sayısı 14'e düşüyordu. 1.Grup'ta Karsspor, 2.Grup'ta Tokatspor ve Çorumspor ipi göğüslerken; Şırnakspor, Kastamonuspor ve Balıkesirspor play-off'a kalmayı başarsalar da daha ilk turda elendiler.

       3.Grup'ta 3 takım son haftaya diken üstünde giriyordu: Kütahyaspor, Aydınspor ve OYAK Renault.
Rakiplerinden birer puan geride bulunan OYAK Renault  ligden düşmesi kesinleşen Muğlaspor'a, Kütahyaspor iddiasız Torbalıspor'a konuk olurken; Aydınspor ise Balıkesirspor'u ağırlıyordu.
Bursa ekibi Muğla'yı Serkan'ın golüyle alt ederken, Zafer Doğan'ın 51.dakikada attığı golle Efeler 3 puanı hanesi yazdırıyordu; fakat Mavi Şimşek Torbalı karşısında arzuladığı golü bulamıyor ve rakibiyle golsüz berabere kalıp ligden düşen dördüncü ve son takım oluyordu.

       4.Grup'ta Bilecikspor lige haftalar öncesinden mendil sallamıştı; Yalovaspor ve Zonguldakspor bıçağın keskin sırtındaki diğer kent takımlarıydı. Ligin sondan ikinci haftasında şampiyonluk adaylarından Beylerbeyi'ne konuk olan Zonguldak, devreyi 1-1 kapatmayı başarsa da karşılaşmanın ikinci yarısında Ahmet ve Sertaç'ın gollerine Mustafa Öztürk ile yanıt verebilince sahadan 3-2 yenik ayrılıyor ve tarihinde ilk defa amatöre düşmenin acısını yaşıyordu.

       Yalovaspor da ligin 30. ve son haftasında Bilecikspor'u 5-0 yenip kefeni yırtacaktı. 2009-10'da Zonguldak Süper Amatör'de şampiyon olup Bölgesel Lig'e çıkan Zonguldakspor 3.Lig'i son ana kadar kovalamış, şampiyon Kilimli'nin 3 puan gerisinde ligi dördüncü sırada tamamlayınca statü gereği Zonguldak ikincisi Demir Dilaver ile baraj maçına oynamak zorunda kaldı. Kara Elmas rakibi karşısına yedeklerle çıkıp sahadan 4-2 yenik ayrıldı. Aslında olayın arkasında kırmızı-lacivertlilerin bozuk mali yapısı vardı; borç yaklaşık 5 milyon TL idi ve borçsuz yeni bir takıma ihtiyaç vardı(!): BAL'a yükselen Demir Dilaver adını Zonguldak Kömürspor yaparak bir nevi "Yeni Zonguldakspor" oldu. Sonrasını biliyorsunuz...
——— Devam Edecek ———

Hazırlayan: Erkan ADAY

Yorum Gönder

 
Top