0
        Geçen sezon Türkiye Kupası’nda final oynama başarısı gösteren Eskişehirspor, bu sezona da her zamanki gibi iddialı girdi. Geçen sezon Türkiye Kupası’nda kupanın bir ucundan tutmasına rağmen finalde Galatasaray’a kaybeden Es-Es, yeni sezona girerken hedefini kupa ve ligde üst sıralar olarak belirledi.

        Ancak yeni sezon öncesi Kırmızı Şimşekler’in önemli handikapları bulunuyordu. Geride kalan sezonlarda takımın yakaladığı başarılarda önemli rol oynayan Diego Angelo ve son iki sezondur onun ekürisi olan Jerry Akaminko uzun bir sakatlık dönemindeydi. Bu iki ismin yokluğunda savunmayı toparlama işi tecrübeli Sezgin Coşkun’a düştü. Ancak onun da ligin ilk haftalarında yaşadığı sakatlığın ardından, teknik direktör Ertuğrul Sağlam defans tandemini gençlere emanet etti.

        Lige kendi evinde oynadığı Torku Konyaspor maçıyla giriş yapan kırmızı-siyahlılar, 1-0 geriye düşmesine rağmen ikinci yarıda bulduğu iki golle lige 3 puanla başlamayı başardı.

        Ligin ikinci haftasında Galatasaray’la TT Arena’da oynanan seyircisiz maçta Eskişehirspor’un savunma dörtlüsü, Kamil Ahmet Çörekçi, Berkay Dabanlı, Birol Parlak ve Kaan Kanak’tan oluştu. Bu dörtlünü yaş ortalaması 23 ve ilk kez bir arada oynayan oyunculardı. Bu maçtan golsüz beraberlikle ayrılan Eskişehirspor, ertesi hafta evinde renktaşı Gençlerbirliği’ni ağırladı. Kaos ve kriz ortamında Eskişehir’e gelen Gençlerbirliği karşısında Es Es, üstün ve baskılı bir futbol oynamasına rağmen 2-0 mağlup ayrıldı. Bu karşılaşmada Eskişehirspor’un üstün oyunu, direkten dönen toplar nedeniyle skora yansımazken konuk Gençlerbirliği’nin iki golünün de Eskişehirspor savunmasındaki kişisel hatalarından gelmiş olması, Es Es’in gelecek haftalarda yaşayacağı savunma krizinin öncüsü niteliğindeydi.

        Ertesi hafta Atatürk Olimpiyat Stadı’nın bozuk zemininde Beşiktaş ile karşılaşan Eskişehirspor, sahadan 1-1’lik skorla ayrılmasına rağmen oynadığı oyunla takdir topladı. Kırmızı Şimşekler’in nizami bir golü de hakem hatasına kurban gitti.

        Eskişehirspor’da Beşiktaş beraberliğinin ardından sıkıntılı bir süreç başladı. Evinde Çaykur Rizespor’a 2-1 yenilen kırmızı-siyahlılar, çok kötü oynadığı Bursaspor deplasmanından ise son 10 dakikada bulduğu iki golle mucizevi bir beraberlik çıkardı. Ertesi hafta ise Mersin İdman Yurdu deplasmanında şok bir mağlubiyet aldı. Es Es, 2-1 öne geçtiği maçta 10 kişi kalan rakibine 4-2 yenildi. Bu maçta Ertuğrul Sağlam’ın kadro tercihleri fazlasıyla sorgulandı.

        Ertesi hafta rakip ligin dibindeki Balıkesirspor’du. Yeni bir başlangıç yapmak isteyen Ertuğrul Sağlam’ın öğrencileri yine savunma hataları nedeniyle sınıfta kaldı. Balıkesirspor’a evinde 1 puan kaptıran Eskişehirspor, ertesi hafta ise Sivas deplasmanında beraberliği Ömer Şişmanoğlu’nun 90+3’te attığı golle kurtarabildi. Bu maçın ardından taraftarlarla sözlü tartışmaya giren Ertuğrul Sağlam’ın istifa ettiği ancak soyunma odasında kulüp yöneticileri tarafından ikna edildiği ortaya çıktı.

        Ligin 10.haftasında Kayseri Erciyesspor’u 2-1 yenerek 9 hafta sonra kazanan kırmızı-siyahlılar, ertesi hafta ise Kadıköy’de Fenerbahçe’ye ecel terleri döktürdü. İki kez öne geçen Es Es, son dakikada verilen bir hayli tartışmalı bir penaltı kararı ile Kadıköy’de 1 puanla yetinmek zorunda kaldı.

        Ligin 12.haftasında evinde Başakşehir’e, ertesi hafta da Kasımpaşa’ya deplasmanda 1-0 kaybeden Eskişehirspor’da teknik direktör Ertuğrul Sağlam hedef tahtası haline geldi. Takımın gol yollarındaki sıkıntısı her geçen daha da artarken sezon başında büyük ümitlerle transfer edilen Funes Mori, Mirkan Aydın ve Andaç Güleryüz’ün performansları da taraftarlar ve yerel basında tartışma konusu oldu.

        Evinde Karabükspor’a karşı pozisyon vermeden götürdüğü maçta, bir anlık konsantrasyon kaybıyla rakibine yine puan kaptıran Es Es, Trabzonspor deplasmanında ise 4-1’lik büyük bir zafer yaşadı.  Ancak ilk yarının son haftası Eskişehirspor için kabus gibi geçti. Önce Erkan Zengin’in transferindeki olaylar patlak verdi. Eskişehir’deki yoğun kar yağışına rağmen Federasyon yetkililerinin Balçova ile kupada oynanacak olan mücadeleyi oynatma ısrarı nedeniyle Türkiye’nin hatta Avrupa’nın en iyi zeminlerinden biri patates tarlasına döndü. Son olarak ise Gaziantepspor’a 3-1 kaybeden Eskişehirspor’da teknik direktör Ertuğrul Sağlam maçın ardından istifa etti. Ertesi gün yapılan toplantı da 45 yaşındaki teknik adam kararından döndürülemedi ve Sağlam dönemi böylece kapanmış oldu.

Her maçı kazanmak için oynadı.
        Eskişehirspor’un ligin ilk yarısında oynadığı tüm karşılaşmalarda tek bir özelliği dikkat çekti. Kırmızı-siyahlılar her maça kazanmak amacıyla çıktı. Tabiki de her takım sahaya kazanma isteğiyle çıkar. Ancak Eskişehirspor’da diğer takımlardan farklı olan durum, Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş’a karşı da dahil olmak üzere tüm maçlarda öncelikli oyun planının galibiyet üzerine olması. Nitekim Es Es, Galatasaray, Beşiktaş ve Fenerbahçe deplasmanlarından beraberlikle dönmeyi başarırken galibiyete de yaklaştı. Trabzonspor deplasmanından ise galibiyetle döndü. Eskişehirspor, Anadolu takımlarıyla oynadığı maçlarda rakiplerinin savunma kurgusunu aşmakta zorluk çekerken, Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor maçlarında ise kontra ataklarla puan ve puanlar çıkardı.

        Eskişehirspor’un sezon başındaki transferlerini bir çoğu bekleneni veremezken sadece Ömer Şişmanoğlu’nun performansı dikkat çekti. Beşiktaş’tan kiralanan 25 yaşındaki oyuncu, 5 golle takımın en etkili ismi oldu. Arjantinli Funes Mori toplamda 10 gol kaydetse de bu gollerin sadece 4’ünü ligde attı.

Kulüp krizin ortasında
        Ertuğrul Sağlam geçen sezonun başında göreve geldikten sonra şehir desteğine dikkat çekmişti. Kulübün içinde bulunduğu maddi imkansızlıklar ve borçların ancak şehrin ileri gelen sanayicilerinin desteğiyle aşılacağını savunmuştu. Nitekim Sağlam’ın dediği olmadı. Bursa ve Kayseri’deyken maddi olarak rahat şartlarda çalışan Ertuğrul Sağlam, Eskişehirspor’da bütçe kısıntısı nedeniyle kadro oluştururken ince eleyip sık dokumak zorunda kaldı. Önce Necati Ateş, Servet Çetin ve Diomansy Kamara gibi veteranlarla yollar ayrıldı. Ardından da rota, bonservis bedeli düşük veya bonservisi elinde olan genç isimlere yöneldi. Berkay Dabanlı, Birol Parlak, Kaan Kanak, Andaç Güleryüz gibi genç isimler kadroya katıldı. Bochum’un ikinci takımından Mirkan Aydın büyük ümitlerle takıma dahil olsa da büyük hayal kırıklığı yarattı. Tarık Çamdal ve Veysel Sarı’nın takımdan ayrılmasının ardından sağ bekte alternatifsiz kalan Kamil Ahmet, Süper Lig için yetersiz bir görüntü çizdi. Sezon başında bonservissiz alınan Ergün Teber ise sol kanatta Eskişehirspor’un yumuşak karnı oldu.

        Mesut Hoşcan yönetimi eldeki verimsiz kadroya nasıl takviye yaparım diye düşünürken son olarak Erkan Zengin krizi patlak verdi. Erkan Zengin konusunda Kasım ayı sonunda Eskişehirspor’la Trabzonspor’un anlaştığı iddia ediliyordu. Hatta Erkan’ın da eski hocası Ersun Yanal ile çalışmaktan mutluluk duyacağı öne sürülmüştü. Ancak işler sonradan değişti. Fenerbahçe’nin de devreye girmesiyle şu anda “İsterlerse NASA’ya bildirsinler, Trabzon’a gitmem” diyen bir Erkan Zengin var. Eskişehirspor’un ise maddi sıkıntılar nedeniyle Erkan’ı Trabzon’a bonservisiyle vermek istediği de bir gerçek. Fenerbahçe ise Erkan’ın alacaklarından vazgeçerek transferi ucuza kapatmak istiyor.

        Kadronun yetersizliği ve Erkan Zengin bilmecesi dışında Mesut Hoşcan yönetimine karşı çatlak sesler de gün geçtikçe artıyor. Kulüp içinde CEO Mehmet Çetin’in istifasının ardından birkaç isim daha yönetimden ayrılırken, sezon başında yönetimde meydana gelen görev değişikliklerinin ardından kulüpten ayrılan eski asbaşkan Mehmet Akman yeni yönetime aday olacağını açıkladı. Eski başkan Halil Ünal da bir basın toplantısı düzenleyerek Mesut Hoşcan yönetimini takip ettiklerini ve kulübün kendilerine ihtiyaç duyduğu takdirde gerekeni yapacaklarını söyledi.

Skibbe ne yapar?
        Son olarak Erkan Zengin’in de takımdan ayrılacağının kesinleşmesinin ardından, 4-1’lik Trabzonspor zaferine rağmen teknik direktör Ertuğrul Sağlam da, “Bu kadar” dedi. Sağlam’ın istifa kararını Gaziantepspor maçının öncesinde aldığı iddia edildi ki bu Erkan Zengin’in de takımdan ayrılacağının kesinleşmesinin ardından Ertuğrul Sağlam’ı da karamsarlığa düşürmüş olmalı ki böyle bir karar aldı.

        Ertuğrul Sağlam’ın takımdan ayrılmasının ardından göreve Alman teknik adam Michael Skibbe getirildi. Halil Ünal başkanlığı döneminde kulüpte 2.Başkan olarak yer alan Mesut Hoşcan’la yakın ilişkileri bulunan Skibbe, daha önce Herta Berlin için Eskişehirspor’u devre arasında bıraktığı gibi bu kez de Es Es için Grasshoppers’la olan sözleşmesini fesh etti ve Eskişehir’in yolunu tuttu.

        Skibbe’nin yaptığının ve Eskişehirspor’a yeniden dönmesinin ne kadar etik olup olmadığı tartışılır. Hatta ben Alman çalıştırıcının Es Es’teki ömrünü de çok uzun görmüyorum. Ancak şu anda çok daha önemli şeyler var. Takım ligin ilk yarısını 16 puanla 13.sırada bitirdi ve düşme hattının sadece 2 puan üstünde yer alıyor. Üstelik fikstür olarak da Es Es’in büyük bir handikabı var. Kırmızı Şimşekler ligin ikinci yarısında Galatasaray, Beşiktaş, Fenerbahçe, Trabzonspor ve Bursaspor gibi takımlarla kendi sahasında oynayacak. Sıralamada direkt mücadele edeceği takımlarla ise deplasmanda oynayacak ki bu büyük bir dezavantaj olacak. Normal şartlar altında yukarıda sayılan beş takımdan 2-3 tanesi ile deplasmanda oynayıp, sıralamadaki rakipleriyle kendi evinde oynaması Es Es için daha avantajlı olacaktı.

        Skibbe’nin üzerinde çalışması gereken pek çok konu bulunuyor. Ancak bana kalırsa öncelik takım savunması. Eskişehirspor Ertuğrul Sağlam yönetiminde geçen sezon Türkiye Kupası’nda finale yürürken ve ligde de iyi sonuçlar alırken genellikle az gol yiyordu. Tipik Ertuğrul Sağlam takımı olarak hücum varyasyonlarında kısır ve üretkenlikten uzak gözükse de başarılı takım savunmasıyla Eskişehirspor iyi sonuçlar alabiliyordu.

        Ancak bu sezon Eskişehirspor bu özelliğini kaybetti. Savunmada ciddi zaaflar verdi. Bu sadece Diego ve Akaminko’nun yokluğu nedeniyle savunma oyuncularına yüklenilecek bir fatura değil. Takım savunması anlamında da Es Es’in ciddi sıkıntıları bulunuyor.

        Ligin ilk yarısında kalesinde toplam 25 gol gören Es Es’te bu rakam geçen sezon 15’ti. Skibbe’nin üzerine kafa yorması gerekeceği ikinci konu da kuşkusuz gol yollarındaki sorun. Es Es bu sezon oynadığı maçlarda Lawal ve Ibrahim Sissoko gibi fuleli ve dribling yeteneği yüksek iki oyuncuyla orta sahayı çabuk geçerek etkili olsa da rakip ceza alanı içinde Mori ve Ömer’in etkinliği hep sınırlı kaldı. Mori’nin net santrafor özelliğinin yanında Ömer’in forvet arkası olarak oynadığı bir düzende Es Es çoğunlukla bal yapamayan arıyı oynadı. Bu konudaki önerim, sarkık forvet anlayışından uzaklaşılarak Ömer’in kaleye daha yakın oynaması gerektiği.

        Maddi sıkıntılar, yönetim krizi, fikstür dezavantajı ve verim alınamayan transferler. Ligin ikinci yarısında Diego ve Akaminko’nun iyileşerek form tutması ve savunmadaki yerlerini almaları kuşkusuz Es Es için en büyük transfer olacaktır. Ancak uzun süredir oynayamayan bu iki ismin ne kadar sürede form tutacakları büyük bir soru işareti. Erkan Zengin’in transferinden gelecek parayla forvet alınacağı konuşuluyor. Ancak ben Diego ve Akaminko’nun geri dönüşlerine de güvenilmemesi gerektiğini ve yerli, tecrübeli bir stoper alınmasının da elzem olduğunu düşünüyorum. İbrahim Öztürk ve Gökhan Zan gibi isimler olabilir. Ayrıca Galatasaray’da gözden düşen Engin Baytar’ın Eskişehirspor için ideal bir isim olduğunu ve Engin’in Es Es’teki ilk döneminde olduğu takımı şaha kaldırabileceğini düşünüyorum.

        Yine sakatlıkları nedeniyle fazla verim alınamayan Hürriyet Güçer ve Özgür Çek’in de takıma yeniden dahil olması hayati önem taşıyor.

        Takımın kupadaki yürüyüşü de sürüyor ancak ligde tehlikeli potadan uzaklaşmadan kupaya konsantre olmak bir intihar olabilir. Eskişehirspor ligin son haftalarında korkulu rüya görmek istemiyorsa, ikinci yarının başında olabildiğince az hata yaparak puan toplamak zorunda.

Hazırlayan: Anıl YAZAR

Yorum Gönder

 
Top