0
        Transfer Merkezi dergisinin bugünkü konuğu Adana Demirspor'un formda golcüsü Özgürcan Özcan. Galatasaray alt yapısından yetiştikten sonra birçok takımın formasını giyen ancak beklenen patlamayı bir türlü yapamayan golcü oyuncu, bu sezon Adana Demirspor formasıyla kariyerinin en iyi sezonunu yaşıyor.

Merhabalar Özgürcan. Öncelikle futbola nasıl başladın, bu kararı vermende ne etkili oldu?
        Futbola kendi isteğimle başladım. Antalya'nın ilçesi Manavgat'ta yaşıyorduk, orada kendi isteğimle başladım ailem de bana destek oldu. Manavgat Belediyespor'un alt yapısına girdim ve bu şekilde futbola başladım.

Peki Managat Belediyespor'dan Galatasaray'a geçiş sürecin nasıl gerçekleşti?
        Milli Takım seçmeleri vardı, ben de Milli Takımlarda bir üst grup olan 87'lilerde Antalya Bölge Karması'na seçildim hatta Adana Karması, Antalya Karması ve Kayseri Karması kendi aralarında maçlar yaptı. Orada 60 kişiden 20 kişi seçilecekti ben de o 20 kişinin arasına girdim daha sonra İstanbul'a gittim. O Milli Takım Karması'yla İstanbul Riva tesislerine gittim, o zaman 87 doğumluların Milli Takım seçmesi vardı. Orada 3 tane daha maç yaptık, ben 3 maçta 2 gol attım. Orada birçok takımın gözlemcisi vardı. Fenerbahçe, Beşiktaş, Galatasaray hepsi aradı, ben babamla beraber önce Fenerbahçe'ye gittik Dereağzı Tesisleri'ne hatta İlhan Ekşioğlu'yla görüştük ,onunla anlaşamadık. Anlaşamayınca geri döndük Antalya'ya. Daha sonra Galatasaray aradı ve taraftarı olduğum Galatasaray'a gittim.

O zaman henüz 13 yaşındaymışsın. Bu yaştaki genç bir çocuğun Manavgat'tan İstanbul'a gitmesi nasıl bir duyguydu?
        Ben ilk defa 13 yaşında gurbete çıktım. Manavgat küçük bir yer, bir anda Manavgat'tan İstanbul'a gidince şoke oluyorsun. Yani ilk günler zor oldu tabi ama zamanla alıştım.

13 yaşındayken ailenden ayrı kalacağını öğrenince hüngür hüngür ağladığını ve o günleri anlatırken ‘’İyi ki babam gözyaşlarımdan etkilenmedi ve beni Florya’ya bıraktı. Yoksa futbolcu olamazdım’’ dediğini öğrendik. Bu konuda neler söyleyeceksin?
        Evet çok ağladım. Çünkü ben ilk gittim, antrenmana çıktım dediler ki burada kalacaksın. İlk defa aileden ayrılacaktım onun verdiği etkiyle bir anda ağlamaya başladım ama babam ağlamama oralı olmadı. Beni orada bıraktı ve daha sonra o süreç başladı zaten. Babam bu durumdan etkilenip orada bırakmasaydı futbolcu olma hayalim başlamadan biterdi.

Galatasaray'daki alt yapı kariyerin nasıl geçti? Bu süreçte Dünya Fair Play ödülünü kazandın, o nasıl oldu?
        Denizlispor'la PAF Takım maçı yapıyorduk, biz 2-1 öndeydik. Orta geldi ben arka direkte kafamı uzattım, kafamdan geçiyordu top, ben elimle vurdum topa hakem golü verdi 3-1 oldu. Daha sonra benim içim el vermedi, gittim hakeme "ben golü elimle attım, golü iptal edin" dedim. Hakem golü iptal etti daha sonra Türkiye'de Fair Play ödülünü kazandım. Daha sonra da Macaristan'a gittim ve orada da Dünya Fair Play ödülünü verdiler sağ olsunlar.

16 yaşındayken Galatasaray'da A Takım'a yükseldin bu nasıl gerçekleşti?
        Biz sürekli PAF Takım ve A Takım hazırlık maçları yapıyorduk. Yine bir gün hazırlık maçına çıktık, 16 yaşındaydım, Hagi de teknik direktördü. PAF Takım maçında biz 2-1 öne geçtik, ben 2 tane gol attım A Takıma. Sonra devre arasında Hagi bana "Sen 2. yarı A takıma geç orada oyna" dedi. A Takımda oynadığım ikinci yarıda da PAF takıma 2 gol attım. Sonra Hagi bana artık sen A Takım oyuncusu olacaksın dedi ve A Takım'la çıkmaya başladım.

Neler hissettin peki o zamanlar? Galatasaray'da 16 yaşında A Takıma çıkmak nasıl bir duygu?
        Benim için bir hayalin gerçeğe dönüşmesiydi. Bülent Korkmaz, Arif Erdem, Ergün Penbe en başta Hakan Şükür gibi efsaneler vardı o takımda. Sonuçta odamın duvarlarını süsleyen, posterleri olan takımdaydım o anlatılmaz bir duygu. Posterine bakıp büyüdüğüm futbolcu olan Hakan Şükür'le beraber aynı ortamda bulunuyorsun, tesadüf soyunma odasında dolaplarımızda yan yana oldu Hakan abiyle. Çok farklı bir duygu örnek aldığın insanla yan yanasın hayallerinin bir kısmına kavuşuyorsun -ki Hakan abi de sağ olsun çok yardımcı oldu. Her zaman görüşürüm, bende çok farklı bir yeri olan bir insan. Her şeyiyle yaşantısı aile hayatıyla örnek olan bir insan benim icin. Efsanelerin hepsiyle çalışmak ayrı bir keyif ama Hakan abiyle beraber çalışmak çok ayrı bir duyguydu.

2005 yılında Abdullah Avcı'nın çalıştırdığı U-17 Milli Takımı ile şampiyon oldun. Bu nasıl gerçekleşti o zamanki başarının sırrı neydi?
        Bizde Caner Erkin vardı, Volkan Babacan,Onur Kıvrak kalecilerimizdi. Defans bölgesinde oynayan arkadaşlarımız bir yere gelemediler çok. Şu an mesela kaptanımız Erkan Ferin vardı hatta sezon başında Adana Demirspor'a da gelmişti bence iyi de bir kamp geçiriyordu sonra sanırım sorun oldu ve gitti. Orta saha Nuri Şahin, Trabzonsporlu Deniz Yılmaz, Caner Erkin, Rizesporlu Tevfik Köse, Anıl Taşdemir, Aydın Yılmaz düşünün yani çok iyi bir kadromuz vardı. Hani o kadro, o arkadaşlık bize şampiyonluğu getirdi. Abdullah Hocanın da bize çok katkısı oldu. O zamanlar zaten Ünal Karaman Hocamız da bizim genel menajerimizdi, bizim şampiyonluk sürecinde bizimle beraberdi. Sağ olsun İtalya'da bütün maçlarda bulundu onun da çok katkısı oldu. Abdullah Hoca bence her futbolcunun çalışmayı isteyeceği bir hoca. Çok rahat futbolcuyu sıkmayan, kendisi de futbolculuktan geldiği için çok şeyler bilen bir hoca. Şu anda da zaten Başakşehir ile başarılı, ligde üst sıralara oynuyorlar.

Galatasaray'da neden olmadı? Genç yaşta A Takım'a çıktın ama sonrası gelmedi, sence bunun sebebi neydi?

        Galatasaray'da olmamasının sebebi benim önümde o zamanlar dört forvet vardı; Necati Ateş, Hakan Şükür, Ümit Karan ve Hasan Kabze. Ben ne kadar iyi olsam da bu dört forvetin önünde oynayamazdım. Çünkü çok büyük bir takım Galatasaray, bir de forvet mevki sorumluluk isteyen bir mevki, insanlar senden gol bekliyor. Yani o dört adam oturup da benim oynamam olmazdı -ki benim her sezon başı kampım çok iyi geçti. Her sezon başı kampında en çok gol atan bendim. Hatta bir keresinde Feldkamp dedi ki ''Normalde benim seni oynatmam gerekiyor bu takımda ama oynatamam, bu futbolcular varken oynatmak çok zor.'' dedi. Beni kiraladılar işte Kayseri'ye Antep'e kiraladılar. Antep serüvenim kötü geçti ama Kayseri'ye 18 yaşında gittim ben 2. devre de, 8 maç oynadım ve 3 gol attım hani 18 yaşında futbolcuya göre iyi performanstı. Daha sonra sonra da Antep'e bir sonraki Ocak ayında gittim. Daha sonrada Sakaryaspor'a kiraladılar Sakaryaspor'da zaten tavan yaptım. Sakaryaspor'da çok iyi bir sezon geçirdim 31 maçta 17 gol attım. Biz bir golle küme düştük. Benim için kişisel olarak çok iyi bir sezondu. Takım olarak da 2. devre biz 30 puan topladık, ilk yarı 9 puanımız vardı. Genç, tecrübeli iyi bir karışım vardı orada çok iyi bir ortam vardı. Çok yazık oldu o zaman. Ama tek avantajı bana kişisel olarak katkı sağladı. İşte en iyi forvet seçildim o zamanki adıyla Bank Asya 1. Lig'de en iyi 11'e de seçildim. Daha sonrasında inanılmaz transfer teklifleri geldi bana, Süper Lig'den bir cok takımlar istedi. Kayserispor o zamanlar Süper Lig'deydi, takımın başında Tolunay Kafkas vardı. 17 gol attığım için Bank Asya 1.Lig'den de 10 a yakın takım beni arıyordu sürekli ama ben Kayserispor'la anlaşmıştım. Bir de benim yaşım genç, 19 yaşındaydım. Ben tekrar Süper Lig'de oynamak istiyordum, Kayserispor'a gitmek istiyordum. Daha sonra araya siyasi olaylar falan girdi ve ben Rize'ye gittim. Acıkcası biraz gönülsü Rize'ye gittim sonra da zaten çok kötü bir performans sergiledim. Gönülsüz gittiğim bir yerde bende çok konsantre olamadım kendimi veremedim gençtim ve bu yüzden duygusal davrandım profesyonelce düşünemedim ve başarısız oldum. O dönem benim kırılma noktam oldu, o dönem ben Kayserispor'a gitseydim belki şu an çok farklı yerlerde olurdum..

Kariyerine başlarken çok büyük bir sükse yaratmıştın fakat Rizespor'dan sonra performansın günden güne düştü. Bunu neye bağlıyorsun?
        Dediğim gibi ben 17 tane gol atınca o 17 tane golün emeğimin karşılığı tekrar Bank Asya Ligi olmaması lazımdı. Çünkü bu zamanda 13-14 gol atan futbolcu Süper Lig'e gidiyor. Dediğim gibi ben istemeyerek zorla gittim oraya. Mutsuz olduğum bir ortamda başarı gelmedi yani benim kırılma noktam orasıydı.

11 Farklı takımda forma giydin, bu takımlardan unutamadıkların oldu mu?
        Hiç unutamadığım bir tek Sakaryaspor var. Çünkü oranın ortamı, taraftarıyla Adana Demirspor'un taraftarı ortamı birbirine benziyor. Orada da inanılmaz bir taraftar kitlesi var. Tatangalar çok vefalıdır bizim Adana Demirspor taraftarı gibi. Yenilsen de yensen de hep destek olurlar sana. Sağ olsunlar, var olsunlar bizim taraftarımızla benzer yönleri çok var. Onlar da bizim ligde olsa heralde iki takım karşı karşıya gelince inanılmaz bir atmosfer olurdu herhalde.

Kariyerinde çok başarılı hocalarla çalıştın bu hocalardan hangisi sana daha yakındı, hangisinin sana daha fazla katkısı oldu?
        Hepsi katkı sağladı bana sağ olsunlar en basta Galatasarayda ki altyapı hocalarım ama Hagi çok daha fazla katkı sağladı. Hagi bizimle gençlerle çok ilgileniyordu. Mesela eksiğimiz neyse o yönde sürekli kendisi bizzat antrenmanlar yaptırıyordu. Yardımcı hocalara bırakmıyordu kendi yaptırıyordu. Gerets bana göre çok iyi bir hocaydı. Zaten gittiği bir çok takımda şampiyonluk yaşadı. Abdullah Hoca keza öyle. Şu an Ünal Hoca öyle. Ünal Hoca'nın bir adanmışlığı var, bir şeyi istiyor o yönde inanılmaz bir şekilde çalışıyor. Gecesini gündüzüne katıyor. Çok hırslı bir insan, ki onu da bize yansıtıyor.Bize her zaman öğütler veriyor tecrübelerini anlatıyor futbolu adeta bir iş olarak görmememizi hayat yaşam olarak görmemizi söylüyor.

Galatasaray'ın 87/88  jenerasyonunda yer aldın, Türk futbolu o jenerasyondan çok şey bekliyordu. Bu konuda neler söylemek istersin?
        O sezonda işte biz 87-88'liler olarak PAF takımda 3 sene üst üste zaten şampiyon olduk, bizi yenemiyorlardı kolay kolay. Çok iyi bir jenerasyon vardı. O jenerasyondan şu an Arda dünya starı oldu. Cafercan Kocaeli Birlik'te oynuyor. Mülayim vardı, Uğur Uçar, Ferhat Öztorun... Aydın Galatasaray'da kaldı. İyi yerlerde olanlar var, Allah'a şükür bende iyi bir yerdeyim. Durumuma şükrediyorum her zaman.

Bu sezon başında şampiyonluk iddiası bulunan Adana Demirspor'a geldin, buraya geliş sürecin nasıl oldu?
        Geçen sezon Tavşanlı'daydım ben. Orada iyi bir performans sergiledim. Daha sonra bu sezon başında PTT 1. Lig'den bir çok takım beni istedi. Selahaddin Başkan'la Galatasaray'dan 6-7 senedir tanışıyorum, çok eskiye dayanan bir görüşmemiz var.. Onla bir görüştük önce onun her zaman Adana Demirspor'da başkan olma hedefi vardı geçen sene de oldu zaten. Bu sezon başında da önce başkanla sonra da Ünal Hoca'yla konuştuk. Ünal Hoca da olumlu sinyaller verince ben de sezon başı Bolu Kampı'na katıldım.

Adana Demirspor'da hedeflerin neler? Adana Demirspor'un bu sezonki çıkışını neye bağlıyorsun?
        Sezon başında ben buraya geldiğimde, Yiğit abi vardı, Mesut Saray vardı, Hakan abi vardı, Ferhat abi vardı, Alaattin abi vardı diğerleri hepsi A2'dendi. Açıkçası herkes bana giderken ''Oraya gitme, orası küme düşer oradan birşey çıkmaz.'' dediler. Birçok futbol yorumcusu da sezon başı küme düşmemeye oynayan bir Adana Demirspor tahmin ediyoruz diyordu. Herkes bu yönde konuştu ama Ünal Hoca Bolu'da bile ''Bu takım şampiyon olacak.'' dedi, o 4-5 kişiyle beraber. Biz de o doğrultu da çalışmaya başladık. Daha sonra aramıza arkadaşlar geldi. Allah'a şükürler olsun ki iyi bir sezon geçiriyoruz biz. Şu an belki lider bile olabilirdik. İçeride puan kaybettiğimiz Manisaspor maçımız var, Giresunspor maçımız var onları kazansak liderdik. Hedefimiz tabi ki Allah izin verirse şampiyon olmak. Şu an iyi bir havamız var, iyi bir arkadaşlık ortamı var. Bu arkadaşlık ortamını sürdürüp şampiyon olmak istiyoruz.

Adana Demirspor'un dünyaca ünlü taraftar grubu "Şimşekler" için neler söyleyeceksin? Süper Lig'de bu kadar taraftar yokken Adana Demirsporlu taraftarlar her maç tribünleri dolduruyor. Bu hakkında neler söyleyeceksin?

        Şu an PTT 1.Lig'de Passolig'de 1. sıradayız, Süper Lig'de bile 5-6 takım bizim önümüzde sadece. Passolig olmasaydı zaten şüphesiz her maçı full oynardık. Taraftarımız bence PTT 1. Lig'in en iyi taraftarı. Süper Lig'de de bir çok takımın taraftarında çok daha iyiler yani. Sağ olsunlar, var olsunlar biz deplasman oynamıyoruz bizim her maçımız içerde gibi oluyor. Çünkü deplasmanda sağ olsunlar bizi yalnız bırakmıyorlar her maça geliyorlar. Belki de insanlar cebindeki son parasını verip bizim deplasmanımıza geliyor. Bazı taraftar grupları vardır, takım çok çok iyi gider bir maç kötü gidince seni yuhalamaya başlarlar. Ama bizim taraftarımız o yönden çok vefalı sağ olsunlar biz elimizden gelen mücadeleyi yapıyoruz, bazen olmuyor o zamanlarda sağ olsunlar çağırıyorlar tribüne destekliyorlar o insan ekstra bir motivasyon sağlıyor. Sonuçta biz zaten moralimiz bozuk oluyor maç kötü gidince berabere kaldığımızda veya mağlup olduğumuzda, bir darbede bize taraftar vurursa bizim gardımız iyice düşer, o yönden maçtan sonra bizi çağırmaları bize destek vermeleri çok güzel bir durum. Biz taraftardan, dışarıdaki insandan daha çok kazanmayı istiyoruz çünkü futbolcuyuz işin içindeyiz ekmeğimizi buradan kazanıyoruz. Biz her maçı kazanmayı istiyoruz ama bazen olmuyor. İnşallah en az kayıpla atlatır sezon sonu şampiyon oluruz. Bu taraftara da hak ettiği şampiyonluğu kazandırırız inşallah.

Peki Passolig'i nasıl buluyorsun? Olumlu mu, olumsuz mu?
        Olumlu yanları da var, olumsuz yanları da var Passolig'in. İşte o şiddet olaylarının önüne geçmek için olumlu ama futbol seyri açısından olumsuz. Belki çok kolay şekilde çıkıyor Passolig ama kimse ona tenezzül etmiyor. Belki insanlar şiddet yapmasın diye böyle ama bir çok stat bomboş o boş statta oynanan maçtan bir zevk almıyorsun. Mesela bizim maça çıkıyorsun stad dolu insanlar keyif alıyor bizim maçı izlerken o atkı şovları falan. O yönden Allah razı olsun bizim taraftarımızdan.

Demirspor taraftarı artık seni bağırına bastı ve çok sevdi bu durum hakkında yorumun nedir? Bu sezonki çıkışını neye bağlıyorsun?
        Valla sezon başı buraya geldim birçok taraftar beni istemedi. Ben sosyal medya kullanan bir insanım, hesaplarım var. Beni isteyen insan belki de hiç olmadı yani. Ama ben bunlara hiç kulak asmadım sonuçta futbolda sabredeceksin, çalışacaksın, samimi olacaksın. Sonuç olarak bunun karşılığını Allah sana verir her zaman, -ki ben şu an bunu yaşıyorum Allah'a şükürler olsun. Şu an iyi bir performansım var. İlk devre Mulenga vardı ben de onun arkasında forma bekliyordum. O devre arasında gidince biz çok üzüldük, Mulenga çok karakterli bir insandı bize de 8 gollük bir katkı sağladı. Ben de onun arkasındayken kupa maçlarında şans buldum, işte ligde şans buldum. Ben şans bulduğum maçlarda Allah'a şükürler olsun goller attım ki ligde ilk devre 7 maç oynamışım ama dakika olarak bakarsan 270 dakika yani 3 maç eder bu o maçlarda goller attım. Hatta devre arası ayrılmayı düşündüm bunu da hocalarımla konuştum. Çünkü yaşım 26'ya geldi benim, sonuçta benim de bakacak bir ailem var sorumluluklarım var. Gidip oynayıp para kazanmam gerekiyordu. Sağ olsunlar hocalarım bana ''Biz senden çok memnunuz, hem karakterin, hem çalışmanla. Hiç bir zaman çalışmanı bırakmadın o yönden gitmen söz konusu değil.'' dediler. Devre arasında da iyi teklifler aldım hatta. Ben de beni bırakmak istemeyince ''Tamam, hayırlısı.'' dedim. Demek ki hayırlısı böyleymiş, şu an Allah'a şükürler olsun görüyoruz karşılığını. Elimden geldiğince gol atmaya çalışıyorum. Ama onun dışında mücadele ediyorum, sonuçta mücadele etmedikten sonra olmaz yani koşmaktan kimse ölmez. Mücadele eden çalışan da karşılığını elbet alır.

En çok hangi özelliğini beğeniyorsun ve eksik gördüğün yönlerin var mı?
        Ben dediğim gibi koşuyorum elimden geldiğince koşmaya, savaşmaya çalışıyorum. Yeri geliyor defansa kadar geliyorum gelmem gerekirse takımın menfaati doğrultusunda. Sonuçta menfaatimiz, çıkarımız aynı, ben de takımın başarısına katkı sağlamaya çalışıyorum. Onun dışında gol vuruşlarımı beğeniyorum ben, ayak içi son vuruşlarımı. Eksik yönlerim ise; çabukluğum biraz eksik onun için de ekstra çalışıyoruz  yardımcı hocalarımızla. Eksiğimizi de kapatmaya çalışıyoruz çünkü her futbolcunun eksiği var, kimse dört dörtlük değil kimse Messi ya da Ronaldo sonuçta. Benim eksiğim yok demek yanlış, onun için sürekli eksik yönlerimi tamamlamak için ekstra çalışıyorum.

Adana Demirspor bu sezon süper lige çıkarsa takımda kalır mısın yoksa gider misin?
        Bana kalırsa ben kalmak isterim. Sonuçta ben burayı seviyorum, sağ olsunlar herkes destek oldu, burayı benimsedim sonuçta. İnşallah önce bir Süper Lig'e çıkalım da onu konuşuruz sonra.

Adana şehrinde hem Adanaspor'da hemde Adana Demirspor'da forma giydin. İki takım arasında ne gibi farklar var sence?
        Adanaspor'da çok tatsız olaylar oldu, ben oradan çok fazla ekmek yediğimi düşünmüyorum. Hayatımın en yanlış transferiydi orası benim için. Adana Demirspor'la orayı kıyaslamaya bile değmez yanına yaklasamaz. Ben oradayken o zamanlar Adana Demirspor 2. Lig B'deydi. O zaman Adana Demirspor'un birkaç maçını gelip izlemiştim gizli gizli. Bana herkes söylemişti işte ''git taraftarı gör diye'' ben de gelip izlemiştim bir kaç maçını ve taraftardan o zaman etkilenmiştim.

Henüz 26 yaşındasın, kendi adına bundan sonraki hedeflerin neler?
        26 yaşındayım, ben kendi yeteneklerimi biliyorum. Mesela röportajın başında da dedim, ben hep hayal kuruyordum. Hayal kurmaktan kimse korkmasın.Herkes hayalleri hedefleri yönünde cok calışsın sen çalış sabret gönülden samimi şekilde iste Allah elbet karşılığını verir. Galatasaray'da oynama hayali, Hakan Şükür'le tanışma hayali. Allah bunları bana nasip etti. Hâlâ Hakan abiyle görüşüyorum, maçlardan sonra arayıp konuşuruz onun görüşlerini alırım. Çünkü ailemden kadar yakın görüyorum kendisi ailesini zaten eşimle örnek aldığımız bir aile profili . Onun görüşlerine çok saygı duyarım. Hedeflerim hâlâ Süper Lig de oynamak, A Milli Takım'da oynamak. Olabilir, kısmet sonuçta. Bilal Kısa abi calıştı ve başarılı performansının karsılıgında 30-31 yaşında A Milli Takım'a gitti benim A milli takıma gitme çağırılma ümidim her zaman var Fatih Terim gibi bir Hoca ve şans var sonuçta. Ben inşallah bu performansımı sürdürürsem neden olmasın. İnşallah şampiyon olup Süper Lig'de Adana Demirspor'da oynarım. Oradan da A Milli Takım'a giderim.

Futbolu bırakınca hedeflerinde antrenör olmak var mı?
        Vallahi hiç düşünmedim öyle şeyleri. Ama sporu bırakmam heralde futbol dısında spor yapmayı fitness'ı seviyorum eşimle zaman zaman tenis oynuyoruz yaz tatillerin de halı saha beach voleyboll oynuyorum sporun icinde olmaya gayret gösteririm yani. Teknik direktörlük spor yöneticisi veya menajerlik gibi şeyleri daha düsünmedim.

Türk futbolu son yıllarda kötü gidiyor, bunu neye bağlıyorsun? Ne gibi çözümler bulunabilir, bu durumu değiştirmek için neler yapılabilir?
        Mesela en son yabancı sayısını bayağı yükselttiler. Süper Lig'de 14 yaptılar, bizim ligde 10 yaptılar. Ben yabancının bu kadar yükselmesine karşıyım sonuçta şu bir gerçek ki bizim Türkiye'de Türk taraftarları yabancıya ayrı bir sempati duyuyor. Mesela Süper Amatör'de bile yabancı oynuyor, bu çok saçma bir şey. 3. Lig'de mesela yaş sınırı var, insanlar evine ekmek götüremiyor. Sen amatörde 2 tane yabancı oynatacağına, git Türk futbolcusu oynat. Bence bizim PTT 1. Lig'de bile yabancı gereksiz. Sonuçta Türk futbolcusu oynasın ne bileyim 18-19 yaşındaki futbolcular oynasın. Çok kaliteli yabancı getirirsen anlarım da araştırmadan getiriyorlar futbolcuları. O yabancının yerine belki başka bir genç futbolcu oynayacak çocuk belki bir anda parlayacak başka bir yere gidecek. O yüzden tamam hadi Süper Lig'de getirin kaliteli yabancı oynatın hem seyir zevki de artıyor ama bunu abartmamak lazım.

PTT 1.Lig ve Süper Lig’de forma şansı bulmuş bir isimsin. İki ligin arasında ne gibi farklar var sence?
        Bizim PTT 1.Lig mücadeleye dayalı bir lig, bizim ligde sürekli mücadele ediyorsun, savaşıyorsun, kavga ediyorsun açıkçası. Çok fazla rahat oynatmıyorlar. Ama Süper Lig'de daha rahat oynuyorsun, hani daha rahat pas yapabiliyorsun. İki lig arasındaki bence en önemli fark mücadele.

Adana şehri Süper Lig’e fazlasıyla hasret kaldı. Bu sene Adana Demirspor’un performansı nedeniyle büyük bir beklenti var. Bu beklenti takım olarak üzerinizde baskı yaratıyor mu?
        Bizim üzerimizde baskı yaratmıyor. Bizden olan beklentilerin farkındayız. Hedeflerimiz var, bz de bu hedeflere uygun bir biçimde çalışıyoruz. Allah izin verirse şampiyon oluruz. Sonuçta herkes sevinir böyle bir duruma; biz sevineceğiz, ailelerimiz sevinecek, Adana sevinecek. Bu takımda Süper Lig'e çıkacak yıllar sonra. O yüzden bizim için çok güzel bir duygu olur. Hem kişisel olarak da gelecek sene Süper Lig futbolcusu olacağız. Bazılarımız gideceği takıma şampiyon takımın oyuncusu olarak gidecek.

Adana şehrini genel olarak nasıl buluyorsun?
        Adana'yı beğeniyorum ben. Adana'ya daha önce de geldim. Benim anne tarafımda Adanalı zaten. Adana güzel şehir, yani modern bir şehir. Daha önce hiç gelmemiş bir insana belki Adana denildiği zaman durup düşünür ama Adana güzel bence. Mesela daha önce Adana'ya gelmemiş birkaç arkadaşım buraya geldikleri zaman ''Ya biz burayı bu kadar güzel bilmiyorduk.'' diyorlar. Herkes çok şaşıyor yani. Burada eşimle birlikte çok güzel vakit geçiyoruz, mutluyuz yani huzurluyuz burada.

Unutamadığın bir golün veya maçın var mı?
        Adanaspor'a attığım goller var. Sonuçta derbide gol atıyorsun gerçek bir Adana Demirsporlu oluyorsun. O goller benim için güzel ve önemli gollerdi.

Futbolun dışında hayatında neler var? Nelerden hoşlanırsın, boş zamanlarında neler yaparsın?
        Boş zamanlarımda genellikle eşimle beraberim. 1.5 sene oldu evleneli, onunla beraber vakit geçiriyoruz. Sosyal sorumluluk projeleri oluyor, onlara katılmaya çalışıyoruz, elimizden geldiğince yardım etmeye çalışıyoruz. Onun dışında 2-3 gün iznimiz olduğu zamanlarda şehir dışına çıkıyoruz imkanımız olursa yurt dışına çıkıyoruz. Eşimle beraber gezmeyi ve yeni yerler görmeyi seviyoruz. Eşimde zaten İngilizce öğretmenliği de var o bana biraz İngilizce de öğretecek. Takımda Mesut ile aram çok iyi. Yiğit abi ve eşiyle beraber zaman geçiriyoruz.

Peki futboldan kazandığın ilk parayla ne yaptın?
        13 yaşında gittim ben Galatasaray'a beni direkt profesyonel yaptılar. O zamanın parasıyla 250 milyon falandı aileme yollamıştım.

Ünal Karaman?
        Ünal Hoca'nın futbolculuk yıllarını az buz hatırlıyorum, çok iyi bir futbolcuydu. İnanılmaz bir orta sahaydı, çok dinamik, hareketliydi, agresifti. Onu da şu an bize yansıtıyor zaten. Bize ne biliyorsa öğretmeye çalışıyor, o deneyimlerini bize aktarıyor. Her zaman daha iyi olmamızı istiyor. Hırsı, azmi, çalışma isteği o yönden bize çok katkı sağlıyor. Benim zaten buraya gelme sebeplerimden birisi de kendisidir daha önce de çalışmıştık. Ben onun adaletine her zaman güveniyorum. Ünal Hoca her zaman bize katkısı oluyor, her zaman hedeflerimiz doğrultusunda bizi çalıştırıyor. İnşallah onunla birlikte şampiyonluk yaşarız.

Bu keyifli sohbet ve bize zaman ayırdığın için teşekkürler. Son olarak senin okuyucularımıza ve Adana Demirspor taraftarına iletmek istediğin bir şey var mı?
        Bizi her zaman desteklesinler demiyorum çünkü destekliyorlar sağ olsunlar, var olsunlar. İyi günümüzde, kötü günümüzde her zaman yanımızdalar. Deplasmanda her zaman yanımızdalar. Bizim de üzerimize düşen görev; bu vefalı, bu güzel taraftara şampiyonluk yaşatmak. İnşallah bu yönde bize her zaman destekleriyle beraber hep birlikte şampiyon oluruz. Hep birlikte mutlu sona ulaşırız.

Röportaj: Uğur YILMAZ
Bu röportaj TransferMerkez.com tarafından yapılmıştır, tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.

Yorum Gönder

 
Top