0
        2013'ün son demlerini yaşadığımız Aralık ayının ve ligde ilk yarının son haftasında düşme potasında bulunan Freiburg'a 2-1 yenilen Hannover 96'da takımı yaklaşık 4 senedir çalıştıran Mirko Slomka görevden alındı ve yeni teknk direktör arayışları başladı. Alman medyasında çeşitli teknik direktörlerin adı yazıldı çizildi, hatta o dönem Basel ile iyi bir ivme yakalayan Murat Yakın'a teklif götürüldüğü fakat Murat Yakın'ın bu teklifi reddettiği bile söylenmişti.

        Ve tarihler 2013'ün son gününü gösterdiğinde sürpriz bir karar alan Hannover 96 yönetimi, henüz A takım çalıştırmamış, son olarak Türkiye A Milli Takımı'nda Okan Buruk ile beraber Abdullah Avcı'nın yardımcılığını yapan ve Mirko Slomka Hannover 96'yı çalıştırırken bir dönem yardımcısı olacağı konuşulan Türk teknik direktör Tayfun Korkut'un takımın başına getirildiğini açıklıyordu. Hannover 96 cephesi de bu kararın bilinçli bir şekilde alındığını üstüne basarak vurguluyordu. Türk futbolu adına ciddi anlamda gurur, övünç ve mutluluk kaynağı olan Tayfun Korkut, Almanya'da Özkan Arkoç ve Mustafa Denizli'nin ardından takım çalıştıran 3.Türk teknik direktör olarak Hannover 96 kariyerine başlıyordu.

        Tabi Tayfun Korkut bu noktaya zembille inmedi, futbolu bıraktıktan sonra hemen antrenörlük ve lisans kurslarına yazılarak önemli yerlerde görev aldı. Şimdi gelin Tayfun Korkut'un nasıl bu noktalara geldiğini ve nerelerde görev aldığını kısa bir şekilde hatırlayalım.

        Tayfun Korkut futbolu bıraktıktan sonra oynadığı kulüp olan Real Sociedad'ın alt yapısında görev alarak ilk deneyimini yaşıyordu. İspanya'da kaldığı dönemde Villareal, Valencia, Barcelona, Espanyol gibi La Liga'nın gediklisi ve büyük takımlarında staj yapma imkanını sağlamış ve UEFA A Lisansı'nı alarak İspanya'daki kariyerini nokta koyup yetiştiği ülke olan Almanya'ya dönerek Hoffenheim U17 takımında antrenörlüğe başlaşmıştı. Hoffenheim U17 takımında Sead Kolasinac, Kenan Karaman gibi isimlerle de çalışma imkanı sağlamış ve UEFA Pro Lisans için Köln Spor Akademisi'ne başvurarak burada pro lisansını almıştı. Hoffenheim U17 takımında 1 sezon çalıştı ve görevinden ayrıldı. Daha sonra altyapısıyla ün yapmış Stuttgart U19 takımından teklif alarak 2011-12 sezonunda göreve başlayarak Türkiye Milli Takımı'ndan teklif alana dek yarım sezon burada çalıştı.

        Abdullah Avcı'nın yardımcısı olarak Milli Takım'da görev almaya başlayan Tayfun Korkut, yaklaşık 1,5 sezon milli takımımızda görev aldıktan sonra Ağustos 2013'te görevinden ayrıldı. Bu görevden ayrıldıktan sonrası malum yeni bir sayfa ve meydan okuyuş Hannover 96 kariyeri. Şimdi gelin Hannover 96'da neler yapmış, neler olup bitmiş hep birlikte bakalım.

2013-2014 Sezonu 2.Yarısı
        2013-14 sezonunun ilk yarısının bitimiyle göreve gelen Tayfun Korkut, buna paralel olarak hem kendisinin takıma, hem mde takımın yeni teknik direktöre uyum sağlama, alışma olarak adlandırdığımız dönemi en az hatayla bitirmek için önünde sezon arası nedeniyle iyi bir zaman vardı. Devre arası transfer döneminde Fratisek Rajtoral (V.Plzen/Kiralık) ve Artjoms Rudnevs (Hamburg/Kiralık) kadrosuna katarak sakin bir transfer sezonu geçirildi. Göreve geldikten yaklaşık 25 gün sonra ilk Bundesliga maçına çıkacak olan Tayfun Korkut, ilk maçında Wolfsburg'u deplasmanda 3-1 mağlup ederek  takımına o sezonki ilk deplasman galibiyeti getiriyordu. 2.maçında Schalke 04'e de aynı tarifeyi uygulayarak, göreve geldikten sonra ilk 2 maçını kazanarak Hannover 96 tarihinde bunu başaran 2. teknik direktör olup rekoru da egale ediyordu. Daha sonraki 5 haftalık süreçte 3 mağlubiyet 2 beraberlik aldı. Hatta bu süreç içindeki Bayern Münih maçı öncesinde Pep Guardiola arasındaki bir diyalog medya da epey dikat çekmişti.

Pep Guardiola maç öncesinde;
''Şampiyonlar Ligi güzel bir restoranda iyi br yemek gibidir, Bundesliga ise her gün yenen pizza ve hamburgere benzer'' sözüne,
Tayfun Korkut;
''Bu yiyeceklerin içindeki malzemeleri biz saptayacağız. Pizzayı acılı yapmak ve hamburgerin üzerine de biraz mayonez koymak istiyoruz ki Bayern Münih kolayca sindiremesin.'' diyerek gayet güzel ve mantıklı cevap veriyordu.
        Bu 5 haftalık tökezleme sürecinden sonra Hertha Berlin'i deplasmanda 3-0 yenerek rahat bir nefes alan Tayfun Korkut, daha sonraki oynadığı 4 karşılaşmayı kaybederek eleştiri oklarını üstüne çekiyordu.Yine medyaya düşen ve oldukça dikkat çeken bir hususta son kaybedilen E.Braunschweig maçından önce tesislere ''ölü kuzu'' ve takıma tehdit içerikli bir pankart asılarak taraftarın kötü gidişe bu denli bir mesaj vermiş olmasıydı. Son sıradaki E.Braunschweig maçının 3-0 kaybedilmesinin ardından adeta çılgına dönen taraftarlar stadı deyim yerindeyse basarak eleştiri yağmuruna tuttu. Tayfun Korkut ise bu tepkiler karşısında eline megafonu alıp tel örgülere çıkarak takımına sahip çıkması olayın biraz sakinleşmesine yol açmıştı. Daha sonra kalan 5 maçta alınan 4 galibiyet ve 1 beraberlik Tayfun Korkut'a yönele eleştirilerin rafa kalkmasına neden oldu ve Hannover 96, ligi 10.sırada bitirdi.

        Tayfun Korkut, ilk yarım sezonunda oynanan 17 maçta 7 galibiyet, 3 beraberlik, 7 yenilgi alıp maç başı 1.41 puan ortalaması yaparak başarılı bir başlanmgıç yaptığını söylemek mümkün.

2014-2015 Sezonu
        2014-15 sezonuna başlamadan önce kendini takımı kurmaya başlayan ve daha çok bonservissiz, veteran futbolcularla birlikle genç isimlere yönelen Tayfun Korkut; Joselu (Hoffenheim), Hiroshi Kiyotake (Nürnberg), Miiko Albarnoz (Malmö), Ceyhun Gülselam (Galatasaray), Jimmy Briand (O.Lyon), Marius Stankevicius (Gaziantepspor), Stefan Thesker (Hoffenheim), Kenan Karaman (Hoffenheim), Vladimir Rankovic (Bayern Münih2), Robert Almer (E.Cottbus) ve altyapıdan 3 oyuncuyu A takıma çıkararak transferleri tamamladı. Takımdan gönderdiği isimler ise; Szabolcs Huszti ( CC Yatai), Sebastian Pocognoli (WBA), Christopher Avevor (F.Düsseldorf), Didier Ya Konan (İttihad), Mame Diouf (Stoke City), Adrian Nicki (Young Boys) göndererek kendi takımını oluşturarak büyük çapta bir yenilik yaptı.

        Sezona çok hızlı bir giriş yapan Tayfun Korkut ve öğrencileri ilk 3 haftada topladıkları 7 puanla 3. sırada yer alarak Almanya basınında gündem yaratıyordu. Sonraki 5 haftalık süreçte 4 mağubiyet 1 galibiyet alabilen 8. hafta sonunda 10 puanla 10.sırada tamamladı. 9., 10 ve 11. haftalarda gol yemeden kazanılan 3 maçla tekrar üst sıralara yükselen Hannover 96, kalan süreçte ilk yarıyı 24 puanla 8. sırada bitirdi.

        Devre arasında kamp dönemi için ülkemize gelen ve burada basın açıklaması yapan Tayfun Korkut, hedeflerinin Avrupa Kupalarına katılmak olduğunu ve bunun için çok çalışmak zorunda oldukları söyleyerek hedefini açıkca ortaya koyuyordu. Devre arasında eski futbolcusu Didier Ya Konan ve Joao Pereira (Valencia) kadrosuna katarak transfer sezonunu nispeten sakin bir şekilde geçiriyorlardı.

        Ve Bundesliga'da 2. yarı başlıyor, Tayfun Korkut ve öğrencileri ilk maçında Schalke 04'e yenilerek 2. yarıya kötü bir başlangıç yapıyordu. Sonraki haftalarda oynanan maçlarda hiçbir şey planlandığı gibi gitmiyor, neredeyse her hafta Alman basınını Tayfun Korkut'un haberleri süslüyordu. 2. yarı oynanan hiçbir maçı kazanamayan Hannover 96 ve Tayfun Korkut birlikteliği 29. haftada oynanan 4-0'lık Bayer Leverkusen mağlubiyetinin ardından bitiyordu.

        İlk yarıda kadro kalitesine rağmen iyi bir performans gösteren bir takımın 2.yarı itibariyle bu kadar düşüşe geçip hiç maç kazanamaması elbette büyük ve araştırılması gereken bir sorun.

        Bu soruna dair şöyle ilginç ve harika bir tespit okudum. Tabi bu düşüşün tek başına sebebi bu tespit değil fakat bence kayda değer bir durum. Tansu Gürsel abinin kendi blogunda Ceyhun Gülselam - Hannover 96 adına ilginç ve mantıklı bir tespitte bulunmuş.
''İlk yarıda alınan başarılı sonuçlara rağmen Ceyhun Gülselam'ı 11'de oynattığı için bazı kesimce eleştiren Türk olduğu için oynatıldığını düşünene bu kesim karşılık Tayfun Korkut eleştirilere kulak verip ilk yarının son haftasında itibaren Ceyhun Gülselam'ı kızağa çekip yerine başkası oynatmaya başlıyor, Ceyhun Gülselam'ın oynadığı dönemlerde alınan başarılı sonuçlar ortada. Ceyhun Gülselam, son Bayer Leverkusen maçı hariç kızağa çekildiği Freiburg maçından sonra hiçbir şekilde 11'de maça başlamıyor, 22 ve 23. haftalar dışında da süre alamıyordu. Kızağa çekildiği o haftadan son Bayer Leverkusen maçına dek Hannover 96 sadece 6 puan toplayabilmiş.Yukarıda da bahsettiğim gibi sorunun tek kaynağı elbette Ceyhun Gülselam'ın oynayıp oynamaması değil, fakat bu düşüşe geçilen 2. yarıda bu tespit fazlasıyla üstünde durulması gereken bir durum."
        Yazımıza burada nokta koyarken genç teknik adam Tayfun Korkut'un yolun çok daha başında olduğunu unutmamak gerek. Onu çok daha iyi yerlerde göreceğimizi düşünüyor ve temenni ediyorum.

Hazırlayan: Muhammed EKTİ

Yorum Gönder

 
Top