0
        Rusya Premier Lig'in şampiyonluk adaylarından CSKA Moskova, Pazar günü konuğu olduğu Mordovia Saransk'ı 3-0 geriden gelip 6-4 mağlup ederek futbol tarihine yazılacak geri dönüşlerinden birine imza attı.

        Bu tarz müsabakalar nadir rastlansa da bizlere futbolun 90 dakika olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Futbolda son düdüğe kadar her şeyin olabileceğini göstermek amacıyla sizler için tarihin tozlu sayfalarına dalıp toplayabildiğim ganimetleri sergileme gereği duydum. Hangi müsabakanın daha efsane olduğu konusunda takdiri sizlere bırakıyorum.

BAYERN UERDINGEN – DYNAMO DRESDEN 
        O zamanlar Berlin duvarının ayırdığı iki ülkenin temsilcisi Kupa Galipler Kupası'nın çeyrek finalinde buluşuyordu. 5 Mart 1986 tarihinde Şark tarafında oynanan ilk maçı evsahibi Dresden, maçın ikinci yarısında bulduğu gollerle 2-0 alıyordu.

        Rövanşın ilk yarısında ise konuk sarı-siyahlıların 3-1'lik üstünlüğü bulunuyordu. Devre arasında Karl Heinz Feldkamp'ın futbolcularına "tamam,kupadan elendik; fakat en azından şerefimiz ve gururumuzla elenelim" demesi belki de mucizenin fitilini ateşliyordu. 58.dakikada Funkel (pen), 62'de Gudmundsson, 66'da Schäfer, 78'de Klinger, 79'de Funkel (pen) ve 87'de Schäfer'in attığı gollerle kırmızı-mavililer adeta destan yazıp sahadan 7-3 galip ayrılırken, tribündeki 22.000 seyirci adeta çılgına dönüyordu.

CHARLTON ATHLETIC – HUDDERSFIELD TOWN 
        1958 yılına merhaba demeye 10 gün kala iki takım soğuk ve kasvetli bir havada Division 2 mücadelesine çıkıyordu. Evsahibi Charlton'un savunmasında görev yapan kaptan Derek Ufton henüz 17. dakikada omzundan sakatlanıp oyun dışı kalıyordu. O zamanlar oyuncu değişikliğine izin verilmediğinden kırmızı-beyazlılar kalan 73 dakikayı 1 kişi eksik oynamak zorunda kaldılar.


        Bu durumu iyi değerlendiren Huddersfield, ilk yarıyı 2-0 önde kapatacak, 62.dakikaya da 5-1 önde girecekti. Maçı izleyen yaklaşık 12.500 seyircinin çoğu The Valley London'un çıkışına yöneliyordu ki; maçın son yarım saatinde Johnny Ryan ve Summer (5)'ın attığı gollerle Charlton, rakibini hem de 10 kişiyle 7-6 mağlup etmeyi başarıyordu.

MARSİLYA – MONTPELLIER
        1998-1999 sezonuna Maurice, Domoraud, Blanc ve Pires gibi isimleri alarak Leauge 1 için gayet iddialı bir kadro kuran Marsilya, sezona da 2'de 2 ile başlamış ve üstelik kalelerinde gol görmemişti; ne var ki Montpellier'in Fildişili santraforu İbrahima Bakayoko, mavi-beyazlı ekibin adeta kabusu oluyor ve ilk yarıyı Montpellier Robert, Sauze ve Bakayoko'nun (2) golleriyle 4-0 galip kapatırken, Stade Vélodrome'daki yaklaşık 56.000 seyirci adeta buz kesiyordu. İkinci yarıda ise sahada bambaşka bir Marsilya beliriyor ve mavi-beyazlılar Maurice, Dugary (2), Roy,Blanc'ın penaltısıyla maçı son yarım saatte 5-4'le çeviriyordu.

MOTHERWELL – HIBERNIAN
        O sezon ligi dördüncü ve beşinci sırada tamamlayan iki takım, şampiyonluk yolunda play-off'a kalmayı başarıyordu. Normal sezondaki maçlarda Hibernian rakibini deplasmanda 3-1, kendi evinde 2-0'lık sonuçlarla yenmeyi başarmıştı. 5 Mayıs 2010 akşamı oynanan randevunun son 25 dakikasına konuk yeşil-beyazlılar Colin (3), Stokes (2) ve Riordan'ın golleriyle 6-2 önde girerken, bordo-sarıya gönül verenler stadı birer birer terk ediyordu. 67'de O'Brien'ın direkten dönen şutunu Coke tamamlayacak, 72'de Hateley'in kullandığı serbest vuruş kimseye değmeden ağlara gidecek, 76'da O'Brien'ın kornerinde Sutton kafayla farkı bire indirecek, 90'da Sutton'ın uzaklaştırdığı topla buluşan Jutkiewicz Hanlon'a rağmen sol çaprazdan kaleci Smith'i avlayacak ve mücadele 6-6 gibi fantastik bir sonuçla bitecekti. Yediği son üç golde hatası bulunan kaleci Smith ise 85'te Jutkiewicz'in penaltısını kurtardı.

LEEDS UNITED – PRESTON NORTH END
        Bu mücadele öncesi konuk ekibin 8 maçta yalnızca 6 puanı vardı; 7 gole karşılık kalelerinde 15 gol görmüştü. Leeds'in ise 4 galibiyeti 2 beraberliği ve 2 yenilgisi bulunuyordu; son 2 maçta kalelerini gole kapatan sarı-mavililer bu mücaledeye favori olarak çıkıyorlardı.

         28 Eylül 2010 akşamı oynanan bu maçta 22.727 seyirci tribündeki yerini almıştı. Konuk takım 4.dakikada Parkin ile öne geçse de Becciho, Bruce ve Somma (2)'nın gollerine engel olamadı; 42.dakikada Parkin kendisinin ve takımının ikinci golünü atıp farkı ikiye indirdi ve ilk devreyi evsahibi Tavuskuşları 4-2 üstün tamamladı.

        54.dakikada Treacy'in doğrudan kaleye kullandığı köşe vuruşu Leedsli oyuncunun kafasına çarpınca fark 1'e indi. 58'de McCartney Coutts'ı düşürünce hakem penaltı noktasını gösterdi ve Davidson skoru dengeleyen golü attı. 64'te Davidson'un orta sahadan attığı uzun topla buluşan Parkin, markaja rağmen voleyi yapıştırıyor ve Beyazlar maçta ilk kez öne geçiyordu. Perdeyi ise 79.dakikada Jones'ın orta alandan ortaladığı topu Hume kafayla ağlara göndererek kapatacak ve ortaya inanılması güç bir sonuç çıkacaktı:  Leeds United 4-6 Preston North End

VFL BOCHUM – BAYERN MÜNIH
        Tarihler 18 Eylül 1976'yı gösteriyor ve tribünlerde 17.000 seyirci bu maçı takip ediyordu. Müsabakanın henüz 11. dakikasında evsahibi ekipten Flanke'nin yerine Ellbracht girdi; ne var ki mavi-beyazlıların Alman santrafor ilk yarıda Bayern ağlarını 2 kere havalandırmayı başarıyordu. İlk yarıyı 3-0 önde tamamlayan Bochum, 51.dakikada Pochstein ile farkı 4'e çıkardı; ardından Bayern sazı aldı ve Rummenige, Schwarzenbeck, Gerd Müller (1'i penaltıdan 2) ve Hoeness ile 5-4 öne geçiverdi. Trimhold skoru dengelese de 89'da Uli Hoeness son noktayı koyacak ve kırmızı-beyazlılar, 4-0'lık yenilgiden 6-5'lik zafere uzanacaktı.

ALTAY – GALATASARAY
        Profesyonelliğin henüz ülkemize gelmediği, 2.Dünya Savaşı'nın hüküm sürdüğü, yokluklar içinde geçen yıllardan kalma bir Milli Küme karşılaşması... O dönem 3 büyük ilde derece yapan 8 takım Milli Küme adı altında çift devreli Türkiye Şampiyonası'nda mücadele ediyordu. Ligin diğer takımları Fenerbahçe, Beşiktaş, Vefa, Altınordu, Gençlerbirliği ve Muhafızgücü idi.

         7 Nisan 1940 Pazar günü, güneş batmak üzereyken iki takım Alsancak'ın kömür tozlu sahasında kozlarını paylaşacaktı. İlk yarıyı Salahaddin, Süleyman ve Taylor Bülent'in golleriyle kapatan sarı-kırmızılılar, 58.dakikada Süleyman'ın golüyle 4-0 öne fırlayacaktı; ancak 11 dakika içinde Vahap Özaltay'ın ayağından 3, İlyas'ınkinden de 2 gol bulan Altay, karşılaşmayı 5-4 kazanacaktı. Maçtan sonra Vahap, Saim ve İlyas siyah-beyazlı taraftarların omuzları üzerinde kulüp binasına götürülecekti.


MERSİN İDMAN YURDU – SAMSUNSPOR
       Eğer makaleyi "Türk futbolundaki efsanevi geri dönüşler" şeklinde yazsaydık,bu müsabaka ilk 5'in içine rahatlıkla girerdi. 30 Kasım 2013 Cumartesi bir öğlen günüydü. PTT'de Play-off hesapları iki takım Tevfik Sırrı Gür Stadı'nın çimlerine ayak basıyordu. Konuk Karadeniz gibi maça fırtına gibi başlıyor Erdem ve Aminu (2)'nun golleriyle ilk 18 dakikada 3-0 öne fırlayıvermişti. Derken maçın daha dörtte birlik bölümü yeni tamamlanmıştı ki Akdeniz ekibi iki oyuncu birden değiştiriverdi ve ilk yarıda 5 oyuncu birden sarı kart gördü. İkinci yarıya başlarken, kırmızı-lacivertlilerin oyuncu değiştirme hakkı kalmamıştı. 57'den kornerden gelen topla kafayla yükselen Mehmet Yıldız farkı ikiye indirdi.71'de Mehmet'in kaleciden seken topunu Emrah tamamladı. Konuk ekip Musa ile farkı ikiye çıkarsa da Kırmızı Şeytanlar pes etmedi: 71'de Mehmet Yıldız sağdan bindirdi, Mahmut kafayla Emrah'a asist yaptı ve fark yeniden 1'e indi. 85'te Samsun ceza sahasına ortalanan topta Efe'nin kafa vuruşu direkten döndü; dönen topu Mehmet Yıldız ağlara yolluyordu: 4-4. Ve 90+4'te Lawal, rakibinden müthiş sıyrılıp ceza sahası dışından kalenin soluna topu ağlara yolluyor ve kırmızı-lacivertli taraftarlar, futbolcular sevinçten deliye dönüyordu: 5-4.

KARŞIYAKA – ADANA DEMİRSPOR
        PTT 1.Lig öyle bir lig ki, burada her an her şey olabilir. Bir bahar akşamı iki takım play-off ve ilk iki hesapları doğrultusunda İzmir Atatürk Stadı'nın yemyeşil örtüsünde puan mücadelesine çıkıyordu. Mavi Şimşekler; Artun, Beykan ve Abdülkerim ile bir anda 3-0 öne geçiyordu. Evsahibi Kaf-Kaf Umut (kk) ve Onur ile goller bulsa da Beykan, Akdeniz ekibini 4-2 öne taşıyacaktı. Derken yeşil-kırmızılı ekip rakibine kâbus gibi çöktü: 65'te Onur serbest vuruştan harika bir gol atacak, 69'da Yenal'ın ceza sahasına ortaladığı ve Kahe'nin dokunamadığı topa Mehmet Ayaz dokunacak, 75'te Onur'un ortasına Juninho röveşatayı yapıştıracak, 90'da Mehmet Sıddık'la verkaça giren Onur takımını iki farklı öne taşıyacaktı. 90+4'te Fatih Şen'in golü sonucu tayin etmekten öteye geçmeyecek ve Kaf-Kaf 3-0'dan geriden geldiği müsabakayı 6-5 kazanarak rakibine ilk iki yolunda büyük darbe vuracaktı.

ZEYTİNBURNUSPOR – GALATASARAY
        21 Mayıs 1995 akşamı iki takım "gazoz" diye tabir edilen müsabakaya çıkıyordu. Cim-Bom ligi üçüncü sırada tamamlamış, Türkiye Kupası'nı da Trabzonspor'a kaptırmıştı. Bir önceki hafta Gaziantepspor'a deplasmanda 3-1 yenilen Zeytinburnu'nun lige matematiksel olarak veda etmesi kesinleşmişti.

        Müsabaka Ali Sami Yen'de oynanmasına rağmen evsahibi Zeytinburnu idi. Dakikalar 24'ü gösterdiğinde lacivert-beyazlılar, Reha Kapsal (2) ve Kadri Sancak (pen)'ın golleriyle 3-0 öne geçivermişti. Saffet Sancaklı ilk devrenin son dakikasında farkı 2'ye indiren golü attı. Aynı Saffet, 53'te farkı 1'e indirecekti. Rahmetli Sedat Balkanlı 57'de kırmızı kart görse de sarı-kırmızı ekip son 20 dakikada Hakan Şükür (2), Kubilay, Tugay ve Saffet ile tam 5 gol bulacak ve sahadan 7-3 galip ayrılacaktı.

ÖZEL DOSYA (İzlemek isteyenler için)

Hazırlayan: Erkan ADAY

Yorum Gönder

 
Top