2
       Spor-Toto Süper Lig'de 13. Hafta birbirinden güzel maçlara sahne olurken, yazarımız Kâşif YAVAŞ haftanın maçlarını sizler için tüm yönleriyle analiz etti!

FENERBAHÇE–BEŞİKTAŞ
       Spor Toto Süper Lig’de haftanın maçında iki ezeli rakip olan Fenerbahçe ve Beşiktaş 3-3’lük skorla berabere kaldı. 6 gol atılan ve 8 sarı, 2 kırmızı kartın çıktığı mücadele sonrasında yazar ve yorumcuların hem fikir olduğu konuların başında hakem Cüneyt Çakır’ın verdiği kararlardaki hatalar geldi. Çakır, verdiği ve vermediği tartışmalı pozisyonlarla neredeyse oynanan oyundan daha fazla konuşuldu.

       Son zamanların seyir zevki en yüksek maçlarından birini izlediğimiz dev derbide 6 gollük düellonun ardından taraflar birer puanı paylaştı. İlk yarıda Beşiktaş’ın orta alandaki hızlı çıkışları, 2-1 geriden gelerek 3-2’lik üstünlüğün sağlanmasında kilit rol oynadı. İlk 45 dakikada karşılıklı ataklar hem ekran başındaki hem de Saraçoğlu’ndaki seyircileri hop oturup hop kaldırdı. Tam 5 gollük ilk devrede iki takım da açık futbolu tercih ederken, Beşiktaş’ta dörtlü defansın çoğu kez çakılı kaldığı dikkatlerden kaçmadı. İlk yarının gizli kahramanı sakatlanarak oyundan çıkan Veli Kavlak oldu. Kavlak, hırslı rakip karşılamalarına bir de Pirlovari asist ekleyerek, yerli Gattuso’luğunu bir kez daha ortaya serdi. Öte yandan Almeida’nın son zamanlarda hiç olmadığı kadar agresif tavrı ve attığı 2 golde, yönetime ‘‘para krizinde beni üzmeyin, hakkımdır’’ mesajı verdi. Emenike ve Sow’un zorlayıcı ve yırtıcı pozisyonları ise Beşiktaş’ta Ersan Gülüm ve Sivok’un son haftalarda yakaladığı ikili uyumunu da ekarte etmeye yetti. Bu noktada Serdar Kurtuluş’un 90 dakika boyunca sekmesinin de etkili olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Zira Kurtuluş, hücuma yönelik hiçbir katkı sağlamazken, defansif pozisyonlarda da hem ağır kaldı hem de kademeye girmek konusunda sınıfta kaldı.


       Son 45 dakika başladığında Beşiktaş’ın geriye yaslandığını gördük. Bu, mağlup olan Fenerbahçe’nin ekmeğine bal sürmekten başka bir şey değildi. Sıradan maçların dışında derbilerde dahi evinde uzun dönemdir yenilmeyen Fenerbahçe, Beşiktaş’ın kendi yarı alanına çekilmesiyle ikinci yarının ilk 35 dakikasını rakip yarı alanda geçirmekte hiç zorlanmadı. Bilic’in belki de 13 maçtır yaptığı göze batan ilk hatasıydı rakibi geri bölgede karşılamayı istemek. Kaldı ki, Sarı Kanaryalar üstüne gelmeyen rakibinin kalesini topa tutarken, beraberlik golünün vizesini de hediye olarak almıştı. Bilic’in az önce sözünü ettiğim hatasının gerçekliği de, Beşiktaş’ın son 10 dakikada Oğuzhan’ın başrolünde hücuma çıkarak Fenerbahçe ataklarının cılızlaşmasına sebebiyet vermesiyle kanıtlanmıştır.

       Uzun süre hafızalardan silinmeyecek derbide yıldızlaşan isimler; Fenerbahçe’nin hem defansif hem de ofansif orta sahasına katkıda bulunan Mehmet Topal, daha çok iyi bir yedek olarak görülse de oyunda kaldığı süre boyunca derbiyi rahatlıkla kaldırabilen Veli, ceza alanı önünde top yapabilen isimler olduğunda ne kadar aktif rol alabileceğini ortaya koyan Almeida, özellikle ikinci yarıda rakibini kendi yarı alanında kabul etmek zorunda kalan takımında son 10-15 dakikada hücuma çıkarak pozisyon yaratan, bizzat pozisyona giren Oğuzhan ve 90 dakika boyunca bitmek-tükenmek bilmeyen hücum katkısıyla Caner Erkin oldu.

       Ayrıca iki takımın orta sahalarında en çok topla oynayan isimler 73 kez ile Oğuzhan, 68 kez ile de Kuyt oldu. Maçın sürekliliği en fazla olan isimleri ise Fenerbahçe’den Caner Erkin (5.40 dakika), Beşiktaş’tan Oğuzhan Özyakup (4.81 dakika) oldu.

       Bir 90 dakika daha oynansa yine aynı şevkle izlenecek kadar zevk veren derbi sonrasında iki takım da sıralamadaki yerlerini korudu.

TRABZONSPORKAYSERİ ERCİYESSPOR
       Karşılaşmaya daha istekli başlayan ve bu isteği ilk dakikalarda ileri hatta kurduğu baskıyla pekiştiren konuk ekip, üst üste 3 atakta sonuca ulaşmayı başaramadı. Özellikle Murat Akın ve Traore’nin performanslarıyla orta sahanın üstünlüğünü çoğu kez elinde tutmayı başaran Erciyesspor, yorgun olan ev sahibi ekip karşısında daha diri bir tablo çizse de Lig TV spikerlerinden Melih Gümüşbıçak üstadın dilinden düşürmediği ‘‘atamayana atarlar’’ klişesinin kurbanı oldu. Zira Vleminckx’le 4 net pozisyonda ağları bulamayan konuk ekip, son 45 dakikada rakibini sahasına gömerek bunaltsa da sonuca bir türlü gidemedi.

       Son 7 günde 3. maçına çıkan Trabzonspor’un karşılaşmanın ilk yarısında oyun kurmakta dahi zorlanırken, ikinci yarıda da oyunu daha çok kendi yarı alanında kabul ettiği dikkat çekti. Ancak yakaladığı fırsatları usta ayaklarıyla gole çevirmeyi bilen Bordo-mavililer, 3 puanı 3 golle almayı da başardı.

       Rakip ceza alanına toplam 63 kez top çıkarmayı başaran Erciyesspor, topa sahip olma (%55) toplam pas (367) ve kaleye şut atma (23) istatistiklerinde de Trabzonspor’a karşı üstünlük sağladı. İstatistikler ve çıplak oyunuyla farklı mağlubiyeti hak etmeyen konuk ekip, üst üste 2 galibiyet kaydederek yaptığı çıkışı bu hafta sürdüremedi ve düşme bölgesinin liderliğini devraldı. Ev sahibi Karadeniz Fırtınası ise yoğun maç trafiğine rağmen hanesine bir 3 puan daha ekleyerek 5.’liğe yükseldi.

KASIMPAŞA–GALATASARAY
       Ligin başarılı ekiplerinden Kasımpaşa, 13. haftada Galatasaray’ı ağırladı. Karşılaşmanın ilk 45 dakikasında söz sahibi olan taraf ev sahibi ekipti. Hem orta sahayı geçmekte zorlanmayan hem de kanatlara oyunu yaymayı iyi beceren Kasımpaşalılar, ceza alanını cepheden de zorlayarak tehlikeler yarattı. Golü de bu şekilde bulan Lacivert-beyazlılar, Scarione’nin akıllıca asistiyle 1-0 öne geçmeyi bildi.

       İkinci yarı karşılıklı ataklarla geçti. Dirilse de yorgunluktan kırıldığı bariz şekilde anlaşılan Galatasaray, Emre Çolak ve Umut Bulut’un oyuna sürülmesiyle ataklarını sıklaştırsa da ancak beraberliği sağlayabildi. Tabi bu sıralarda kalesinde de en az kendi bulduğu kadar pozisyon da verdi. Kaleye atılan şut, ceza alanına atılan top ve hücumda topla oynama yüzdelerinin birbirine çok yakın olduğu mücadelede beraberliğin iki takımın da hakkı olduğunu söylemek doğru olacaktır.


       Ligin en kaliteli hücum hatlarından birine sahip olan Sarı-kırmızılılarda Mancini’nin oyuncu seçimlerindeki kararlarını hala oturtamamış olmasını eleştirmemek ise mümkün değil. İtalyan teknik adam, göreve geldiği günden bu yana neredeyse her maçta bir sürpriz oyuncuya 11’de yer verirken, en az iki oyuncusunu da kalıplaşmış mevkilerinin ters tarafında oynattı; ancak henüz bir sonuca varmış değil. İtalyan hocanın, Umut Bulut’un ilk 11’in vazgeçilmezi olduğunu hala kavrayamamış olması; Emre Çolak gibi bir alternatifi kanatlarda da kullanabileceğini ve oyuna girdikten sonra takımın oyununda yarattığı pozitif etkiyi hala görememiş olması oldukça düşündürücü…

       1-1’lik sonuçla kötü gidişata hala dur diyememiş olan Galatasaray, yine de sıralamada 4.’lüğe yükselirken; Kasımpaşa ise yerinde saydı ve liderin en yakın takipçisi olmayı sürdürdü.

GENÇLERBİRLİĞİ–GAZİANTEPSPOR
       İki eski takım arkadaşı olan Sergen Yalçın ve Mehmet Özdilek’i karşı karşıya getiren maç, haftanın da sonucu en çok merak edilen karşılaşmalarından biriydi. Zira Özdilek’le dördüncü sınavına çıkan Gençler son 3 maçta 6 puan çıkarmış, Sergen Yalçın’la ikinci maçına çıkan Antep ise geçen hafta adeta yeniden yaratılmıştı..

       İki takımın karşılıklı ataklarıyla başlayan maçta Gençlerbirliği daha çok defans arkasına top sarkıtmalarıyla dikkat çekti. Birbirine denk iki takımın mücadelesinde ilk yarı 2-1’lik Antep üstünlüğüyle sonuçlandı. İkinci yarıda Sergen Yalçın tamamen kontra atağa dönerken, Gençlerbirliği de tüm hatlarıyla yükleniyordu. Öyle ki, zaman zaman defans çizgisi rakip yarı sahaya kadar açılmıştı. 3. golü de bu şekilde yiyen ev sahibi ekip bu hafta ligdeki en fazla pas yapma oranını (483 pas) yakalasa da Şifo’nun 3 hafta önce yaktığı ateş bedbahtça söndü. Konuk ekip ise, Sergen Yalçın’la çıktığı 2. maçta da 3 puanı 3 golle alarak çıkış yakaladı.

       Mücadele sonunda ev sahibi ekip puan tablosunda 2 sıra birden gerileyerek düşme potasının bir üstünde yer sahibi oldu. Gaziantepspor ise puanını 14’e çıkarırken tehlikeli bölgeden de sıyrılmış oldu.

SİVASSPOR–MP ANTALYASPOR
       Geçen haftaki kıyımın ardından 3 as oyuncusundan eksik şekilde 13.haftaya çıkan Sivasspor, sahasında Antalyaspor’a 3-0’lık farklı skorla mağlup oldu. Ligin ilk 12 haftasında rakiplerine karşı çetin bir oyun sergileyen ev sahibi ekip, Antalyaspor karşısında ikinci yarıda Aatıf’ın ayağından yakaladığı şut pozisyonundan başka tehlike yaratamadı.

       Son iki haftayı puansız geçen konuk ekibin, eksikleri olan rakibini iyi okuduğu skora da yansıdı. Ancak skorun 3’e çıkmasında Carlos’un geçen haftaki hatasını tekrarlamasının da etkisi vardı. Zira geçen haftaki Galatasaray maçında perdeyi açan golde Sivasspor defansı orta saha yuvarlağına kadar açılmıştı. Nitekim bu hafta da defans çizgisini önde oynatan Carlos, bu taktiğiyle ilk golde Diarra gibi süratli forveti gole taşıyan asıl etken oldu.

       Karşılaşma sonunda Sivasspor bu sezon ilk kez iki maç sonra üst üste kaybetmiş oldu. Morali yerinde olmayan rakibine karşı orta sahada süratli isimleriyle daha organize oyun kuran Aybaba’nın ekibi ise, 2 haftalık mağlubiyet serisini noktalayarak rahat bir galibiyete imza attı.

ELAZIĞSPOR–BURSASPOR
       Elazığspor, ligin başından bu yana belki de ilk kez bu kadar hızlı başladı maça ve ilk kez 90 dakika kopmadı oyundan. 25 şutla bu sezonki ortalamasının üstünde pozisyon arayan, Serdar Özkan ve Serdar Gürler ile Sane’nin yokluğunu hissetmeyen Bordo-beyazlılar ilk yarıda penaltı pozisyonu haricinde rakibine atak yapma şansı dahi tanımadı. İkinci yarıda da benzer bir şablonla oyuna asılan ev sahibi ekip, beraberlik golünü bulsa da son bölümlere doğru orta sahada yorgun düştü.

       Bursaspor için Batalla’nın yokluğunun geçen haftakinden daha fazla sırıttığını söylemek yerinde olur. Yeşil-beyazlılar top çıkarmakta dahi zorlanırken, artık eleştirmekten yorulmaya başladığım ceza alanı önündeki top yaptırmalara bu hafta da devam etti. Silik futboluna rağmen Belluschi’nin ayağından bulduğu enfes golle 3 puanı kapan Bursaspor’da kritik kurtarışlar yapan Frei’in, galibiyeti getiren gizli kahraman olduğunu söylemek yerinde olacaktır.

       2-1’lik skor Gakkoşların puan hasretini 9 maça çıkarırken, Timsah cephesinde ise 3 haftanın sonunda rahat bir nefes aldırdı.

KAYSERİSPOR–AKHİSAR BELEDİYESPOR
       Ligde 11 haftanın ardından 2. galibiyetini geçen hafta alan Kayserispor, sahasında Akhisarspor’u devirmeyi de başardı. Jaja’nın etkili futboluyla hücumda 90 dakika boyunca tehlikeler yaratmayı beceren Prosinceki’nin öğrencileri, orta sahanın hakimi olduğunu da Akhisarsporlulara maçın başlarında kabul ettirdi. Sonraki haftalar için güven veren oyunuyla 14. haftaya umutlu giren ev sahibi ekip, skor üretmeyi başaramasa da bu sezon ilk kez 2 maç üst üste puan çıkardı.

       Son haftalarda yaşadığı düşüş göze batan Akhisarspor’da ise durum vahim. Baştan sona vasat bir futbol oynayan ve önceki iki haftadan sonra yine 3 puanı rakibine bırakan Akhisarspor, ne orta sahada pas yapabildi ne de savunma düzenini sağlayabildi. Hamza Hocanın elindeki kadronun aslında sınırlı olduğunu anladığımız bu haftadan sonra Akigoların ilk yarıda toparlaması da güç görünüyor. Zira Yeşil-siyahlı ekip, son 4 haftada Fenerbahçe ve Kasımpaşa deplasmanlarının yanı sıra evinde de Sivasspor gibi zorlu rakiple sınava çıkacak.

ESKİŞEHİRSPOR–KARABÜKSPOR
       İç sahada sadece bir kez kaybeden ve dış sahada sadece bir kez kazanan iki ekibin mücadelesinde gol sesi çıkmadı. Eskişehirspor’un iç sahadaki farklı futbolu, gelen her rakibini bunaltıyor. 13.haftada Karabükspor’u ağırlayan Eskişehirspor, rakibine orta sahada top yapma izni vermezken ileriye çıkmakta da hiç zorlanmadı. Ertuğrul Sağlam’ın Eskişehirspor’a kattığı en büyük sistem olan ve şu an ligde orta alanda hakimiyeti ele almada tek olan Kırmızı-siyahlarda, forvetlerin etkisizliği söz konusuydu. Zira ev sahibi ekip topa sahip olma oranında %62’yi yakalarken ligde haftanın rekorunu kırmasına karşılık rakip kalede şutlar dahil sadece 19 kez pozisyon yaratabildi.

       Ligin az gol atıp öz gol yiyen ekibi Karabük, Eskişehir deplasmanında orta sahada erken havlu atarken rakibinin cepheden gelmesini başarılı bir şekilde engelledi. Bunun üzerine oyunu kanatlara yayan Sağlam’ın öğrencileri karşılaşmanın %30’unu rakip yarı sahada geçirse de skora etki edemedi. Ligin en az gol bulan ekiplerinden Karabükspor da cılız gelişen ataklarında golü bulamayınca karşılaşma 0-0 sona erdi.
Bu sonuçla ev sahibi ekip 7. sıradaki yerini korurken, konuk ekip 2 sıra gerileyerek 10.’luğa düştü.

TORKU KONYASPOR–ÇAYKUR RİZESPOR
       Spor Toto Süper Lig’de 13. haftanın kapanış mücadelesinde Torku Konyaspor, Çaykur Rizespor’u konuk etti. İlk yarısı iki takım adına da saman alevi gibi parlayan cılız ataklarla geçen karşılaşmada, ikinci yarıda tempo tam aksi yönde seyretti. İkinci 45’in ilk dakikalarından itibaren yüklenmeye başlayan ev sahibi ekip, mükafatını da erken alarak 49. dakikada öne geçti. Maç da bu dakikadan sonra başladı aslında. Zira karşılıklı ataklar, kaçan pozisyonlar ve fire veren orta sahalar izleyenlerin kalp ritmini arttırmıştı.

       90 dakika boyunca ileriye top taşımakta yetersiz kalan Çaykur Rizespor, beraberliği yakalamayı becerse de kendi kalesine attığı golle maçtan mağlup ayrılan taraf oldu. Son 25 dakikada mağlubiyetin de verdiği hırsla daha istekli görünen konuk ekip, kalesinde kontra ataklara müsaade etse de maçın son bölümlerinin Konyaspor yarı sahasında geçmesini sağladı. Ancak ceza sahasına sızamayan ve forvet hattı kreatif yapıdan yoksun olan Çaykur, sonucu değiştiremedi.

       Bu maçtan sonra Çaykur Rizespor adına düşünmeye başladığım şey ise, ne yazık ki, bitirici vuruşları yapamayan oyuncuların Rıza Çalımbay Hocanın görevini sallantıya alabilecek kadar vasıfsız olmalarıdır. Eğer durum değişmezse 3 puan hasretini 8 maça çıkaran Rize’de Çalımbay’ın koltuğu, elindeki kadronun yetersizliğinden ötürü ciddi kriz yaşayacaktır.

Hazırlayan: Kâşif YAVAŞ

Yorum Gönder

 
Top