0
       Brezilya'da düzenlenen 2014 FIFA Dünya Kupası B Grubu'nun açılış maçında İspanya ile Hollanda karşı karşıya geldi. Erken final olarak dillendirilen karşılaşmanın sonucu merakla bekleniyordu.. Maç son derece ritmi düşük ve iki takımın da kontrolü bir olsun elden bırakmadığı bir anlayışla başladı.. Sıkıcı ve temposuz bir 20-25 dakika izleyeceğiz derken Robben’in pasında ceza alanında topla buluşan Sneijder Hollandalıları heyecanlandırıyordu. Hollanda sahaya yalancı 3-4-1-2 gibi çıktı.. 3’lü stoper Hollanda’nın birçok kez hazırlık programında uyguladığı sistemlerden biriydi.. Hazırlık maçlarında da gördük. İlk dakikalarda birbirlerini tartan iki dünya devi izledik..

       İspanyollar kendi yarı alanlarında paslaşırken Robben Persie ve Sneijder sıkı bir pres uygulamasa da İspanya’nın pas trafiği için minik bir tehdit oluşturdu..  Busquets ve Xavi göbekten dikine pas aşkı ilk bölümde sonuçsuz kalınca Portakallar topu kaptıkları gibi atak girişimlerine girdiler.. Oyunun dengesi 15. Dakikadan sonra son şampiyona geçti.. O alışık olduğumuz pas trafiği sıklaşınca İniesta önderliğindeki İspanya orta sahası çaylak İspanyol Diego Costa’yı oyunun içine itti. Costa birkaç pozisyonda yetersiz kalsa da 26. Dakikada yaptırdığı penaltı İspanyolların ilk yarılardaki gol sıkıntısına ilaç gibi geldi. Silva son derece verimlilik gösterdi.. Golden sonra Hollanda toparlandı denilebilir ancak pas alışverişi ve uyum iyi olmasına rağmen gol pozisyonlarına girilemedi.. Savunma bloğunun önündeki De Guzman ve De Jong o ilk dakikalardaki istekli ve dirençli reaksiyonu kaybolunca İspanyollar daha rahat oynadı.. İki takımın da ilk yarıda kanatları çok çalışmadı diyebiliriz.. Hollanda’da top dağıtım ve atakları yönetme merkezi başkanı Robben ikili-üçlü sıkıştırmalarla boğuştu.. Sneijder de verimsizdi.. İlerde çoğalamama sıkıntısı baş gösterdi..  Sneijder  ve Robben delici özelliğini kullanamadı.. Zaman zaman denemeyi bildiler ancak Ramos ve kanat savunmacılar bölgesel markaj uygulayarak hataya zorladı Hollanda’yı…

        İlk yarının son bölümlerine gelindiğinde iki takım da savunmanın ardına yerden ve havadan atılan toplarla gol aradı. İspanyolların en büyük silahı olan derin ve savunmanın arkasına atılan toplar ikinci golü getirmedi. Oyun zekası olarak iyi fakat daha çok gelişmeye ihtiyaçı olması bir yana dursun mevki olarak da nerede daha verimli olacağı tam olarak bilinmeyen Daley Blind öyle bir pas verdi ki Persie’ye… Hani gözlerimiz bayram etti. Blind Ajax’ta farklı alternatif pozisyonlarda oynayınca sol bekte ülke olarak sıkıntı yaşayan Portakallar o bölgede Blind’in verimliliğinden şüphe ediyorlardı.. Persie savunmanın arkasına atılan adrese teslim pası golle süsledi ve taraflar 1-1’lik eşitlikle soyunma odasına gitti..

      Ve işte ikinci yarı… Kupalar tarihinin en acıklı diğer yandan en efsane 45 dakikalarından biriydi… İspanya’ya şaşırır mısınız? Hollanda’ya sevinir misin?  İkinci yarı beraberinde Portakallar lehine tam 4 gol getirdi… İlk yarıdaki tutuk ve bir o kadar rakibinin hatasını kovalayarak pozisyon arayan Hollanda gitti… Oyunu rakip sahada kuran Robben ve Persie’nin vitesi beşe takmasıyla şahlanan Hollanda geldi.. Blind, eleştirenlere bir yanıt daha verdi. Öyle bir pas verdi ki yine adrese teslim.. Persie affetmedi.  İspanya 3. golden sonra değil, Persie’nin attığı golden sonra dağıldı aslında… Pas trafiği gitti, sıkı pres yapan çabuk çıkan İspanya gitti, boyna santra yapan İspanya geldi..Futbol ustası Robben öyle bir depara kalktı ki bu ne büyük resital… Çok büyüksün Robben… Tebrikler Hollanda… Kupayı kim alırsa alsın Dünya Kupası’nın keyfini yaşamak bambaşka bir deneyim…  Dünyanın en güzel ikilisi futbolu daha nasıl süsleyebilir bilemiyorum..

       Hollanda’nın gazına gelip yazacağım birçok tespiti inanın unuttum. Aklıma gelmişken şunları söyleyim. Belki de Casillas’ın turnuvadaki son maçıydı bu… Del Bosque’nin bir sonraki maçlarda tercihini De Gea veya Reina’dan yana kullanmasını bekliyorum.. İspanya elbette toparlayacaktır.. Uzun zaman sonra İspanyol futbolcuların yüzündeki çaresizliği şaşkınlığı üzüntüyü ve perişanlığı görmek inanın çok şaşırttı.. Belki de her güzel şeyin bir sonu vardır.. Bu da sonun başlangıcıdır İspanya için..

Hazırlayan: Orhun ALİCİKOĞLU

Yorum Gönder

 
Top