1
       Transfer Merkezi dergisinin bugünkü konuğu, uzun süre Trabzonspor forması giydikten sonra sezon başında Balıkesirspor'a transfer olan Alanzinho. Brezilyalı futbolcuyla, yeni takımındaki durumunu ve hedeflerini konuştuk.

Merhabalar Alanzinho, futbola başlama öykünü bizlere anlatır mısın? Futbolu seçme nedenin neydi?
       Futbola ilk başlayışım 9 yaşında Flamengo altyapısında oldu. Ailem de futbolcular da vardı. Özellikle babamın da eski bir futbolcu olması, bu mesleği seçmemde en büyük unsurlardan biriydi. Ondan gelen mesleği devam ettirmek istedim. Küçük yaşlardan itibaren futbolcu olmak hayallerimin arasında yer alıyordu ve ben bu hayalimi gerçekleştirdim. Futbolcu olduğum için mutluyum.

Brezilya’da başlayan profesyonel futbol yaşantına gelmek istiyorum. O yıllar için neler söyleyebilirsin?
       Lisanslı olarak futbola ilk adımımı 12 yaşında Flamengo takımında attım. Daha sonraki senelerde Brezilya’dan ayrıldım ve Flamengo’dan ayrıldıktan sonra 1 sene futbol oynamadım. Bu zamanlar da bir takım olumsuz düşüncelere kapıldım. Bu düşünceler de futbolu bırakmayı düşünmüştüm ve zamanla kendime güvenerek bu kötü zamanları atlatmayı başarmıştım.

Peki bu olumsuz düşünceleri nasıl atlattın. Her futbolcu böylesine güçlü olamaz?
       12 yıl Flamengo’da futbol oynayıp ilişkimizin kesilmesi benim için zor oldu diyebilirim. Kendimi bu zamanlarda sorgulamaya başladım. "Futbola devam etmeli miyim, etmemili miyim" diye sürekli kendime sordum, bu karmaşayı yaşadım. Daha sonra dan Norveç’den teklif gelince kabul ettim ve Norveç benim için bambaşka bir sayfanın başlangıcı oldu.

Norveç’e transfer öykünü anlatır mısın? Norveç dışında o dönemde başka teklifler var mıydı?
       Norveç’de Stabaek’de ilk olarak iki haftalık deneme süreci yaşadım. Ekip olarak iyi bir takımdık ve ben de takıma yararlı olarak denenmenin sonucunda Norveç’e transfer oldum. O dönemde Norveç dışında bana ulaşan teklif yoktu.

Türk futbolseverlere Norveç futbolu için neler söyleyebilirsin? Geçtiğimiz senelerde Avrupa’da önemli işler yapmış İskandinav ülkesinin son zamanlarda ciddi bir şekilde düşüşte olduğunu görmekteyiz.
       Genel olarak İskandinav ülkelerini konuşursak Avrupa’ya göre futbol yapıları çok farklı. Bu futbol yapısını etkileyen en önemli nokta ise iklim. Bu tarz ülkelerde genel olarak futbolcularda adaptasyon sorunu yaşanıyor. Sizin de belirttiğiniz üzere son yıllarda Norveç futbolu maalesef düşüşte.

İskandinavya’dan ayrılarak ülkemize Trabzonspor’a transferin gerçekleşti. Bu transfer süreci nasıl oldu? Seninle ilgilenen başka Türk takımları var mıydı?
       4 sene Norveç’te kendi adıma güzel bir kariyer ve isim bırakmıştım. Norveç’te tanınan bir oyuncu konumuna gelmiştim. Benim için Norveç kariyerim her zaman güzel hatıralarla hatırlayacağım bir tecrübe oldu. Daha sonra bana Almanya’dan Wolfsburg takımından teklif gelmişti. 3 gün süren görüşmelerin ardından Wolfsburg takımıyla anlaşamadım. Tam o sırada Trabzonspor’dan teklif geldi. Türkiye’nin büyük takımı ve şampiyon olmuş olması benim için önemliydi. Maddi anlamda da güzel bir teklif gelince Türkiye’ye, Trabzonspor’a transferim gerçekleşmiş oldu. O dönemde Trabzonspor dışında başka bir Türk takımından teklif almadım.

6 sezon Trabzonspor’da forma giymiş bir oyuncu olarak Trabzonspor günlerin, Trabzon şehri, taraftarı ve camiası için düşüncelerin neler?
       Trabzonspor’da ilk zamanlarım dışında genel olarak uyum sağladığım bir kulüptü. Güzel bir şehir, insanları sıcakkanlı, şehirdeki insanların futbola olan ilgisini biliyorsunuz. Türkiye’nin neresine gidersek gidelim onlar bizi her yerde desteklediler. Taraftarla olan ilişkilerimde iyiydi. Onlar benimle, ben onlarla kısa bir süre içinde anlaşmaya başlamıştık. Trabzon’da keyifli anılarım ve maceralarımla ayrıldım. Trabzonspor’a genel olarak oyuncular Trabzon şehrinden yakınırlar. Şehri küçük bulduklarını düşünürler ve şikayet ederlerdi. Ben öyle düşünmüyordum. Trabzonspor’da 2 tane şampiyonluk yaşadım. UEFA Kupası ve Şampiyonlar Ligi'nde oynama fırsatı yakaladım. Trabzon maceramı kısaca sizlere böyle özetlemek daha doğru olur.

Bir önceki soruda 2 şampiyonluk yaşadığını belirttin. Trabzonspor formasıyla 2010-11 sezonunda kadroda yer almış önemli bir oyuncu olarak, o sezon ve şike süreci hakkındaki düşüncelerini öğrenebilir miyiz?
       O sezon benim için özel bir sezon, Türkiye şampiyonluğunu kazanmıştık. Çok önemli bir kulübe karşı biz bu şampiyonluğu elde ettik. Ben bu şampiyon grupta yer aldığım için çok mutlu ve gururluyum. Şike sürecini herkes gibi bende anlamış değilim. Sadece Trabzonspor taraftarının değil, Türkiye’ deki birçok taraftarın kupanın Trabzonspor’un hakkı olduğunu düşündüğünü biliyoruz ama bu süreç hakkında kendi adıma bir fikrim yok.

Şike sürecinden sonraki sezonlarda da Trabzonspor takımında yer aldın, takım olarak bu süreç sizleri nasıl etkiledi? Takım olarak bir düşüş içine girdiniz diyebilir miyiz?
        Medyada Trabzonspor takımın yıprandığına dair yer alan eleştirilerin bu süreçle alakalı olmadığını düşünüyorum. O sezonda takımda çok iyi oyuncular vardı. Örnek vermem gerekirse Burak Yılmaz, Selçuk İnan gibi isimler Galatasaray’a transfer oldular. Sadece örnek verdiğim isimler değil birçok oyuncu önemli kulüplere transfer oldular. O transferlerden sonra bizim takım içinde yeni bir yapı, yeni bir formül bulma sürecine girildi. Ben bununla ilgili olduğunu düşünüyorum.

Bu sezon başında ligimizin yeni takımlarından Balıkesirspor’a transferin gerçekleşti. Balıkesirspor’a transfer serüvenini senden dinleyelim, Balıkesirspor'u seçmendeki faktörler neler oldu?
       Trabzonsporla sözleşmem bittikten sonraki süreçte görüştüğüm kulüpler oldu. Gazetelerde ve televizyonlarda birçok dedikodu çıkmıştı aslında. Türkiye dışında Avrupa’dan da görüştüğüm takımlar oldu. Görüştüğüm takımlar içerisinde Balıkesirspor’u kendime daha yakın gördüm. Lige yeni çıkmış, heyecanlı bir kulüp olduğunu düşündüm. Tesisleri ve şehri gezerek Balıkesir takımının benim için uygun olduğuna karar verdim. Kulüp de bana destek çıkınca Balıkesirspor’a transferim gerçekleşmiş oldu. Kendi adıma ve takım olarak güzel bir sezon geçirmeyi umuyoruz.

Takım olarak lige renk kattığınızı düşünüyorum fakat istenilen futbolu ve puanları elde edemediğinizi görüyoruz. Şu an ki durumunuz hakkında neler diyebilirsin?
       Balıkesirspor daha farklı bir ligden geldi. Süper Lig’e yıllar sonra çıkmış bir ekip. Süper Lig atmosferi ve havası çok farklı, bu atmosfere uyum sağlaması biraz zaman alacak. Onun dışında bu ligde ilk kez oynayan oyuncularımız var. Bu oyuncuların da lige adaptasyon süreci olacak elbette. Ligde yer almamış yabancı oyuncular da takımımızda yer alıyor. Bu oyuncuların da Türkiye’ye ve lige alışma zamanı olacaktır. Taraftarımıza şunu söylemek isterim; İlerleyen haftalarda yukarılara doğru tırmanışımız başlayacak. Birbirimize alıştıkça futbolumuzu göze hoş geliyor. Herkes birbirine destek vermeye başladı. Biz kaliteli bir takım olduğumuzu düşünüyorum.

Brezilya ile ülkemizdeki futbol arasındaki benzerlikler ve farklılıklar neler sence?
       Tabi ki karşılaştırdığımız da iki ülkenin çok farklı futbol yapısı var ancak ortak noktada birleştiğimiz benzerliklerde var. Mesela Türkiye’deki ateşli taraftar kitlesi, Brezilya’daki ateşli taraftar kitlesiyle benzeyen bir nokta. Brezilya’da oynayıp Türkiye’ye transfer olan oyuncular için Türkiye zor bir ülke. Kültür ve futboluna alışmak biraz zaman istiyor. Örnek vermem gerekirse Fenerbahçe’ye sezon başında transfer olan Diego Ribas. Kendisi çok kaliteli, Avrupa’da tanınan ve kabul gören bir isim ama şu anda Avrupa’daki futbolunu Türkiye ligine yansıtamıyor.

Brezilyalı bir futbolcu olarak Brezilya’nın ev sahipliğini yaptığı Dünya Kupası hakkında neler düşünüyorsun? Ev sahibi olarak turnuvaya iyi başlasanız da sonunu getiremediniz ve dördüncü olabildiniz.
       Bence tartışmasız Brezilya halkı için büyük hayal kırıklığıydı. O kadar çaba ve desteğe rağmen yarı finalde böylesine bir sonucu kabul edemedik ve şoke olduk. Ama futbolun içinde olan olaylar bunlar. Futbol inişleri çıkışları olan bir meslek. Önümüzdeki senelerde neler olacağını hep beraber göreceğiz.

Bu keyifli sohbet ve bize zaman ayırdığın için teşekkürler. Son olarak senin okuyucularımıza iletmek istediğin bir şey var mı?
       Asıl ben sizlere teşekkür ederim. Taraftarlarımızdan desteklerini bizden esirgememelerini istiyorum, tüm okuyucularınıza iyi okumalar diliyorum. Herkese selamlar.

Röportaj: Oğuzhan ARSLAN
Katkılarından dolayı Ali KARAKAŞ ve Cevdet ÜNÜVAR'a teşekkürler.
Bu röportaj TransferMerkez.com tarafından yapılmıştır, tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.

Yorum Gönder

 
Top