0
        Aslında sezon Bursaspor için pek de güzel başladığı söylenemez. Chikhura'ya penaltılarda yenilerek Avrupa'dan elenilmiş ve lige bir hayli moralsiz başlanmıştı. Şenol Güneş takımın hazır olmadığını o günlerde dile getirdi. Haftalar geçtikçe takımdaşlığı artan ve çok daha iyi oynayan Bursaspor oldu. Öyle ki ligin en çok gol atan takımı olmak iyi bir takım olduğumuzun göstergesi. İlk yarıda toplanan 26 puan lig yarışında yeterli gözükebilir ancak oynanan futbolun karşlığı bu puan kesinlikle değil.

En Golcü Takım
        Bursaspor 16 maç sonunda attığı 31 gol ile ligin en çok gol atan takımı oldu ve 1.93 gol ortalamasına ulaştı. Bu rakam son 5 sezonda ise sırasıyla 19, 26, 18, 32, 34 gol şeklinde olmuştu. Kısaca şampiyonlukla sonuçlanan sezona göre 3 gol eksik. 

        Buna karşın kalesinde gördüğü 19 gol ile ise bu sezon en az gol yiyen 5. takım oldu. Bursaspor'un maç başına yakaladığı ortalama ise 1.18 gol. Geçmiş 5 sezonda devreyi sırasıyla 19, 20, 18, 12, 17 gol yiyerek kapatan yeşil beyazlılar için bu rakam gayet iyi.

İç Saha ve Deplasman Karnesi
        İç saha karnesine baktığımızda bu sezon yakalanan 8 maçta 12 puan ise oldukça başarısız olarak değerlendirilebilir. Maç başına bir değerlendirme yapıldığında ortaya çıkan rakam 1.5 puana denk geliyor. Bu sezon 3 beraberlik, 2 yenilgi ve sadece 3 galibiyetle oldukça kötü sezonlardan birini yaşıyor. Bu yıl uygulanan Passolig uygulamasının ve taraftarın bunu protesto etmesinin de bunda payı olduğunu düşünüyorum.

        Bursaspor'un dış saha performansı ise topladığı puana bakıldığında oldukça başarılı denebilir. Deplasmanda oynadığı 8 maçtan toplamda 14 puan toplamayı başardı ve maç başına 1.75'lik puan ortalamasını tutturdu. Topladığı puanlar ile 21 puanlı Beşiktaş ve 19 puanlı Galatasaray'ın arkasından üçüncü sırada yer almayı başardı. Bursaspor'un ligde daha zorlu sayılabilecek (G.Saray-Beşiktaş-F.Bahçe-Trabzonspor-Eskişehirspor) deplasmanlarını ilk yarı itibari ile evinde oynamış olmasını da belirtmekte gerekiyor. Parantez içinde saydığım takımlarla oynamış olduğumuz maçların hiçbirini kazanamamız ligin ikinci devresinde dezavantaj yaratacaktır.

Kaleci Performansları
        Kaleci performanslarına baktığımızda ise ligde tüm maçlarda Harun Tekin'in forma giydiğini görüyoruz. 16 maçta 19 gol yiyen Harun'un bu maçlarda kalesine gelen 173 şutun 32'sini kurtarmış. Ligde 4 maçta gol yemeyen Bursaspor, bu maçlarda 10 puan kazandı. Şenol Güneş'in olduğu yerde en büyük kazanımların kaleciler olması kaçınılmaz. Harun'un henüz o beklenen çıkışı yaptığını söyleyemeyiz ama emeğinin karşılığını ilk kez bu dönemde milli takıma seçilerek aldı. Artık sorumluluğu çok daha fazla. Genç kaleci Okan Koçuk ise Ziraat Türkiye Kupası'nda 3 maçta kaledeydi ve 3 gol yedi.

Defansın Performansı
        Defanstaki tercihlere baktığımızda ise merkezde en çok forma giyen oyuncular olarak karşımıza sırasıyla Serdar Aziz ve Renato Civelli çıkıyor. Civelli savunmanın değişmezi olmuş. İlk hafta oynanan G.Saray maçı hariç geri kalan 15 hafta sol stoperde 90 dakika oynamış. 1 gol atan Civelli, defans oyuncusu olmasına rağmen 58 kez gol girişimine girmiş. Birçok stopere göre iyi bir istatistik bu. Agresif ve sert savunması ile ön plana çıkan Civelli, yalnızca 13 kez faul yapmış. Genel performansına bakıldığında oldukça iyi bir devreyi geride bıraktığını söyleyebiliriz. Suni çimde oynanan ZTK maçı Centone Karagümrük-Bursaspor maçında sakatlanan Serdar Aziz ligde son 4 karşılaşmayı kaçırdı. Serdar ligde 12 maçta oynadı ve 1 gol attı. Ayrıca milli takıma davet edilmiş ve Kazakistan maçında kornerdan gelen topa yükselerek kafayla 1 gol atmıştı. Takım geçmiş sezona göre duran toplarda daha etkisiz olmasına rağmen, attığı 4 golle (2 gol penaltıdan) bu özelliğini de sürdürüyor.

        Aşağıdaki tabloda geride kalan 16 maçın stoper ikililerini değerlendirebilir ve yenilen gol adetlerini inceleyebilirsiniz.

        Stoperler kadar savunmanın önemli parçalarından biri de beklerdir. Taye Taiwo'nun kadroda düşünülmemesiyle birlikte sol bek Aziz Behich oldu. Aziz, sol açık olarak da oynayabilen ve oyun anlayışında hem defansif hem ofansif özellikleri bulunan bir bek. Şener kadar hücuma bindirme yapmasa da yadsınamayacak şekilde hücuma katkısı oldu. Ceza sahasına 35 kez top gönderen Aziz, 2 de asist yaptı. Ligimizde yerli sol bek sıkıntısı varken Aziz'in performansı için üst seviyede diyebiliriz. Şener geldiği günden itibaren çıkış yaparak bölgesinin değişmezi oldu. Ozan'ın joker oyunculuğunu ve orta alanda kullanıldığını bir kenara bırakırsak Şener'in takımda alternatifi yok. Yeterli gayreti gösteriyor ve gelişimine devam ediyor. Tüm lig maçlarında oynadı Şener. Geçtiğimiz sezona göre daha iyi durumda.  5 asist yaparak Cicinho'dan sonra en fazla asist yapan bek. Emre Taşdemir ise ilk yarının son maçında izleyebildik. Sık sık atağa katılıp ofans yönü iyi olan ve özgüvenli bir futbolcu. Gelecek için iyi sinyaller veriyor.

Orta Saha Performansı
        4-2-3-1 -Kısmen çift forvet oynandı- oyun şablonunda hücuma dönük görev alan isimlerin sahaya yansıttığı futbol maçların skorlarına da yansıdı. Buralarda Volkan Şen'e ayrı parantez açmak gerek. Trabzonspor günleri, orada yaşadıkları ve ayrılışı herkeslerin aklında. Geri dönüşünde 16 numaralı formayı giydi. Kendine güveni gelmesi ve takıma katkısını arttırmak için Şenol Güneş farklı rol biçti onun için. Kariyerinde şampiyonluktan sonra altın çağını yaşıyor desek yanılmayız. Şenol Hoca'nın gelişiyle yeniden doğdu, kaybolan özgüveni tekrar geri geldi. Ligde 15 maçta 5 gol 5 asisti var (Şampiyonluk yılı ligde 27 maç 6 gol 7 asist). Bu çıkışa Fatih Terim de kayıtsız kalmadı ve Volkan Şen 4 yıl aradan sonra milli takıma davet edildi. Milli takım ve yükseliş demişken Ozan Tufan'ın çıkışından bahsedelim. Ozan çıkışa geçen sezonun sonunda başlamıştı. Nerede ihtiyaç varsa orada oynayabiliyor. Çabukluk ve teknik olarak sağ önde de oynayabilecek donanımda. Etkili ve doğru yaptığı bindirmelerle takımın hücum zenginliğini arttırıyor. F.Bahçe 4 milyon euro teklif ettiğini açıkladı. Başkan kabul etmemiş. Onun için istenilen rakam ise 10 milyon euro civarı. Eğer satılırsa maddi imkanlar yetersizliğinde para ilaç olur ama kaybedilen oyuncu da çok büyük olabilir.

        Her ne kadar kiralık gelsede, gerek oyundan çıktığında armayı öpüşü gerekse gelecek sezonda oynama isteğiyle taraftarın gönlünde taht kurdu Josue. Gelmeden önce birkaç videosuna bakmıştım. Sol ayaklı olduğunu görünce zaten ister istemez insan beklenti içinde oluyor. Geç yapılan transfer oldu. Chikhura maçlarında olsa durum farklı olabilirdi. Gol girişiminde bulunma, hücum bölgesine atılan top ve ceza alanına atılan top istatistiklerinde zirvede. Atılan tekmelere rağmen 17 maçta 5 gol 3 asisti var. Maç esnasında performansı hep üst düzey oldu. Kısacası 10 numara bölgesinde gelen gideni aratmadı. Samuel Holmen, son birkaç sezondur yerel basında transferiyle çok meşgul oldu. Ha geldi ha gelecek ha geliyor derken sonunda geldi. Eksik giderecek, takıma katkı sağlayacağını düşünmüştüm. Yanılmışım. Henüz gol ve asisti dahi bulunmayan Holmen'in maç esnasında farkını ortaya koyacak şekilde oynamadı. İkinci yarı ekstrem performans sergilemezse sezon sonunda F.Bahçe'ye geri döner. Fernando Belluschi için verimli sezon geçirdiğini söylemek yanlış olmaz. Batalla'dan sonra o bölgede oynasa da o yerin adamı olmadığını gösteriyor bu sezon. Takımın hücumlarında teknik kapasite olarak yeterli. Orta alanda koşan, pres yapan ve topu 3. bölgedeki arkadaşlarına aktarabilen Belluschi'nin 18 maçta 3 gol 3 asisti var. Attığı 2 gol o haftaların en güzel golü seçilmişti.

Forvet Performansı
        Christoph Daum denilince aklıma hep geçen yılın kötü anıları aklıma gelir. Tek olumlu şey takıma kazandırdığı forvet olan Fernandao. Devre arasında gelmesine rağmen 2014 yılının en çok gol atan ikinci (19 gol) oyuncusu oldu -Gekas 22 gol-. Bu sezon 20 maç 11 gol 1 asist. Fernandao'nun attığı goller dışında da önemli forvet. Çünkü ön alanda presi başlatan ve top kapıldığında rakip yarı sahaya yollanan uzun topları indiren ve tabii ki bitirici noktadaki bir numaraları etken o. Fizik olarak çok üstün. Rakip savunmayı yıpratabiliyor. Performans çizgisi de hep yukarı doğru. İnişli-çıkışlı oynasa böylesine üstün oynayamayacak belki de. Cedric Bakambu, Fransa'nın Sochaux takımdan 1.8 milyon euro bonservis bedeli ödenerek transfer edildi. Hem çift forvette ideal hem de geleceğe yönelik bir hamle oldu. Bursaspor saha diziliminde tek forvet -Fernandao- sol kanat Bakambu başlasa da, Bakambu merkeze sık sık gelip Fernandao'ya yakın oynuyor. Bunun sonucunu en iyi şekilde aldı Bursaspor. 17 maç 7 gol 3 asist yaparak ligin ilk devresini kapattı. Parlayan yıldız mı yoksa bu yıl sönük kalan yıldız mı desek acaba Enes Ünal için. Yabancı ve yerli kaynaklarda, Bayern Münih, Chelsea, M.City gibi kulüplerin Enes'i istediği yazılıyor. Bu sezon fazla forma şansı bulamadı. Oynadığı maçlarda da zayıf kaldı. Gençleri oynatmıyor diye yazdığımız Daum, Enes'i geçen sezon ilk yarısında ligde 7 maçta 144 dakika sahada tuttu ve 2 gol attı. ZTK'da ise ilk yarısında 1 maçta oynadı ve 2 gol attı. Sezonu 23 maç 6 gol 1 asist yaparak kapattı. Enes bu sezon ligde 6 maçta 54 dakika oynadı. Her iki Chikhura maçında da oynayan Enes, 5 ZTK maçında oynadı ve 2 asist yaptı. Enes'i bir şekilde kazanmak gerek. Avrupa'da gelişebileceği liglere kiralık gönderebilsek geri dönüşü daha iyi olabilir.

Pozisyon Analizi
Bursaspor 1-1 Fenerbahçe (10.Hafta): Kaptırılan topu atılabilecek en iyi yere atmış Belluschi. Ozan henüz havada topa hamle yaparken Volkan, Caner'in arkasından koşuya başlıyor. Yalnız o değil Bekir-Kadlec markajında olan Fernandao'da hareketleniyor. Bakambu biraz yavaş davranıyor ve Gökhan'ın arkasından koşu yapıyor. Neticede kapılan topu iyi değerlendiren, hücuma hızlı çıkan ve F.Bahçe defans yerleşimi hatası olsa da orta alan presini iyi uygulayan bir Bursaspor var.



Bursaspor 3-3 Trabzonspor (14. Hafta): Ligin en güzel maçlarından biriydi. Yukarıda Bakambu'dan bahsederken Fernandao'ya yardımcı olduğunu söylemiştim. O pozisyonlardan biri ve golle sonuçlanıyor. Yine orta alandan koşu yoluna atılan bir top. Koşuyu yapıp golü atan Ozan Tufan. Pası atansa Bakambu. Dikine yaptığı koşuda yalnız hücuma giden o değil. Siyah daire içindeki olanlar Fernandao ve Volkan da koşup defansın önüne geçerek hücuma katılmışlar.


Bursaspor 2-2 Eskişehirspor (6.Hafta): Maçları izleyince puan kaybına en üzüldüğüm karşılşmaydı Eskişehirspor maçı. 2-0 öndeyken 1 puana razı olmak hiç olmamıştı. Sıradan basit bir gol Bakambu'nun golü. Her forvetin atması gerek, atabileceği bir gol. Nitekim burada göz önünde olması gereken Volkan'ın bireyselliğinden kurtulup kaleye şut çekmek yerine koşu yapan Bakambu'ya kayıtsız kalmayıp asist yapmış olması. Volkan tabii ki gol atmak isteyecektir, atacaktır da ama böyle pozisyonlarda bu bilinçte olursa daha faydalı oluyor.

K.Erciyesspor 1-1 Bursaspor (9.Hafta): Sol kanattan gelişen atakta tipik forvetin defans arkasına yaptığı koşu. Burada Fernandao'nun tek vuruşla yaptığı bitiriciliğinden ziyade Josue'nin uzun pasının önemi var. Josue'nin yolladığı bu paslar için iyi bir bitiriciliğe sahip olmak gerekir. Fernandao'da da bundan fazlasıyla olduğudundan gol kaçınılmaz sonuç oluyor.


Gol İstatistikleri
        Maçın son dakikalarına girildikçe bizlere rahat maç izlemek olmuyor. Zaman zaman taktiksel olarak geriye yaslanıyoruz bazen de rakip bizi sahamıza mahkum ediyor. Yukarıda da görüldüğü gibi maçların ikinci devresinde 13 gol yemiş Bursaspor. 13 golün 9'u 76-90 dakika aralıklarında. Öndeyken verilen 11 puan var. Skoru koruyamıyoruz. Ligin ikinci yarısında bu puan azalacak ümidindeyim.

(İstatistikler MatchStudy'den alınmıştır.)

Transfer
        Öncelikle transferlerde titiz davranılmalı. Yanlış transferlerin maddi külfeti apaçık belli. Malumunuz gelecek sezon yabancı sınırı bugünden farklı olacak. Planlama ona göre yapılmalı. Fernandao, Holmen ve Josue'nin kiralık sözleşmeleri bitecek. Holmen büyük ihtimal kadroda düşünülmeyecek. Porto'nun Josue için ne kadar bonservis bedeli isteyeceği bilinmiyor. Tahminim 4-8 milyon euro arası ücret isterler. Karşılar mıyız? Bu dönemde çok zor. Takım için en kilit oyuncu olmuşken gelecek yıl kadroda olmaması sistemi bozabilir. Aynı şey Fernandao için de geçerli. Satın alma opsiyonu var ancak 5 milyon euro. Bakalım bunlar nasıl karşılanacak neler olacak hep birlikte göreceğiz. Sözleşmesi bitecek futbolculardan biri de Belluschi. Sözleşmesinin uzatılmasına sıcak bakarsa imzayı kolayca atar. Geçen günlerde çıkan haberler Avrupa'dan teklif gelirse gideceği yönünde. Çok acil bir eksiklik olmasa da gelecek sezon için şimdiden bu bölge için transfer çalışmalarına başlanması gerekir. Stoper eksiğimiz olduğu söylenebilir. Serdar'ın sakatlığında stoperde Şamil vardı. Ethem ve Ertuğrul var genç olarak. Ertuğrul'un birkaç seviye atlaması gerek. Ethem ise henüz tecrübesiz ama yedek olarak takımda bulunabilir. En önemli eksikliklerden biri de ileri üçlüdeki oyuncuların alternatifsizlikleri. Josue, Volkan ve Bakambu'nun önemli katkılarına rağmen olası bir ceza ya da sakatlık durumunda ciddi sorunlar yaşanacağı gerçeği unutulmadan buraya da her üç bölgede de oynayabilen bir oyuncu transferi gerekiyor. Ama her şeyden önce bu yılki kadro omurgası bozulmadan gelecek yıl da olması.

Hazırlayan: Sefa ÖRNEK

Yorum Gönder

 
Top