0
        Bugünkü yazımda 29 haftalık süreçte 46 puanla 7.sırada bulunan Şanlıurfaspor’u değerlendirmeye çalışacağım. Önceki senelerde olduğu gibi sezona şampiyonluk parolasıyla başlayan Güneydoğu ekibi, aldığı başarısız sonuçlarla “yine” hüsrana uğradı.

        Şanlıurfaspor’u antrenörlerine göre değerlendirmek gerekirse; Cihat Arslan döneminde takıma sinmiş korkak futbol anlayışı vardı. Top rakipteyken kompakt görüntü veren, defansta başarılı ama; hücumda defansta olduğu kadar başarılı değildi. Bunda Tello’nun rakip kaleye yakın olması gerekirken, aksine orta ikilide oynaması, oyun içinde defansa çok gelmesi, kanat oyuncularının verimsizliği ve beklerin çok geride kalması neden oldu. Kaldı ki Cihat Hoca döneminde atılan gol sayısı dediklerimi tasdikler nitelikte (19 maçta 19 gol)

        Cihat Hoca da gol yollarındaki başarısızlığı fark etmiş olacak ki: Adanaspor maçıyla 3-5-2 formasyonuna döndü. Bu dizilişte sergilenen başarılı futbolu skora yansıtamadılar. Nitekim Adanaspor ile berabere kalındı. Antalyaspor maçında ise devreye 2-0 yenik durumda giren Ş.Urfaspor, ikinci devrede arka arkaya bulduğu gollerle beraberliği sağladı. Hatta 3. gol fırsatını da yakaladı ama rakip fileleri havalandıramadı. Maçın son saniyelerinde de Antalyaspor santrası yapılmayan golle öne geçti. Şanlıurfaspor o maçta sadece 3 puanı değil, adamlığıyla Urfalıların gönlünde taht kuran Cihat Arslan’ı da kaybetti, hoca istifa etti.

        Cihat Hoca’nın istifasıyla takımın başına Osman Özköylü getirildi.Osman Hoca’nın takıma aşıladığı pas oyunu Ş.Urfaspor’un maçlarını izleyen herkesin malumu. Eskiye nazaran daha hızlı paslaşan, atağın yönünü değiştirebilen, daha çok gol pozisyonuna girebilen bir takım haline geldi. Ancak gol pozisyonlarında sonuca gidemeyen bir takım var. Dişli rakiplere karşı pas yapayım derken santra yapan bir takım da oldu. (bknz.Altınordu maçı)

        Şanlıurfaspor pas oyununu, geriye çekilen takımlar karşısında muazzam bir şekilde yaparken, baskılı oynayan takımlara karşı aksayabiliyor. Altınordu maçında da sık sık pas hatası yapan sarı yeşilli ekibin maçın hiçbir anında uzun top denememesi; oyun içinde ezber bir sistemle oynandığını gösteriyor. Osman Hoca zamanla pasa dayalı futbolu takıma tam anlamıyla oturtacaktır ancak play-off’a kalınmak isteniyorsa oynanan oyundan; en azından maç içerisinde taviz verilmeli. Zira alınacak puanların oynayan oyundan, sistemden daha önemli olduğu haftalara girmiş bulunmaktayız.

        Bir de Osman Hoca’nın iyi işleyen takımda macera aramasını doğrusu pek anlayamadım. Oyundan çıkmasına sinirlenen ama takım arkadaşları ve antrenörüne en ufak saygısızlıkta bulunmayan Tello’nun 2 haftadır yedek kulübesinde olmasına, üstüne üstlük ayakta duracak takati olmayan futbolcuların kaptanın yerine sahada olmasına şaşırdım.
 
        Devre arası takıma katılan Bekir Ozan  Has var bir de. Takıma sakat gelmişti ve sakatlığının birkaç hafta içinde geçeceği söyleniyordu, aylar geçti. Bekir Ozan birkaç maçta 18 kişilik kadroda bulunsa da daha formayı terletmedi. Bekir kalitesinde bir futbolcunun bir dahaki sezonda Ş.Urfaspor’da kalması düşük bir ihtimal. Haliyle Şanlıurfalı taraftarlar Bekir’in neden transfer edildiğini merak ediyor. Ben söyleyeyim: her transfer dönemi birkaç bomba transfer yapan yönetimin, pimi elinde kalmış bombasıdır. Hazır bombadan bahsettim, Veli Kızılkaya’dan söz etmemek olmaz. Bilindiği gibi Veli, saha içindeki hırçınlığıyla kendini ispatlamış, PTT 1.Lig’in gedikli stoperlerinden biri. Bu sezon 11 sarı, 2 kırmızı kart gören Veli, maç içinde sinirlerini dizginlemeli. Veli, kendini kontrol edebildiği sürece takıma faydalı olur, aksi durumda Ş.Urfaspor’u hedefinden uzaklaştırır, tıpkı Altınordu maçında olduğu gibi. Osman Hoca ile beraber performansında bariz bir yükseliş gösteren Ekrem Dağ var. Play-off’a kalınması halinde Ekrem gibi tecrübeli bir futbolcunun takıma çok yararlı olacağını düşünüyorum. Her maç muazzam oynayan Onur Akbay’ın, bu performansıyla Süper Lig’de çok rahat oynayabileceğini kestirmek çok zor olmasa gerek.

        Gelelim Güneydoğu ekibinin Süper Lig şansına... Ligde her maç zor olsa da, hiçbir iddiası bulunmayan orta sıra takımlarıyla olan maçlar diğerlerine nispeten daha kolay. Play-off’u kovalayan Albimo Alanyaspor, Samsunspor ve Ş.Urfaspor’un fikstürlerine bakıldığında zorluk seviyesi en yüksek olan maçlar Samsunspor’u bekliyor. İlerleyen haftalarda play-off hattı için daha net konuşabiliriz ancak Şanlıurfaspor penceresinden baktığımızda: kalan 5 maçta en az 10 puan alabilecek güçte bir takım.

Hazırlayan: Mahmut Alper GÜLOĞLU

Yorum Gönder

 
Top