0

        Atiker Konyaspor’da son 2 sezondur düzenli forma şansı bulamayan Selim Ay, ‘Kapıların arkasında çok ağladığım oldu ama bunu hiçbir zaman takıma yansıtmadım. Hocanın adil olduğunu düşündüğüm için daha çok çalışmaya başladım’ dedi.

        Konyaspor’un en kötü zamanında da o vardı, en iyi zamanında da... Hatta yedek olmasına rağmen sözleşmesi uzatılan ender futbolculardan birisi diyebiliriz. Aykut Kocaman’ın göreve gelmesiyle birlikte oyuna sonradan girmeye başlayan Konyaspor’un emektarı Selim Ay, nefsime uysaydım başka takıma giderdim ama Konyaspor’a ve hocaya olan sadakatimden – bağlılığımdan dolayı kaldım. Aykut Kocaman, çok iyi bir karaktere ve futbol bilgisine sahip... Bir gün yine ilk 11 futbolcusu olup milli takıma gideceğim’ dedi. Memleket Gazetesi Spor Müdürü Veli Özkan’a özel röportaj veren genç oyuncu, oldukça samimi ve bir o kadar da dobra açıklamalarda bulundu. İşte o röportajın satırbaşları:

Yeni sezona Rize’de berabere kalarak başladınız neler söyleyeceksin?
Geçen sezon çok iyi bir çıkış yakaladık ve bu sene de devam ettirmek istiyoruz. Takımın zaten temelleri de korundu. Bu sezon 3 kulvarda yarışacağız. Hocamız da tecrübeli zaten. Bu konuda her zaman bizi bilgilendiriyor. Bize, saha içi ve dışında neler yapmamız gerektiğini sürekli ifade ediyor. Haddini bilerek bir Konyaspor olarak başladık bu sezon lige. Sahada ne yaptığını bilen bir Konyaspor vardı. İlk yarı, nemden dolayı oynayamadık oyun kontrolü Rize’deydi. İkinci yarı biraz daha hareketlendik. Zor bir deplasmandan 1 puanla ayrıldık diyebilirim.

Ali Çamdalı’nın yokluğu takımı etkiledi mi?
Kaptanımız Ali Çamdalı, saha içinde ve dışında bu takım için çok önemli bir oyuncu. Ali ağabey saha içinde vücut hareketleriyle bile herkesi yönlendiriyor. Saha içinde her zaman hırslı, inatçı bir kişilikle oynuyor. Onun yokluğu ister – istemez biraz etkiliyor. Fakat Aykut Hoca’nın belirli bir sistemi var ve bütün oyuncuları, ona göre oynatmaya çalışıyor. Yani o seviyeye yaklaştırmaya çalışıyor.

Aykut Hoca soda şişesini koy, onu bile oynatır’ yorumları var. Gerçekten oynatır mı (gülerek)?
Hocanın mantalitesini çözmek zor değil. Herkes çözdü ve bilinçlendi artık. Hocanın belirli bir sistemi var ve biz oyuncu grubu hocanın direktiflerini yerine getirdiğimiz sürece istediğimiz sonuçlara almaya devam edeceğiz. Bu sene iskelet kadromuzu koruduk mesela. Hoca, takımımıza çok güveniyor biz de o güveni boşa çıkarmak istemiyoruz. Belirli bir sistemimiz var. Zaten ortamımızı söylemeye gerek yok, kaç yıldan beri aynı. Bu sadece saha içerisinde olan bir şey değil ama herkes kenetlenmiş bir şekilde. Konya şehri bizi sahiplendi.

Peki, Aykut Kocaman’ın sistemine alışmak kolay oldu mu?
Hocanın ilk geldiğindeki sistemi bu değildi. Daha farklı oynatıyordu bizi. Pas çalışması daha çok oluyordu. Pasa yönelik bir oyun oluyordu. Şimdi tam tersi, tam sahada alan savunmasını iyi yapan, birlik beraberlik içerisinde savunma yapan bir Konyaspor var. İlla ki hoca da ders çıkarıyordur hatalarından. Bizim de ders çıkarmamızı sağlıyor. Böyle böyle güzel bir uyum oluyor. ‘Çok zorlanıyor musunuz?’ derseniz. –Zorlanmıyoruz. Çünkü hocanın istediği net… Zorlanacak bir oyuncu yapısıyla da çalışmıyor.  Çünkü hocanın sisteminde kaytarmaya yer yok. O yapıda da takım arkadaşımız yok. Saha içerisinde siz de görüyorsunuzdur. Sahada durgun olduğumuz Rize maçında toplamda 117 bin kilometre koşmuşuz. Herkes görevini en iyi şekilde yapmaya çalışıyor.

Hocanın gelmesiyle oynadığın maç sayısı da azaldı. Onun için neler söyleyeceksin?
Ben, Aykut Kocaman ilk geldiği zamanlarda oyuyordum. Tabi 2-3 hafta art arda alınan kötü sonuçların ardından hocanın takımda bir revizyon yapması gerekiyordu. Kesik yiyenler arasında ben de vardım. Takım ondan sonra inanılmaz iyi gitti. Süreç öyle işleyince diyecek bir şeyim kalmadı. Benim nasıl bir Konyasporlu olduğumu iyi biliyorsunuz. Ben, nefsimle hareket etsem çoktan diğer futbolcular gibi takımdan ayrılmak isterdim. Geri planda olmak kimsenin hoşuna gitmez. Konyaspor’a ve hocaya olan bağlılığım, sevgim yanı sıra inancım olmasa ‘beni bırakın oynayacağım yere gideyim’ derim. Bir an bile öyle bir şey düşünmedim.


Parantez açayım oynamadığın halde sözleşmen uzatıldı.
Aynen öyle o da var tabi ki de. Ben, oynasam da oynamasam da hiçbir zaman ne çalışmamdan taviz verdim, ne de davranışımdan. Ben çok duygusalım bunu biliyorsunuz. Kapıların arkasında ağladığım da oldu ama bunu hiçbir şekilde takıma yansıtmadım. Çünkü ne Konyaspor’a ihanet ederim ne de takım arkadaşlarıma ihanet ederim. Futbol bu. Oynarsın da oynamazsın da. Geçen sene forma şansı bulamadım. Yerimde oynayanlar da çok iyi oynadı. İyi de oynuyorlar yani. Ben de forma fırsatı bekliyorum. Görev verildiği zaman da elimden geldiğince iyi olmaya çalışacağım.

Birçok takımla ismin anılıyordu, özellikle İstanbul takımlarıyla ama son 1,5 – 2 senedir esamen okunmuyor. Tükenmişlik sendromu yaşadın mı?
Normalde ben pozitif birisiyim aslında. Yazın bir haber yapıldı. Selim Ay ile Traore takas yapılacak. Selim, Karabük’e gidecek gibisinden. Bir arkadaş, ‘Vay be adın milli takımla Galatasaray ile anılıyordu şimdi nerelerdesin’ dedi. Ben de bu iş nasip. Ligde 5 maç çok iyi oyna farklı bakarlar. Hatta Ömer Ali ile konuşuyoruz. Ben, seni çok iyi anlıyorum’ dedi. ‘Şu anda hiç kimse diyor mu, Ömer Ali 2 yıl önce yedekti?’ diye. ‘Şu anda Selim ilk on birde oynuyordu demiyorlar. Şimdi dedim ben oynasam geçen sene kimsenin umurunda olmayacak. Ya da sen şimdi oynamasan geçen sezon kimsenin umurunda olmayacak’ dedim.  Bu iş böyle yapacak bir şey yok. Sendrom demeyelim de. Takımdan uzaklaştığınızı hissediyorsunuz bazen. Başkasında yüzde 60-70 oluyorsa ben yüzde 20 olur. Ben zaten pozitifim. Kendimi öyle hazırlamaya çalışıyorum. Oynamayacağım bir maç biliyorum. Kulübedeyim. Yanlış bir şey de değil. Bunu okuyanlara da inşallah örnek olurum. Kendimi motive etmek için kramponumu bağlıyorum, tekmeliğimi takıyorum, flasteri takıyorum. Diyorum ki ‘Sen gireceksin oyuna!, Hazırlan bir dakika bile olsa gireceksin oyuna!’

Vukovic için neler söyleyeceksin? Savunmada da iyi hücumda da iyi... Ha keza Ali Turan ikinci baharını yaşıyor. Sana normal şartlarıa forma görünmüyor.
Rize maçında espriyle karışık da dedim. Formayı almaya çalışıyoruz da sahada ilk on birin en iyisi Ali Turan. Benim mevkiimde oynayan adam sahanın en iyisi (gülüyor). Zaten Ali ağabey çok tecrübeli… Onları izlerken bile yeni şeyler öğreniyorum. Çoğu pozisyonu tecrübesiyle yorulmadan halledebiliyor. Vukovic ise belirli bir aşama kaydetti. İlk geldiği zamanla şimdi ki arasında çok fark var. Kendisi de söylüyor. Bazen konuştuğumuz zaman. ‘Ben, seni çok iyi anlayabiliyorum’ diyor. İlk geldiği zaman hiç oynamamıştı. Oynadıkça özgüveni yerine geliyor. Ayak tekniği çok iyi, boy avantajı da var. Çıktığı yan toplarda rakibe korku salıyor. Kendi avantajlarını takıma çevirebiliyor. Geçen sezon 7 gol attı, bu sezon da golle başladı.

Bu takımın en kötü anında bile sen vardın. Bu kısa sürede kaydedilen büyük aşamayı neye bağlıyorsun?
Süper Lig’e ilk çıktığımız zaman Konyaspor’un üst sıralar için oynayacak bir takım olacağını biliyordum. Samimi olduğunuz her işte başarı geliyor. Transfer yasağı döneminden bu zamana kadar samimiyetsiz hiçbir şey olmadı. Basın eleştirecek ama eleştirmiyor çünkü alt yapıdan çıkmış, çocuklar-gençler var üzmeyelim kırmayalım. Taraftar ise tam sinirlenecek gençler var bu çocukların hatırına bir şey demiyorlar. Diğer sene şampiyon oluyorsun lige çıkıyorsun. O zaman da büyük vefa gösterildi. İsteyen herkes kalacak denildi. Daha sonra yavaş yavaş tesisleşme oldu. Aykut hocanın da gelmesi büyük avantaj oldu. Aykut Hoca, ilk başta herkese soğuk geldi. Bazı nazlı futbolculara ters geldi. Niye çünkü bir duruşu vardı Aykut Hocanın. O duruşunu da bozmadı. O duruştan sonra gelen başarı bütün herkesi bilinçlendirdi. Önceden Konyaspor, art arda 5 gol yiyerek yenilecek ne taraftar duracak, ne basın duracak. Ama bu kez farklı… Bu inanç ve takıma güven başarıyı getirdi.

Konyaspor’un adı şampiyonlukla da anılmaya başlandı. Takımda nasıl bir hava var?
Konyaspor elbet bir gün şampiyon olacak ama çok kolay bir durum değil. Ya polemik yaratmak istemiyorum da üçüncülüğe oynarken bile çeşitli oyunlar oynanmaya başlandı. Hal böyleyken şampiyonluğa oynayan Konyaspor’un üzerine nasıl bir oyun oynanır siz düşünün. Bakıyorsunuz Rize maçında 1-0 alıp gelmemiz lazım ama aut olması gereken bir topa korner deniliyor. Ardından kullanılan köşe vuruşunda rakip topu eliyle istop ediyor devam ettiriliyor ve gol yiyoruz. Biz ne yaptık tamam dedik döndük. Önümüzde Beşiktaş maçı var ona konsantre olduk. Sorarsanız Beşiktaş maçı ne olur? – Bilemeyiz. Sahaya çıkacağız ve mücadele edeceğiz. Savaştığımız zaman, birlik-beraberlik olduğu zaman kazanıyoruz. İnşallah Beşiktaş maçından galibiyetle ayrılacağız.

Gelecek için bir planın var mı? İstanbul takımlarında oynamak istiyor musun?
Benim öncelikli hedefim Konyaspor formasıyla milli takıma gidebilmek. Allah’ımın izniyle ben bir gün Konyaspor formasıyla gideceğim oraya. Geçen sene oynasam gidebilir miydim? Diyorum ama aklıma Ali Çamdalı, Serkan Kırıntılı, Ali Turan ve Ömer Ali Şahiner geliyor. Fatih Terim hocamız, onları almadı. İstanbul takımlarından teklif gelirse kulüpten habersiz hiçbir şey yapmam. Geçen sezon Konyaspor ile sözleşmem bitiyordu. Devre arasında istediğim takıma imza atabiliyordum. Hatta fırsattan istifade edip arayan menajerler de oldu. Ben, kulübe bu şekilde ihanet etmem, direkt para kazandırarak gitmek istiyorum. Az da olsa verin öyle gideyim’ dedim.

Peki, bu sezon için neler söyleyeceksin? Rakipler güçleniyor, işiniz zorlaşacak gibi.
Herkes Konyaspor’dan çekiniyor, korkuyor. Rize maçının devre arasında rakipte oynayan arkadaşlarımız var ‘Biz, çok şaşırdık böyle beklemiyorduk’ dediler. Ben de ikinci yarıyı izleyin dedim. İkinci 45 başladıktan 10 dakika sonra da Vukovic attı zaten golü. Her takım biliyor ki Konyaspor’u yenmek ve Konyaspor’a gol atmak kolay değil. Hele bir de bizi Konya’da yenmeleri daha da zor. Beşiktaş, rahat gelmiyor mesela buraya. Bunu avantaja çevirdiğimiz zaman her şey kendiliğinden gelişir. Bu sezon 3. olamayız, 5. oluruz ama üst sıralarda bulunuruz.

Son olarak taraftarlara buradan bir mesajın olacak mı?
Taraftarlarımız, tamamıyla bilinçlenmiş durumda. Nasıl destek oluruz onu düşünüyorlar sürekli. Bütün Türkiye Konya taraftarından bahsediyor. Hepsinden Allah razı olsun. Deplasmana geliyorlar. Koreografi hazırlıklarında falan şahidim biliyorum. Gece-gündüz onları yapmaya çalışıyorlar. Biz de onları mutlu ediyoruz. Maçlara geldiklerinde sanki arkadaşlarının düğününe gelmişler gibi herkes eğlenmeye geliyor. Çok güzel gösterilerini yapıyorlar, herkes de onları izliyor. Konyaspor taraftarı, dünyada da ses getirmeye başladı. İnşallah taraftarlarla olan bütünlüğümüz devam eder ve aynı başarıyı yakalarız.

Röportaj: Veli ÖZKAN | Fotoğraflar: Ferit HEPOKUR

Yorum Gönder

 
Top