2

        Spor Toto Süper Lig Turgay Şeren Sezonu, 19 Ağustos Cuma günü start alıyor. 18 takımın lig öncesi durumunu Anıl Yazar sizler için değerlendirdi. Yazımızın ilk bölümünde geçen seneyi ilk 9 sıra içinde bitiren takımları inceleyeceğiz.

BEŞİKTAŞ
        Son şampiyon Beşiktaş, yeni sezona biraz sancılı giriyor. Takımdan ayrılan önemli isimler ve durumu belirsiz olan oyuncularla birlikte rotasyonun daraldığını söyleyebiliriz. Teknik direktör Şenol Güneş, Galatasaray’la oynanan Süper Kupa maçına geçen sezon kadroda yer alan isimlerle çıkmayı tercih etse de onu bu tercihe, Jose Sosa’yla Mario Gomez gibi iki “winner” oyuncunun durumlarının belirsizliği ve Gökhan Töre, İsmail Köybaşı gibi geçen sezonki şampiyonlukta payı olan isimlerinin takımdan ayrılması itti. Şenol Güneş’in gelmesiyle birlikte oynadığı oyunu sonuca yansıtmayı başaran Beşiktaş, teknik ve hızlı isimleriyle oynadığı seri pas futboluyla geçen sezon beğeni toplamış ve şampiyonluğu sonuna kadar hak etmişti. Oyunu sıkıştırmayan ve topu sahanın her bölgesinde hızlı bir şekilde dolaştıran siyah-beyazlılar, Gökhan Gönül ve Adriano transferleriyle hem iki bekini de sağlama aldı hem de hücum varyasyonlarını çeşitlendirecek hamleler yapmış oldu. Son olarak stoperdeki zaafiyeti kapatmak için geçen sene Kasımpaşa’da izlediğimiz Kenneth Omeruo’nun kiralandığı haberleri çıktı ancak genç Nijeryalı’nın Şampiyonlar Ligi de düşünüldüğünde yetersiz kalacağı aşikar. Yönetimin bir forvet ve stoper takviyesi yapması bekleniyor ancak bu süre ne kadar uzarsa takımın rayına oturması da o kadar zaman olacak.

        Siyah-beyazlıların, Oğuzhan Özyakup, Atiba, Veli Kavlak ve Olcay Şahan’dan oluşan ve oyunun hem defansif hem de ofansif yönünü dengeli bir şekilde oynayabilen bir orta sahası mevcut. Bu Şenol Güneş’e hem maç içinde hem de sezonun genelinde önemli bir esneklik kazandıran bir durum. Ancak Beşiktaş’ın şu anda bir forvete ihtiyacı olduğu konusunda herkes hem fikir. Mario Gomez’in durumu belirsizliğini korurken, takımın Gomez ayarında bir golcüye duyduğu ihtiyaç, Galatasaray’la oynanan Süper Kupa maçında net bir şekilde ortaya çıktı. Beşiktaş’ın Şampiyonlar Ligi’nde de mücadele edeceğini düşündüğümüzde tüm sezonun Cenk Tosun’la geçmeyeceği aşikar. Quaresma, Kerim Frei gibi önemli kanat oyuncularının yanında, Gökhan Gönül ve Adriano gibi hücum yönü güçlü iki beke sahip olan Beşiktaş, eğer Gomez’le yeniden anlaşamaz ve bu tarzda kaliteli bir golcü bulamazsa rakip savunmalar adına öngörülebilir bir forvet hattına sahip olacak ve bu da siyah-beyazlılar için önemli bir dezavantaj doğuracaktır.

        Son gelişmelerin ardından halen Gomez'in ve forvet transferindeki belirsizlik ve son olarak da Sosa'nın Milan'a transferinin netleşmesi ile Beşiktaş'ın özellikle 3.bölgede sahip olduğu oyun ezberi büyük zarar görecek. Hem oyunun hem de topun temposunu düşündüğümüzde, Beşiktaş'ın Oğuzhan, Olcay, Sosa'dan oluşan ve zaman zaman tiki-taka'yı andıran ilerideki pas istasyonunun Sosa'nın ayrılmasıyla büyük sekteye uğrayacağı kesin. Sİyah-beyazlılar Şampiyonlar Ligi için ve ligdeki iddiası için mutlak suretle Sosa'nın yerini doldurmalı

        Galatasaray’la oynanan kupa maçında, sezonun genelinde göreceğimiz ideal 11’inden pek çok eksikle sahaya çıkan Beşiktaş, Süper Kupa’yı kaybetse de genel kadro kalitesi ve oturmuş oyun ezberiyle diğer takımların da durumlarını göz önüne alınca lig şampiyonluğu için yine de en büyük aday olarak gözüküyor.

FENERBAHÇE
        Geçen sezonu 2.sırada tamamlayan ve Türkiye Kupası finalinde de Galatasaray’a kaybederek sezonu kupasız ve beklentilerin çok uzağında tamamlayan Fenerbahçe’de geride bırakılan sezondan kaynaklanan problemler bu sezona da sirayet etti. UEFA Avrupa Ligi’nde Braga’ya elendikten sonra geleceği her zaman tartışma konusu olan teknik direktör Vitor Pereira’yla yönetim arasında yaşanan soğuk savaş, sarı-lacivertlilerin Şampiyonlar Ligi ön elemesinde Monaco’ya elenerek “Devler Ligi” hasretini 6 yıla çıkarmasıyla zirveye çıktı. Martin Skrtel, Gregory van der Wiel, Aatif Chahechouhe, Roman Neustadter ve İsmail Köybaşı gibi önemli isimler kadroya dahil edildi ancak Nani’nin ayrılığı ve Van Persie kriziyle bir kadro krizi baş gösterdi. Vitor Pereira’nın 3-5-2 oynama arzusu, Monaco maçında sahaya sürdüğü üç stoper, iki bek ve üç defansif orta saha oyuncusuyla 5-3-2’ye evrilince sarı-lacivertliler hem Şampiyonlar Ligi defterini açmadan kapadı hem de takımın genel görüntüsüne bakılarak Pereira’nın bileti kesildi. Günlerdir hocalarının gönderilmesi ihtimaliyle çalışan Fenerbahçeli futbolcular, Grasshoppers’la oynayacakları Avrupa Ligi ön elemesi maçına ve lige bir hayli sancılı bir şekilde başlayacak. Savunma ve orta saha açısından bakıldığında bir kadro şişkinliğine sahip olan Fenerbahçe’nin kanat hücumcusu (Volkan Şen’in cezası düşünüldüğünde) ve forvet hattında transfere ihtiyacı olduğu görülüyor. Haziran ayındaki idmanlardan itibaren sürekli olarak takımdan ayrı çalışan ve durumu krize dönen Van Persie’nin haricinde eldeki forvetler fazla kilolarıyla gündeme gelen Fernandao ve Emenike. Emenike Monaco maçlarında takımın en iyilerinden biri olarak göze çarpsa da sezonun genelinde Emenike’ye ne kadar güvenileceği biraz da yeni gelen hocanın takdirinde olacak.

        Vitor Pereira'nın gönderilmesinin ardından tecrübeli Hollandalı teknik adam Dick Advocaat ile anlaşan Fenerbahçe'de yeni sezon öncesi belirsizlikler oldukça fazla. Advocaat'ın oynayacağı oyun şablonu henüz belli olmadığı için taktiksel durumla ilgili konuşmak pek mümkün değil. Ligin başlamasına 4 gün kala takımın başına Hollandalı Dick Advocaat getirildi. Kariyerinde önemli takımlarla önemli kupalar kazanan Advocaat, genellikle 4-3-3’ü benimseyen bir hoca ve bana kalırsa bu sistem Fenerbahçe’nin orta saha oyuncularını düşündüğümüzde takım için uygun bir sistem. Ancak ligin başlamasına bu kadar kısa bir süre kalmışken kulübün ve camianın dinamiklerini daha iyi bilen yerli bir teknik adamın tercih edilmesi daha mantıklı olabilirdi. Fenerbahçe kadrosundaki kaliteli oyuncularıyla şampiyonluğa aday olacaktır kuşkusuz ancak yeni teknik adamıyla geçireceği ısınma turlarında, ligin ilk haftalarını minimum hasarla atlatmak zorundalar.

ATİKER KONYASPOR
        Oynadığı istikrarlı futbol ve aldığı sonuçlarla ligi geçen sezon 3.sırada tamamlayan ve doğrudan Avrupa Ligi biletini alan Konyaspor, geçen sezonki kadrosundan 3 önemli ismi kaybetti. Takımın ofansif anlamda en önemli isimlerinden Alban Meha ve Abdou Traore’nin yanı sıra Samuel Holmen de ayrılan bir diğer önemli isimdi. Rumen Ioan Hora ve Standart Liege’den transfer edilen genç ofansif orta saha oyuncusu Deni Milosevic’le bu isimlerin yerleri doldurulmaya çalışılacak. Milosevic’in hazırlık döneminde etkili bir performans sergilediğini belirtmemiz gerek. Bu isimlerin dışında geçen sezonki başarılı kadrosunu koruyan Konyaspor, geçen sezon ligin en az gol yiyen ikinci takımı olmuştu. Hazırlık döneminde oynadığı 6 maçta 1 kez kazanabilen yeşil-beyazlılar, TSYD Ankara Kupası finalinde Gençlerbirliği’ne 2-1 yenildi. TSYD Ankara Kupası’nda gözlemlenebildiği kadarıyla genel takım savunmasında fazla sorun bulunmayan Konyaspor’un, gol yollarında yine bazı sorunları mevcut. Meha ve Traore gibi iki önemli hücumcunun ayrılmasının ardından Bajic ve Milosevic uyumlu bir görüntü çizdi. Bu isimlerin dışında Rangelov, Ömer Ali Şahiner gibi geçen yılın yıldız isimlerinin de bulunduğu Konyaspor, üçüncü bölgedeki sıkıntıları da ligin başlamasıyla çözüme kavuşturacaktır diye düşünüyorum. Ancak teknik direktör Aykut Kocaman’ın TSYD Kupası’nın ardından yönetimden biri defansif orta saha diğeri de hücum bölgesine olmak üzere iki takviye istediği belirtiliyor. UEFA Avrupa Ligi’ne doğrudan gruplardan başlayacak olan Konyaspor’un aynı anda iki kulvara ne denli konsantre olabileceği ve kadro genişliğinin bu ağırlığı kaldırıp kaldıramayacağı soru işaretleri barındırıyor. Ayrıca Kocaman’ın isminin Fenerbahçe’yle anılması da camiada bir huzursuzluk yaratsa da Aykut Kocaman'ın takımdan ayrılmayacağını net bir şekilde açıklamasıyla taraftarın gönlüne su serpilmiş oldu. Kadro kalitesi olarak her ne kadar yüksek profilli isimler olmasa da Aykut Kocaman faktörüyle Konyaspor’un yine ligin başaltı takımlarından biri olacağını düşünüyorum.

MEDİPOL BAŞAKŞEHİR
        Geçen sezonu 4.sırada tamamlayarak UEFA Avrupa Ligi’ne ön eleme turlarından katılmaya hak kazanan Başakşehir, transferde fazla para harcamadan yine nokta atışı hamleler yaptı diyebiliriz. Adana Demirspor’dan Joseph Attamah, Rize’den sol bek Eren Albayrak ve Samuel Holmen’i bonservis ücreti ödemeden kadrolarına kattılar. Yalnızca Altınordu’nun parlayan gençlerinden Cengiz Ünder ve Avusturya liginden sol kanat oyuncusu Cheikhou Dieng’e bonservis ödediler ve transferi erkenden bitirerek kadrolarını korudular. Avrupa Ligi ön eleme maçları nedeniyle sezonu erken açan Başakşehir’in fizik kondisyon olarak ligin hazır takımlarından olacağını söyleyebiliriz. Abdullah Avcı yönetiminde birbirini tanıyan bir oyuncu grubunun bulunduğu Başakşehir’in yaptığı en iyi şeylerden biri hızlı geçiş hücumları. Bunun dışında skor ne olursa olsun disiplinli bir oyun yapısı olan Başakşehir’in yine Konyaspor’la birlikte üst sıraları zorlayacağını düşünüyorum.

OSMANLISPOR
        Ligi geçen sezon 5.sırada bitirerek Avrupa Ligi'ne ön eleme turlarından bileti kapan Osmanlıspor, geçen sezon yaptığı transferler, aldığı sonuçlar ve sezon sonunda ligi bitirdiği noktayla takdir toplamıştı. Bu sezon başında yapılan transferlere bakıldığında Osmanlıspor’da somut ve müspet bir futbol aklının olduğunu söyleyebiliriz. Torje ve Uğur Demirok dışında kadrosunu korumayı başaran Başkent ekibi, neredeys bonservise hiç para harcamadan önemli isimleri kadrosuna kattı. Bordeaux’dan santrfor Cheick Diabate, geçen sezon Eskişehirspor formasıyla yıldızlaşan Engin Bekdemir, Gaziantepspor formasıyla göze çarpan bir performans sergileyen kaleci Karcemarskas, Trabzonspor’dan Aykut Demir, Çaykur Rizespor’dan Koray Altınay ve gurbetçi oyuncular Sinan Kurt’la Selman Sevinç’i transfer eden Başkent ekibi, Webo, Lawal, Rusescu, Aminu Umar, Badou Ndiaye gibi isimlere teklifler olmasına rağmen bu oyuncuları da kadrosunda tutmayı başardı. Geçen sezon takımın kaydettiği 54 golün 32’sinde Webo, Rusescu, Aminu Umar ve Ndiaye’nin imzasının olduğunu düşündüğümüzde bu hayli önemli bir iş. Mustafa Reşit Akçay yönetiminde disiplinli bir 4-2-3-1 oynayan Osmanlıspor da sezonu erken açtı ve ligin hazır takımlarından. Mor-sarılılar geçen sezona benzer bir performans gösterip üstüne de çıkarsa bu sürpriz olmaz.

GALATASARAY
        Finansal fair-play kıskacında son iki sezonda büyük sıkıntılar yaşayan Galatasaray, geçen sezon düşürdüğü kadro profilini bu sezon bir nebze de olsa yükseltmeye çalıştı. Fenerbahçe’ye karşı kazanılan Türkiye Kupası ve Beşiktaş’a karşı kazanılan Süper Kupa camianın moralini yükseltmeyi başardı. Kazanılan bu iki kupa teknik direktör Jan Olde Riekerink için de önemli bir özgüven kaynağı oluşturdu. Ancak Beşiktaş’a karşı oynanan Süper Kupa maçında sarı-kırmızılıların önemli eksikleri olduğu ve lige henüz hazır olmadığı ortaya çıktı. Özellikle Selçuk, Sneijder ve kamplara geç katılan Podolski’nin fizik olarak hiç hazır olmadığı, sözleşmesini uzatmak isteyen ve kafası karışık olan Chedjou’nun da hem mental hem de fiziksel sıkıntılar yaşadığını gördük. Bruma’nın güçlü ve daha da hızlanmış olarak takıma geri döndüğünü ancak Portekizli’nin halen futbol aklı ve tercihler konusunda gelişmesi gerektiği Beşiktaş maçındaki tercih hatalarından kendini belli etti.

        Sarı-kırmızılılar, Trabzonspor’dan Cavanda, Bursaspor’dan Serdar Aziz, Herta Berlin’den Tolga Ciğerci, Kasımpaşa’dan Eren Derdiyok ve Antalyaspor’dan Emrah Başsan’ı kadrosuna kattı. Sarı-kırmızılı yönetim, Cavanda, Eren ve Serdar Aziz transferlerinde ödediği bonservis ücretleri nedeniyle taraftarları tarafından büyük eleştiri aldı ki taraftarların haksız olduğunu söylemek mümkün değil. Ayrıca Antalyaspor’dan transfer edilen Emrah Başsan’ın da yeterli görülmeyerek gönderilmesine karar verilmesi, Osmanlıspor’un tersine Galatasaray’da mantıklı bir futbol aklının olmadığının göstergesi. Teknik direktör Riekerink’in Sabri-Linnes ikilisine güvenmemesi Cavanda transferini, Chedjou’nun her geçen gün güven vermemeye başlayan, yavaşlayan oyunu ve sözleşme uzatma ısrarı da Serdar Aziz transferini doğurdu. Ancak Riekerink sakatlık döneminin ardından eski formunun uzağında olan Serdar Aziz’in yanına Jason Denayer’in kiralanmasını istiyor. Kasımpaşa’dan 4 milyon Euro verilerek alınan Eren Derdiyok ve Podolski’yle birlikte tüm sezonun tamamlanması zor görünüyor. Riekerink Galatasaray’da yeni bir oyun şablonu oluşturmaya çalışsa da Eren ve Podolski’nin dışında Galatasaray’ın forvete net bir golcü takviyesi daha yapması elzem görünüyor.

        Galatasaray’ın takviyeye ihtiyacı olan bir diğer bölgesi de defansif orta saha bölgesi. Geçen sezon Bilal Kısa ve Rodriguez’le o bölgeyi kapatmaya çalışan sarı-kırmızılılar, bu oyuncuların yetersizliği ve ayrılıklarının ardından Tolga Ciğerci ile anlaştı. Tolga ilk ciddi sınavında Beşiktaş’a karşı fena bir görüntü çizmedi. Selçuk’un neredeyse hiç gözükmediği maçta, çok koştu ve Selçuk’un eksiklerini de kapatmayı başardı. Her ne kadar sarı-kırmızılılar Avrupa’da yer almasa da sezonun genelinde Tolga’nın vereceği performans soru işareti olarak gözüküyor. Sarı-kırmızılılara bu bölge için hem oyunu yönlendirecek hem de oyuna tempo kazandıracak bir isim gerekli. Jurgen Klopp’tan veto yemesi nedeniyle transferi suya düşen Lucas Leiva’nın bu tariflere uygun bir isim olduğunu söyleyebiliriz. Galatasaray’ı bekleyen en önemli sıkıntı Riekerink’in taktiksel bilgisinin henüz bu seviyeler için yeterli olup olmadığı. Süper Kupa maçında yedikleri golde Bruma’nın ve daha öncesinde Sinan Gümüş’ün savunmaya gelmeyerek yaşattıkları takım savunması zaafiyeti üzerine Hollandalı’nın takımına yol aldırması gerek. Geride bırakılan iki sezonda sıkıntılar yaşanılan saha parselizasyonu ve genel takım savunması konusunda, Riekerink’in takım üzerinde pozitif bir etki yarattığını ve daha da yaratacağını düşünüyorum. Aynı şekilde rakibi karşılama mesafesi ve genel takım sertliği konusunda da Jan Olde Riekerink’in iyi ilişkiler içinde olduğu bilinen oyuncularına hatrı sayılır derecede yol aldırması gerek.

        Galatasaray yönetiminin kalan süre zarfında forvet ve defansif orta sahaya takviye yapıp yapmayacağı, Galatasaray’ın ligdeki kaderini çizebilir. Bu bölgelere kalburüstü takviyeler gelmesi halinde sarı-kırmızılılar Avrupa’da yer almamalarını da düşündüğümüzde zirve mücadelesinde avantajlı duruma geçebilir.

KASIMPAŞA
        Geçen sezonu 7.sırada tamamlayan Kasımpaşa, yeni sezona transfer sirkülasyonu içinde giren takımlardan biri. Eren Derdiyok, Malki, Oscar Scarione, Omeruo, Del Valle ve kaleci Isaksson gibi takımın geçen seneki ilk 11’inde direkt olarak oynayan önemli isimler ayrıldı. Bu isimlerin yerine Zürich’ten Franck Etoundi, Gençlerbirliği’nden Turgut Doğan Şahin alındı ve Heerenven’den Kenny Otigba kiralandı. Yazıyı hazırladığımız sırada Mersin İdmanyurdu'ndan Loret Sadiku ile anlaşıldığı haberi de geldi. Sadiku da hem stoper hem ön libero için Çalımbay'ın elinde önemli bir koz olacaktır. Hazırlık maçlarında iyi sonuçlar alamayan İstanbul ekibinin, Galatasaray’dan ayrılması beklenen Umut Bulut ve Olcan Adın’la ilgilendiği biliniyor. Geçen sezon izlediğimiz Kasımpaşa, üçüncü bölgede presle karşılaşmadığı zaman, oyunu orta sahada çabuk kurarak, kanatlardan hızlı bir şekilde rakip ceza sahasına inen bir takım görüntüsü çizdi. Ancak takımdan ayrılan önemli isimlerin ardından Rıza Çalımbay’ın bu sezon nasıl bir oyun anlayışı izleyeceği merak ediliyor. İstanbul ekibinin ligi ilk 10 içinde bitireceğini ama daha fazlasının olmayacağını düşünüyorum.

AKHİSAR BELEDİYESPOR
        Ligin en istikrarlı takımlarından olan Akhisar Belediyespor, Ahmet Cebe, Bruno Mzenga, Merter Yüce gibi önemli isimlerini kaybetse de yerlerini de iyi isimlerle doldurmayı başardı. Mallorca’nın Fransız ön liberosu Abdou Sissoko, Lyon’dan Arnold Mvuemba, Porto’dan sol kanat oyuncusu Sami, Sporting Lizbon’dan sağ bek Miguel Lopes ve Fenerbahçe’den Serdar Kesimal’ı kadrosuna kattı. Üstelik Ege ekibi bu transferlerden sadece bir daha kiralanan Sami ve Lopes’e ücret ödedi ve diğer transferleri bonservis ödemeden gerçekleştirdi. Galatasaray’ın gündeminde olan Hugo Rodallega’nın da en azından şu an için takımda kalması, stoperde geçen sezonun parlayan isimleri Caner-Douglao tandeminin de korunması Akigolar için çok önemli. Teknik direktör Cihat Arslan, Serdar’ın sakatlığı nedeniyle bir stoper arayışında olduklarını söyledi. Ligin ilk 4 haftasında Galatasaray ve Beşiktaş’ı ağırlayacak olan Ege temsilcisinin kadrosu ligi ilk 10 takım içinde bitirecek bir kaliteye sahip. Daha fazlası ise Rodallega ve Vaz Te’nin performansına bağlı.

ANTALYASPOR
        Geçen sezon kurduğu iddialı kadroyla üst sıraları hedefleyen Antalyaspor, evinde aldığı başarılı sonuçları deplasmana yansıtamayınca Avrupa ligi hedefinin uzağında kaldı ve ligi 9.bitirdi. Başkan değişikliği ile Gültekin Gencer'in yerine Ali Şafak Öztürk'ün gelmesi takımda mentalite olarak da değişimin başlangıcı olabilir. Eski yönetimden kalan borçlar halledilebilirse yeni dönemde kulübün daha iyi yönetileceğini öngörmek zor değil. Geçen sezonki kadrosundan Lazarevic ve Emrah Başsan dışında kayıp yaşamayan Akdeniz ekibi, Deniz Kadah, Emre Güral gibi etkili forvetlerin haricinde İsveç liginden Amadaiya Rennie, Boşnak stoper Kenan Horic ve Hollanda’dan gurbetçi sol kanat oyuncusu Anıl Koç’u kadrosuna kattı. Tabii ki takımın en büyük kozu olan Samuel Eto’o’nun da takımda kalması Antalyaspor için çok önemliydi. Beşiktaş’la görüştüğü iddia edilen Kamerunlu geçen sezon 20 golle takımının en golcü ismiydi. Teknik direktör Jose Morais takımına ofansif bir 4-3-3 oynatıyor ve muhtemelen bu sezonda da aynı anlayışla takımını sahaya sürecek. Antalyaspor’un geniş ve alternatifli bir kadroya sahip olduğunu söyleyebiliriz. Ancak takım savunmasında verdikleri büyük açıklar onların ligi daha üst sıralarda tamamlamasına engel oluyor. Sezon için maddi sorunlar yaşamazsalar ligi ilk 10 içinde tamamlamaları muhtemel ancak daha üst sıralar ve Avrupa Ligi için takım savunmasındaki problemlerini çözmeleri gerek.

----------------------- Yazının ikinci bölümünü okumak için tıklayın -----------------------

Hazırlayan: Anıl YAZAR

Yorum Gönder

  1. Güzel olmuş elinize sağlık ancak ben konyasporun geçen seneki kadar başarılı olacağını sanmıyorrum

    YanıtlaSil
  2. Bence galatasaray ilk 3e giremez akhisar iyi takım kurdu katılıyrum. konya bu sene patlar

    YanıtlaSil

 
Top