0

          Transfer Merkezi'nin bugünkü konuğu; şu an Manisa Büyükşehir Belediyespor'da sportif direktörlük görevinde bulunan eski kaleci Bülent Ataman. Trabzonspor altyapısında futbola başlayıp bir dönem Beşiktaş forması da giyen Bülent Ataman, Göztepe ve Manisaspor'da gösterdiği başarılı performanslarla akıllarda kalmıştı. Tecrübeli isim ile hem bu sezonu hem de geçmiş futbolculuk yıllarını konuştuk.

Manisa Büyükşehir Belediyespor'da sportif direktör olarak görev yapıyorsunuz. Bu göreve geliş süreciyle röportajımıza başlayalım.
Manisaspor muhabbetleri vardı ancak orası olmayınca Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı sayın Cengiz Ergün'ün vasıtasıyla geldim, sağolsun. Sayın Cengiz Ergün'de benim eski kulüp başkanımdı ayrıca.

Sezon başında kağıt üstünde iyi bir kadro kurulmuştu. Hatta Manisa Büyükşehir Belediyespor için büyük paralara kurulduğu iddia edilmişti. Bu konuda neler söylemek istersiniz?
Öyle bir şey asla yok. Biz buraya Ali Öztürk gibi bir ismi getirdik, Alper Akçam'ı getirdik. Önce insanlık. Bu çocuklar buraya paraya gelmedi, belli bir düzen olduğu için geldi. Sağolsunlar bizi kırmadılar, öyle konuşulduğu gibi uçuk paralar yok.

Sezon başından bu yana koyulan hedefle şimdi bulunduğunuz konumu bir değerlendirirsek neler söylemek istersiniz?
Şu anki bulunduğumuz konum elbette hedeflediğimiz nokta değil. Biz lider olmalıydık ama bu lig entrasan bir lig. Sahalar entresan, hakemler entresan. Bu takımın çıkması lazım ama yaşadığımız sakatlıklar, şanssız dönem vs.  biraz uzak kaldık. Ama bu takımı çıkarağız inşallah. Bu sezon çıkarsak hedefimiz de sürekli bir lig atlamak olacak.

Biraz futbolculuk kariyerine dönelim, keşfedilme süreciyle başlamak gerekirse, futbolla tanışman nasıl gerçekleşti? Sağlık çalışanıyken futbolcu oluyorsun.
Ben sağlık kolejinde okuyordum ve  kalecilikle pek alakam yoktu. Her çocuk gibi santraforda falan oynamak istersin ya öyle. Bizim oralarda eskiden mahalle turnuvaları olurdu ve o turnuva takımına girmek gerçekten zordu. Ben takıma girdim ve yaşım küçük olduğu için mecburen kaleye geçmek zorunda kaldım. İyi oynuyordum önce amatör bir takıma gittim ve bir sene sonra Trabzonspor altyapısına geçtim. Bir de okul bitti ve memuriyete falan başladım.

Şimdiki adı Ofspor olan Trabzon Beldespor ilk defa profesyonel lige çıkmıştı ve bizi pişsin diye oraya kiralık verdiler. O zamanki takımda daha önce profesyonel oynayan hiçbir futbolcu yok ve o zaman gazeteler bu takım puan almadan küme düşer diye yazıyordu sezon başında. O sene düşünülenlerin aksine iyi performans göstermiştik ve 2. bitirmiştik ligi. O zaman ben de Türkiye Ligleri'nin en az gol yiyen kalecisiydim.


Erzurumspor'un ardından Beşiktaş'a transfer oluyorsun. Bu transfer sürecini bizimle paylaşır mısın?
Erzurumspor'a ben 4. kaleci gibi gittim, birdenbire 1. kaleciliğe yükseldim. Ama hala sağlık memurluğu yapıyorum. Lig bitirdikten kulüp başkanımız beni aradı ''Yarın Erzurum'a gel, İstanbul'a gideceğiz. Seni Beşiktaş'a sattık.'' dedi. Ben de ''Bildiğimiz Beşiktaş mı? '' diye cevap verdim, baya şaşırmıştım çünkü. Ben hala Beşiktaş'a gidersem sağlık memurluğu yapma derdindeyim.'' Başkanımız: ''Sen manyak mısın? Beşiktaş'a gideceksin '' dedi bana. Sonra gittik görüşmeye, anlaştık. Erzurumspor'a da iyi para kazandırmıştım.

Beşiktaş'a ilk gittiğin sezon pek forma şansı bulamadın. 2. sezon başlagıcında TSYD Kupası'nda Galatasaray maçında forma giyiyorsun ve senin adına şanssız bir maç geçiyor.
İlk sezonunumda kalede Mrmic oynuyordu normalde, ayrıca Fevzi Tuncay da vardı. İlk sezonumda sadece hazırlık maçlarında oynadım. Beşiktaş'ta 2. sezonumda takımın başına John Benjamin Toshack geldi. Toshack da öyle bir teknik direktördü ki; kampa girersin, sabah antrenmanını yaparsın. Maça giderken maç toplantısı yapılır. Tahtaya 10 kişiyi yazar, kaleciyi yazmazdı. Ben çalıştığımda böyle yapardı. Sonuçta kadroda Mrmic var, benim oynayacağım aklıma gelmiyor. Maç toplantısı bitti, stada doğru hareket ediyoruz. Otobüste Mrmic bana ; ''Bülent kim oynuyor'' dedi. Ben de ''Sen oynarsın'' dedim. Sonra bu maçta oynayacağımdan otobüste haberim oluyor. Ben maça bir çıktım suratım bembeyaz. 2-0 mağlup durumdayız, kırmızı kart gördüm. Sonra kaleye Mrmic geçti, 4 tane de o yedi. Sezon başı ezeli rakibine 6-0 yenilmişsin, çok kötü bir durumdu.

Beşiktaş'ın ardından Düzcespor ve ardından kariyerinde önemli yeri olan Göztepe. Göztepe kariyerinden bahsetmek gerekirse neler söylemek istersin?
Beni Göztepe ''Kaleci Bülent''  yaptı. Şampiyonluklar yaşadım. Maddi olarak burada bir şey kazanmadım ama manevi anlamda bana zirve yaptırdılar, sağolsunlar. Göztepe'de o zamanlar 460.000 lira alacağım var ama ben alacaklarımdan feragat ettim. Bu feragat konusunda pişmalığım var mı? Kesinlikle yok. Çünkü Göztepe'nin yeri bende ayrı. Burada sportif direktörlükte yaptım, yine şampiyonluk yaşadık.

Göztepe'de forma giyerken 10 numaralı formayı giyiyorsun bir süre bunun hikayesini bize anlatır mısın?
O dönemde forvetimiz çoktu ve herkes 10 numarayı istiyor. Kavga çıkacak, ben de arkada bu tartışmaları izliyorum. Takımın malzemecisi İlyas'a yükleniyorlar. En son baktım olmayacak, ben de ''10 numarayı bana yaz, ben giyeceğim '' dedim. Tartışma otomatikmen bitti haliyle, takımdaki o kaosu bitirmek için giydim. İstediğimden dolayı değil.


Manisaspor kariyerine geçelim, güzel bir kadronuz vardı o dönemde. Hatta Manisaspor deyince o kadro hemen akla gelir.
Ben Manisaspor'a iyi ki gelmişim diyorum, 5 sene oynadım. Şehri, taraftarı ve insanlarını çok seviyorum. Arda, Holosko, Meduna, Sinan Kaloğlu, Selçuk, Hakan Balta ve birçok iyi isim. Arda ilk geldiğinde yanıma çağırmıştım: Bir sıkıntınız olduğunda bana geleceksiniz '' dedim. Arda, hem iyi bir futbolcuydu hem de inanılmaz zekiydi. Pozitif bir çocuktu. Nereye giderse gitsin, kendini sevdirir yani. Takımımız iyiydi yani o dönemde kısacası.

Cüneyt Çakır ile yasadığın bir olay var ve bu olaydan dolayı uzun süre sahalardan uzak kaldın.
Cüneyt Çakır'ı sevmem, hakemliğini de beğenmem. Ama bir Türk vatandaşı olarak, gidip o kişinin Avrupa'da maç yönetmesinden de gurur duyarım. Bana büyük haksızlık yapıldığını düşünüyorum, hatalı mıyım? Evet ama olay buraya gelmeyebilirdi. O olaydan sonra sakallarım döküldü, uyku uyuyamadım. Neyse bu olayı anlatmam artık klişe oldu zaten.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Bu röportaj için çok teşekkür ederim, sizlere de yayın hayatınızda başarılar.

Röportaj: Muhammed EKTİ / Emre ERKAN
Bu röportaj TransferMerkez.com tarafından yapılmıştır, tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.

Yorum Gönder

 
Top