0

          Transfer Merkezi'nin bugünkü konuğu Almanya'nın Greuther Fürth takımında attığı gollerle "Türk Zlatan" lakabını alan Serdar Dursun. 19 Ekim 1991'de Almanya'nın Hamburg kentinde dünyaya gelen Serdar, futbola Concordia Hamburg takımında başlamış ve daha sonra Hannover 96 alt yapısına geçmişti. 2008-2011 yılları arasında Hannnover'ın U19 ve 2. takımlarında oynayan Serdar, Eskişehirspor'a transfer olarak ülkemize gelmişti. Eskişehirspor'da çok fazla forma şansı bulamayan Serdar, Şanlıurfaspor ve Denizlispor'a kiralandıktan sonra 2014 yılında Karagümrük'e bonservisiyle verildi. Karagümrük'te başarılı bir performans sergileyen Serdar, bu sezon başında Almanya 2.Bundesliga ekibi Greuther Fürth'e transfer oldu. Bu sezon şu ana kadar 9 gol, 2 asiste imza atan Serdar, performansıyla beğeni topluyor.

Henüz 19 yaşında Türkiye'ye transferin gerçekleşti ve Eskişehirspor'a transfer oldun. Türkiye'ye geliş sürecini bizimle paylaşır mısın?
Almanya'da sözleşmem bitmişti ve doğrusunu söylemek gerekirse Türkiye'yi düşünmüyordum. Tatile gelmiştim ve transfer süreci gelişti. Eskişehirspor'un Süper Lig'de olması ve camianın büyüklüğü cazip geldi. 2011 yılında Bülent Uygun'un istemesiyle kampa davet edilmiştim. Ancak o dönemde Türkiye'de şike süreci meydana geldi ve takımın başına Michael Skibbe geldi. Bunun ardından bir süre daha deneme antrenmanlarına devam ettim ve ardından sözleşme imzaladım. Böylece Türkiye'deki hikayemiz başlamış oldu.

Eskişehirspor, Şanlıurfaspor ve Denizlispor maceraların senin adına pek iyi geçmedi. Bunun sebebi sence neydi?
Eskişehirspor'a transfer olunca A takım ile antrenmanlara çıkıyordum ama A2 maçlarında oynadım. Hatta gol kralı da olmuştum. Michael Skibbe ve Ersun Yanal bana şans vermedi. Sonra Antalya kampımız vardı. Beni de Şanlıurfaspor istemişti. O dönemde Ersun Yanal bana ''Çok iyisin ama kiralık git ve oyna'' dedi. Ardından Şanlıurfaspor'a gittim. O dönemde 11 oynayacağım söylenmişti ama 1 hafta geçmedi takıma 3-4 tane forvet transferi yapıldı. Sadece 2. yarı 5 maçta forma şansı bulabildim.

Şanlıurfaspor kariyerimin ardından Denizlispor'a kiralık gönderildim. Denizlispor'da ilk başlarda forma şansı buldum fakat 2 maçın ardından sakatlık geçirdim ve yaklaşık 2 ay sahalardan uzak kaldım. Sakatlığımın ardından tekrar forma şansı buldum 7'si ilk 11 olmak üzere 16 maça çıktım. Ama şunu da belirteyim; Denizlispor kariyerimde forvet mevkisinde çok şans bulamadım. Forvet arkası ve kanat olarak da görev yaptım. Oynadığım takımlarda kendime güveniyordum ama hocalar beni genç olduğum için oynatmadı.

Genç yaşta Türkiye'ye dönüş yaptın. Kariyerine Almanya'da devam etseydin çok daha farklı şekilleneceğini düşünüyor musun?
Almanya'da kalsaydım ş uan değil belki daha erken Bundesliga 2'de oynayabilir ve kariyerime daha farklı yön verebilirdim ama hayat bu sonuçta, tercihlerimiz nedeniyle böyle gelişti.


Türk futbolu Serdar Dursun ismini Karagümrük forması giymeye başladığı dönemde duydu. Karagümrük kariyerinden bahsetmek gerekirse neler söylemek istersin?
23 yaşımda Karagümrük'e transfer oldum ve bu hayatımın en doğru kararıydı. Çünkü burada oynama şansım oldu ve kendimi gösterdim. Benim için güzel ve özel bir deneyimdi. Çok mutluydum orada. 2 senede 70 maç oynadım ve neredeyse hepsi ilk 11'di. Özgüvenim yükseldi. Bunun sonuncunda Türkiye'de bir piyasam oldu, birçok takımdan teklif aldım fakat gitmedim.

Türkiye 2. Ligi'nde forma giyerken Bundesliga 2'ye transfer yapmak epey ilgi çekici bir durum. Bizlere Greuther Fürth'e transfer olma hikayeni anlatır mısın?
Karagümrük'te sözleşmem bitmişti. Beni o dönemde bir menajer aradı '' Almanya 2. Ligi'nde bir takım var senin tarzında forvet arıyor. Deneme antrenmanlarına katılmak ister misin? '' dedi. Ben de seve seve tabi ki dedim. 2 gün deneme antrenmanlarına çıktım ve beğendiler. Ardından 2 gün daha kal dediler. Mayıs ayında 4 gün devam ettim. Daha sonra teknik direktörümüz bana "çok iyi oyuncusun ancak maçlarda ne yapacağını bilmiyorum'' dedi. Bunun ardından beni hazırlık dönemine davet etti. Yaklaşık 5 hafta deneme antrenmanlarına devam ettim ve sonucunda bana sözleşme önerdiler.

Ben çok çalıştım, mücadele ettim ve Allah da yardım etti. Türkiye 2. Ligi'nden Bundesliga 2'ye transfer olmuştum. Bu şekilde bir transfer çok çok zor. Türkiye 2. Ligi'nden geldiğimi öğrendiklerinde ilk olarak bana amatör muamelesi yapıldı. Ama sonra yetenekli olduğumu görünce hem bana hemde geldiğim lige bakış açıları değişti. Bunun sonucunda ben de "O ligde çok iyi oyuncular var fakat üst liglere transfer çok zor'' deyince, onlar da epey şaşırmıştı.

Greuther Fürth'te oldukça başarılı performans gösteriyorsun. Haftanın 11'ine seçilip attığın gol de haftanın golü seçilmişti. Kendi performansını değerlendirmen gerekirse bu sezon için neler söylemek istersin?
Şu ana kadar 26 maçta forma giydim ve bunların yaklaşık 13'ü ilk 11'di. 9 gol atıp, 4 asist yaptım. Neredeyse tüm maçlarda forma giydim. Daha çok oynayıp, daha çok gol atmak istiyorum. Bu sezon hedefim çift haneli gollere ulaşmak. Şu anki performansımın üstüne de çıkacağımı düşünüyorum. Ayrıca çoğu insan beni oyun tarzım ve saç stilimden dolayı Zlatan İbrahimovic'e benzetiyordu ülkemizde. Burada da arka arkaya goller atmaya başlayınca Almanya'daki spikerler de yavaş yavaş bu durumdan söz etmeye başladı.

Gösterdiğin başarılı performansın ardından Milli Takım'a dair bir beklenti oluştu mu?
Bundesliga 2'ye gelmemin ardından ve gösterdiğim iyi performans nedeniyle böyle bir hedefim oluştu. Burada 15 gol attığımda en azından bir davet alacağımı düşünüyorum. Mesela bu ligde oynayan Kaan Ayhan var, sürekli davet ediliyor. Çünkü oynadığımız lig oldukça zor bir lig. İnşallah göstereceğim performans ile bir gün bu hayalimi gerçekleştireceğim. Çünkü ülkemizin forvet sıkıntısı da var. Burak Yılmaz, Cenk Tosun, Enes Ünal gibi iyi isimlerin dışında ön planda olan bir isim yok. İnşallah ben de ilerleyen süreçte Milli formayı giyip ülkeme hizmet ederim.


Türkiye'ye dönüp kariyerine burada devam etme gibi bir düşüncen var mı?
Tabi ki ülkeme geri dönmek istiyorum. İlerisi için iyi bir teklif geldiği ve benim kafama yattığı takdirde geri döneceğim. Türkiye'ye geri dönersem Süper Lig'e dönmek istiyorum. Ama herşeyin hayırlısı tabi ki. Şu anki öncelikli hedefim Bundesliga 2'den Bundesliga'ya yükselmek. Çünkü bunu başardığım takdirde kariyerim adına önümün açılacağını düşünüyorum.

Altyapı eğitimini Almanya'da aldın, Türkiye'nin birçok liginde forma giydin ve şu an kariyerine Almanya'da devam ediyorsun. İki ülke futbolu arasındaki farklar neler?
Almanya futbolundaki en önemli şey disiplin. Oyuncunun gelişimine yönelik çok iyi idmanlar yapılıyor. 12, 13, 14 yaşlarında yavaş yavaş A Takım düzeyinde idmanlar yapıyorsunuz. Şimdi kardeşim burada altyapı da forma giyiyor ve ben gidip maçlarını izliyorum. Tesis, saha, antrenman yöntemleri arasında kalite farkları mevcut. Almanya'daki temel eğitim çok iyi. Bizim ülkemizde de çok iyi yetenekler var ancak A Takım seviyesine geldiklerinde şans bulamıyorlar. Hocalar güvenmiyor çünkü herşey skor odaklı. Skor odaklı olduğu için işler kötü gittiğinde taraftar ve medya baskısı oluyor. İster istemez psikolojik anlamda futbolcu etkileniyor. Maalesef ülkemizde genç oyuncuların önü kapalı. Ayrıca ülkemizde var olan yabancı kuralı nedeniyle ilerleyen dönemlerde çok az oyuncunun çıkacağını düşünüyorum.Şunu da belirtmekte fayda var. Para konusunda da sıkıntılar mevcut bizim ülkemizde ve ben bunu çok yaşadım. Almanya'da öyle değil, ayın belirli gününde maaşın yatıyor.

Bu keyifli röportaj için çok teşekkür ediyorum. Son olarak takipçilerimize bir mesajın var mı?
Ben de çok teşekkür ederim. Özellikle bu camiada ekmek yiyen futbolcu kardeşlerimin asla pes etmemesi gerektiğini söylemeliyim. Çünkü ben 19 yaşımda Türkiye'ye geldim ve 3. Lig hariç profesyonel her liginde forma giydim. Şansım döndü ve Almanya'ya transfer oldum. İnşallah hedeflerime ulaşacağım. Futbolda her an her şey olabilir, bunu söylemek istiyorum aslında, yeter ki çok çalışsınlar. Herkese de selamlarımı iletiyorum.

Röportaj: Muhammed EKTİ
Bu röportaj TransferMerkez.com tarafından yapılmıştır, tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.

Yorum Gönder

 
Top